Uluslararası Piyasalarda Geçen Hafta

Uluslararası piyasalarda geçen hafta, küresel durgunluk  riskinin artmasıyla sert iniş çıkışlar   yaşandı. Dünya borsalarında yoğunlaşan satışlar sert düşüşleri beraberinde   getirirken, altın fiyatları yükseldi. ABD Doları ise önemli para birimleri   karşısında değer kazandı. Haftanın son işlem gününde ABD ham petrolünün varil   fiyatı da 79 dolar seviyelerinde işlem gördü.          
  

ABD Başkanı Barack Obama, ”Avro Bölgesi’nin borç krizinin dünyayı   korkuttuğunu” ve bölge liderlerinin konuyla yeteri kadar hızlı ilgilenmediğini   söyledi.          
 

Avrupa’nın, 2007 yılındaki finansal krizden sonra tam olarak   iyileşmediğini ve bankacılık sisteminin karşı karşıya olduğu güçlüklerin hiçbir   zaman tam olarak üstesinden gelmediğini, şimdi bu krizin Yunanistan’ın borç   kriziyle birleştiğini belirten Obama, ”Bu yüzden Avrupa dünyayı korkutan bir   finansal krizden geçiyor ve onlar sorumlu adımlar atmaya çalışıyorlar, ancak bu   adımlar gerçekten ihtiyaçları olduğu kadar hızlı değil” dedi.          

 
Obama, Arap Baharı olarak adlandırılan halk hareketlerinin enerji   fiyatlarını yükseltmesi ve Avrupa ülkelerinin finansal sağlığı konusundaki   kaygılar dahil dünyadaki çeşitli sorunlar yüzünden ABD ekonomisinin   toparlanmasının bu yıl olumsuz etkilendiğini belirtti.          
 

Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) Avrupa Masası Direktörü Antonio Borges,   Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB), finansal piyasaları gerçekten korkutabilecek tek   kuruluş olduğunu bildirdi.          
 

Borges, borç krizinin önünü almada gerekli gücü sağlamak için ECB’nin   potansiyel krizle mücadele gücünü, Avrupa’nın 440 milyar avroluk Avrupa Finansal   Kurtarma Fonu (EFSF) ile birleştirmesinin önemli olduğunu ifade etti.          Piyasa uzmanları, Avro Bölgesi’ndeki krizin İtalya ve İspanya’ya   yayılması durumunda EFSF’nin 2 trilyon dolara ihtiyacı olabileceği tahmininde bulunuyorlar.                    
 

-ABD ekonomisi-                    
 

ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Ben Bernanke, enflasyonun ya da   enflasyon beklentilerinin çok fazla düşmesi halinde Fed’in para politikasını daha   da gevşetmesi gerekebileceğine işaret ederek, enflasyonun, çok dikkatli bir   şekilde izledikleri bir konu olduğunu söyledi. Bernanke, ”Eğer enflasyon veya   enflasyon beklentileri ciddi bir şekilde düşerse, bu yanıt vermemiz gereken   birşey olur, çünkü deflasyon istemiyoruz” dedi.          
 

Bernanke, Çin, Hindistan ve diğer gelişmekte olan ülkelerin yakaladıkları   yüksek büyüme oranlarında, disiplinli mali politikalar, açık ticaretin faydaları   ve özel sektör sermaye yatırımının cesaretlendirilmesinin etkili olduğuna dikkat   çekerek, ABD gibi gelişmiş ülkelerin, gelişmekte olan ülkelerin deneyimlerinden   dersler çıkarmasının iyi olabileceğini vurguladı.          

 
ABD Ticaret Bakanlığı’nın verilerine göre, ülkenin gayrisafi yurtiçi   hasılası (GSYH) nisan-haziran dönemini kapsayan yılın ikinci çeyreğinde yıllık   bazda yüzde 1,3, ilk altı ayında ise yıllık bazda yüzde 0,9 artış kaydetti. Ülke   ekonomisi, yılın ilk çeyreğinde yıllık bazda yalnızca yüzde 0,4 büyümüştü.          
 

Öte yandan ABD Çalışma bakanlığı’nın verilerine göre, 24 Eylül’de sona   eren haftada işsizlik maaşına başvurular 37 bin kişi azalarak 391 bine geriledi   ve 2 Nisan’dan bu yana en düşük seviyeyi gördü.          
 

ABD Ticaret Bakanlığı’nın verilerine göre, temmuz ayında yüzde 0,7   oranında artan tüketici harcamaları geçen ay aylık bazda yüzde 0,2 artış   kaydetti. Gelirler ise geçen ay bir önceki aya göre yüzde 0,1 azalarak, son 22   ayın ilk düşüşünü gösterdi.                   
 

Avrupa ekonomisi-                    
 

AB Komisyonu, öncelikle 27 üye ülkede ve devamında küresel düzeyde   bankalara mali işlemler vergisi getirilmesi önerisinde bulundu.          
 

Avrupa Parlamentosu genel kuruluna hitap eden AB Komisyonu Başkanı Jose   Manuel Barroso, küresel krizde üzerlerine düşen adil maliyeti bankalara yüklemek   ve yüksek riskli bankacılık işlemlerinde makul caydırıcılık sağlamak için mali   işlemler vergisine ihtiyaç duyulduğunu söyledi.          

 
Öte yandan, AB Komisyonu’nun hazırladığı etki raporunda, mali işlemler   vergisinin küresel düzeyde kabul görmeyip sadece AB genelinde uygulanması halinde   özellikle türev piyasalarına ağır darbe vurarak uzun vadede Birliğin ekonomisini   yüzde 1,8 daraltabileceği uyarısı yapıldı.          
 

ECB Başkanı Jean-Claude Trichet, Avrupalı hükümetlere, Avrupa’yı tehdit   eden borç krizini durdurmak için alınan önlemlerin uygulanmasını hızlandırmaları   çağrısında bulundu.          

  

Trichet, Avrupalı liderlerin ”yön bulma yeteneğini göstermesi” ve   EFSF’nin büyüklüğüyle ilgili çalışmalarda hızlı hareket etmeleri gerektiği   açıklamasını yaptı.          
 

Avro Bölgesi’nin borç sorununa çözüm üretmek üzere AB liderlerinin 21   Temmuz’daki zirvede, 440 milyar avroluk EFSF’nin daimi hale getirilerek ülke   tahvillerini satın alabilmesi ve zordaki hükümetlerle bankalara kredi verebilmesi   için yetkilendirilmesi kararı, geçtiğimiz hafta bölgeye üye 5 ülke   parlamentosunda daha onaylandı.          
 

Yürürlüğe girebilmesi için bölgeye üye 17 ülkenin parlamentolarında   onaylanması gereken değişiklikleri şu ana kadar, Almanya, Finlandiya, Belçika,   İspanya, Fransa, Yunanistan, İrlanda, İtalya, Lüksemburg, Portekiz, Estonya,   Kıbrıs Rum Kesimi ve Slovenya parlamentoları kabul etti.          
 

Almanya Maliye Bakanı Wolfgang Schaeuble, EFSF’nin genişletilmesi   kararını hiç kimsenin kolay vermediğini belirterek, tüm dünyadaki insanların   büyük bir mali kriz olabileceği yönünde endişe duyduklarını söyledi.          

  
Yunanistan’a yapılması öngörülen bir sonraki yardım konusunda Avro   Grubu’nun muhtemelen 13 Ekim’de karar vereceğini belirten Schaeuble, bu konudaki   kararın açık olduğunu, Yunanistan’a 8 milyar avronun verilmemesi durumunda bu   ülkenin yakında iflasa gidebileceğini kaydetti.          
 

Schaeuble, bu konuda Troika’nın raporunun beklenmesi ve Atina’nın uzun   vadede yeniden rekabet edebilirliğine bakılması gerektiğini belirtti.          
 

AB Komisyonu, Avro Bölgesi’ndeki borç kriziyle mücadelede kullanılacak   EFSF’deki değişikliklerin ekim ortasında tamamlanacağını bildirdi.          
 

Barroso da bölge ülkelerine, borç krizi tartışmalarına ilişkin, bölgeye   üye olmayan AB ülkeleri ile daha fazla işbirliği yapmaları çağrısında bulundu.          
 

Avro Bölgesi’ne üye 17 ülkenin daha fazla yakınlaşması ve daha koordineli   çalışması gerektiğini vurgulayan Barroso, ancak bunu, 27 üyeden oluşan ortak   pazardan bağımsız yapamayacakları uyarısında bulundu.          
 

İrlanda Başbakanı Enda Kenny, Avro Bölgesine yayılan borç krizinin   çözümüne yönelik uzun vadeli açılımlar arasında AB anlaşmalarında değişiklik   yapılmasına karşı olduğunu söyledi.          

 
Avro Bölgesi liderlerinin krize dair görüşmelerde bulunduğunu ve bu   görüşmelerin Ekim ortasındaki hükümet başkanları zirvesine kadar yoğun biçimde   devam edeceğini kaydeden Kenny, ”Lizbon Anlaşması’nın, Avrupa’yı arzu edilen   yere, en yükseğe taşıyacak potansiyeline odaklanması gerektiğini” ifade etti.          
  

ECB Başkanı Trichet ve Kasımda ECB Başkanlığı’nı devralacak İtalya Merkez   Bankası Başkanı Mario Draghi Roma’ya gönderdikleri ”gizli mektup”la, İtalyan   hükümetinden liberalleştirme, özelleştirme ve iş piyasasında esneklik talep   etti.          
 

Ekonomik reformlar konusunda neler yapılması gerektiğinin anlatıldığı   mektupta Trichet ve Draghi, bütçenin 2013 yılından itibaren dengeye kavuşmasının   gerekliliği üzerinde duruyor.          
 

İspanya’da ekonomik krize karşı merkezi hükümetin aldığı önlemler,   ülkedeki 17 özerk yönetimi de kemer sıkmaya itti.İspanya’daki özerk yönetimler, ülke tarihindeki en büyük kemer sıkma   politikasını uygulamak zorunda kalırken, toplamda 5 milyar avroluk tasarruf   öngörülüyor.          

 
İspanyol basını, özerk yönetimlerin içinde bulunduğu duruma “Titanik”   benzetmesi yaparken, “özerk yönetimlerin kamu bütçelerinin ekmek ve su ile diyete   başladığı” yorumları yapılıyor.          

 
Avrupa Sermaye Piyasası Otoritesi (ESMA), Fransa, İtalya ve İspanya’da   çıplak açığa satışı yasaklama kararının uzatıldığını bildirdi.          
  

ESMA’dan yapılan açıklamada, çıplak açığa satışın yasaklanması kararının   Fransa ve İtalya’da 11 Kasım tarihine kadar, İspanya’da ise piyasa koşulları   değişinceye kadar geçerli olacağı vurgulandı.          

 
Öte yandan AB istatistik kurumu Eurostat’ın verilerine göre, Avro   Bölgesi’nde enflasyon eylül ayında yüzde 3′le, Ekim 2008′den bu yana en yüksek   rakama ulaştı. 17 üyeli Avro Bölgesi’nde enflasyon oranı ağustos ayında yüzde 2,5   düzeyindeydi.          
 

Enflasyondaki ani sıçramanın tüketici güvenindeki erozyonla birleşmesi,   Avro Bölgesi’ndeki ekonomik toparlanmanın üçüncü çeyrekte büyük darbe alacağına   işaret ediyor.          
  

Bu arada Eurostat, Avro Bölgesi’nde işsizlik oranının ağustos ayında   değişmeyerek yüzde 10′da kaldığını duyurdu. Bu dönemde AB’nin ortalama işsizlik   oranı da değişmeyerek yüzde 9,5 oldu.          
 

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, Slovenya’nın uzun   vadeli kredi notunu bir basamak düşürerek ”AA-”ye çekti, kredi not görünümünü   de ”negatif” olarak belirledi.          
 

Kuruluş, kararda, ülkenin bankacılık sisteminin kötüleşen finansal   durumunun etkili olduğuna dikkat çekerek, bankaların yeniden sermayelendirmesi   için devlet desteğine gerek duyulabileceği uyarısında bulunuldu.                    
 

-Yunanistan’ın borç sorunu-                    

 
Almanya Başbakanı Angela Merkel, ”Yunanistan’ın temerrüte düşmesine izin   vermenin Avro Bölgesi’nde yatırımcı güvenini yok edeceğini” söyledi.          
  

Merkel, Yunanistan’ın içinde bulunduğu durumla, 2008 yılında küresel   finansal krizin çıkmasını tetikleyen ABD’li yatırım bankası Lehman Brothers’ın   iflası arasında benzerlik kurarak, ”Yolun ortasında yatırımcıların güvenini yok   edecek işler yapamayız, o zaman hiç kimse Avrupa’ya daha fazla yatırım yapmaz”   dedi.          
 

IMF’nin Yunanistan’ın durumuyla ilgili değerlendirmesine güvendiğini   belirten Merkel, Fon, Yunanistan’ın borcunun sürdürülebilir olduğuna inandığı   sürece kendisinin bu pozisyonu destekleyeceğini ifade etti.          
 

Merkel, Yunanistan’a borç veren uluslararası kuruluşların, bu ülke için   temmuz ayında kabul edilen ikinci kurtarma paketi anlaşmasının değişmesini   sağlayabileceğini söyledi.          
 

Japonya Maliye Bakanı Jun Azumi, ”Yunanistan’ın kurtarılmasına yardım   etmede küresel bir planın  parçası olmayı düşünebileceklerini” söyledi.          
 

Avro Bölgesi ülkelerinin küresel kaygıları hafifletecek mantıklı bir plan   bulmaları gerektiğini belirterek, ”Sağlam bir yönteme dayalı, kabul edilebilir   miktarda bir parayı kapsayan, dünyaya ve küresel piyasalara Yunanistan’ın   kurtarılması konusunda güvenlik duygusu sağlayabilen bir anlaşma olursa,   Japonya’nın yükün bir kısmını paylaşma olasılığını gözardı etmem” dedi.          
 

Avusturya Maliye Bakanı Maria Fekter, ”Yunanistan’ın borcunu azaltmanın   son çare olacağını” ve bu anda böyle bir adımı tartışmaya ihtiyaç bulunmadığını   söyledi.          
 

Yunanistan’ın, AB ve IMF ile anlaştığı kurtarma paketinin koşullarını   yerine getirmesine ihtiyacı olduğunu sıklıkla dile getiren Fekter, bu ülkenin   borçlarının yüzde 50 oranında ”saç tıraşına” tabi olmasının yeterli olup   olmayacağının tartışılmasına karşı çıktı.          
 

Fransa Ekonomi Bakanı François Baroin, Yunanistan’a yapılması öngörülen   ikinci yardım planının alternatifi olmadığını bildirdi.          
 

Baroin, ”Bir planımız var ve Fransa, Avro Bölgesi’ndeki ortaklarını   destekleme stratejisini savunmaya ve Yunanistan’a ikinci kurtarma yardımı   konusunda 21 Temmuz’da varılan anlaşmayı hayata geçirmek için çalışmaya devam   edecek” dedi.          
  

Yunanistan Başbakanı Yorgo Papandreu ise ülkesinin borç kriziyle ilgili   olarak tüm sorumlulukları yerine getireceği vaadinde bulundu.          
 

Papandreu, Yunanistan’ın, bu ülkeye yönelik yardımların sürmesi için tüm   vaadlerini yerine getirmeye hazır olduğunu ve Avrupa’da, avro krizini gerçek bir   değişim için kullanma potansiyelinin mevcut olduğunu kaydetti.          
 

Yunanistan Maliye Bakanı Evangelos Venizelos, IMF Başkanı Christine   Lagarde ve ECB Başkanı Trichet ile Yunanistan’ın ”kontrollü temerrüdünü”   görüştükleri haberlerini yalanladı.          
 

Yunanistan İdari Reformlar Bakanı Dimitris Reppas, hükümetin devletin   yapısında önemli değişiklikler yapma hazırlığı içerisinde bulunduğunu belirterek,   kamu kuruluşlarında on binlerce istihdamın iptal edileceğini ve 30 bin çalışanın   ”iş yedeğine” alınacağını açıkladı.          
 

Yunanistan’ın AB ve IMF ile yaptığı kurtarma paketindeki mali hedefleri   yerine getirmediği gerekçesiyle bu ay başında Atina ziyaretlerini kısa kesen   troyka heyeti de hafta içinde Atina’ya döndü.                    
 

-Diğerleri-                    
 

Yeni Zelanda’nın kredi notu, Fitch ve and Standard & Poor’s tarafından AA   ’dan AA’ya çekildi.          
 

Fitch ülkenin yüksek miktardaki dış borcunun benzer gelişmiş ülkelere   kıyasla aykırı bir değer taşıdığını, ülkede cari açığın genişleyeceği   öngörülerinin devam ettiğini bildirdi.          

 

Standard & Poor’s ise Şubat ayında Christchurch’de meydana gelen 181   kişinin ölümüyle sonuçlanan deprem sonrası kamu harcamalarının arttığına işaret   etti.          
 

Sanayi büyümesi hız kesen Japonya’da hükümet, Japon yeninin değer   kazanmasını engellemek için ek kaynakların kullanılabileceğini bildirdi.          

 
Japonya Maliye Bakanı Jun Azumi, ekonomik belirsizlikten kaçan   yatırımcıların güven araması dolayısıyla değer kazanan yeni dengelemek için   piyasaya 15 trilyon yen (196 milyon dolar) daha sürebileceklerini söyledi.          
 

Japonya’da perakende satışlar Ağustos ayında beklenenin aksine keskin bir   düşüş gösterdi.          
 

Piyasalar tarafından yüzde 0,6 düzeyinde beklenen Ağustos ayı perakende   satışlarındaki düşüş, geçen yıla oranla yüzde 2,7 oldu.                    
  

-Döviz piyasası-                    
 

ABD dolarının, uluslararası döviz borsalarında önemli para birimleri   karşısında, Pazartesi günü açılış ve Cuma günü kapanış değerleri şöyle oldu:          
 

PARA BİRİMİ       PAZARTESİ      CUMA          ———–       ———   ———          
  
Japon Yeni        76,45         76,99          

İsviçre Frangı    0,9076        0,9082          Kanada Doları     1,0289        1,0499                    

 
Londra döviz piyasasında pazartesi günü 1,3461 dolardan açılan avro, cuma   kapanışta 1,3385 dolara geriledi.          Aynı borsada pazartesi günü 1,5496 dolardan açılan İngiliz sterlini ise   cuma kapanışta 1,5583 dolar oldu.          
 

New York borsasında, altının ons fiyatı pazartesi günü 1.592,50 dolardan   kapanırken, cuma günü kapanışta 1.620,40 dolara yükseldi.                    
 

-ABD, Avrupa ve Asya borsaları-                    
 

ABD’de dün New York Borsası’nda Dow Jones Endeksi yüzde 2,16 (240,60   puan) değer kaybederek, haftayı 10.913,38 puandan kapattı. Standard and Poor’s   500 Endeksi aynı gün yüzde 2,50 (28,98 puan) azalarak 1.131,42 puan, Nasdaq   Bileşik Endeksi ise yüzde 2,63 (65,36 puan) azalarak 2.415,40 puan oldu.          

 
Standard & Poor’s 500 Endeksi, üçüncü çeyrekte yüzde 14,3 oranında değer   kaybederek, 31 Aralık 2008′den bu yana en yüksek çeyrek dönem kaybını yaşadı.   Endeks, yalnızca Eylül ayında ise yaklaşık yüzde 7 oranında değer kaybetti.          

 
Avrupa’da borsalar haftanın son işlem gününde düşüşle kapandı.          
 

Londra Borsası’nda FTSE-100 Endeksi yüzde 1,32 (68,36 puan) değer   kaybederek 5.128,48 puandan, Frankfurt Borsası’nda Dax Endeksi yüzde 2,44 (137,56   puan) azalarak 5.502,02 puandan ve Paris Borsası’nda Cac 40 Endeksi de yüzde 1,51   (45,69 puan) azalarak 2.981,96 puandan haftayı kapattı.          
 

Avrupa’da ayrıca İspanya’da Madrid Borsası’nda IBEX 35 Endeksi yüzde   0,53, İtalya’da Milano Borsası yüzde 1,39, Brüksel Borsası yüzde 1,47 ve   Hollanda’da Amsterdam Borsası’nda AEX Endeksi yüzde 1,34 oranında değer   kaybetti.          

  
Asya’da ise borsaların çoğu haftayı, kayıpla kapattı.          

 
Japonya’da Tokyo Borsası’nın temel göstergesi Nikkei 225 Endeksi yüzde   0,01 (0,94 puan) azalarak 8.700,29 puandan günü tamamladı.           
  

Asya’da ayrıca Hong Kong Borsası yüzde 1,42, Çin’de Şanghay Borsası’nda   SE Composite Endeksi yüzde 0,19, Güney Kore Borsası yüzde 0,04, Avustralya   Borsası yüzde 0,06, Hindistan Borsası’nda BSE Sensex 30 Endeksi yüzde 0,07,   Singapur Borsası yüzde 1,00 oranında değer kaybederken, Tayland Borsası yüzde   0,09, Tayvan Borsası yüzde 0,60, Yeni Zelanda Borsası yüzde 1,31, Malezya Borsası   yüzde 0,01, Endonezya Borsası yüzde 0,25 oranında değer kazandı.                    

 

-Petrol fiyatları-                    
 

Haftanın son işlem gününde ABD ham petrolünün Kasım ayı teslimi varil   fiyatı 79 dolar ve Londra Brent tipi ham petrolün Kasım ayı teslimi varil fiyatı   102 dolar seviyelerinde kapandı.          

 
Hafta başında da yaklaşık 79 dolardan işlem görmeye başlayan Batı Teksas   tipi ham petrolünün varil fiyatı Kasım ayı teslimi Cuma günü de 79,20 dolardan   kapandı.          
 

Londra Brent tipi ham petrolün Kasım ayı teslimi varil fiyatı ise   haftanın son işlem gününde 1 dolar 19 sent azalarak 102,76 dolara geriledi.          
 

Üçüncü çeyreğin tamamında ABD ham petrolünün varil fiyatı 16,22 dolar   (yüzde 17) değer kaybederek, 2008 yılı dördüncü çeyreğinden bu yana en fazla   çeyrek dönem kaybını gördü.          

 
Londra Brent tipi ham petrolün varil fiyatı da üçüncü çeyrekte, 9,72   dolar (yüzde 8,64) değer kaybetti ve bu, geçen yılın ikinci çeyreğinden bu yana   en fazla çeyreklik kaybı oldu.          
 

Batı Teksas tipi ham petrolünün varil fiyatı, Eylül ayının tamamında 9,61   dolar (yüzde 10,82), Brent tipi ham petrolün varil fiyatı da 12,09 dolar (yüzde   10,53) oranında gerileyerek, 2010 yılı Mayıs ayından bu yana en yüksek aylık   kayıplarını yaşadı.              
 

AA

Add a Comment

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Kudret Ayyıldır

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
LiderForex: 3 Ekim 2011 Sabah Analizi

EUR/USD ANALİZ Ekonomik verilerin küresel büyümenin yavaşladığına işaret etmesi ile Yunanistan'ın temerrüde düşme riskine karşı Avrupalı yetkililerin toplantıya hazırlanmalarının öncesinde...

Kapat