Uğur Gürses: Zücaciye Dükkânındaki Fil

En başta ‘normal’ ve ‘istisnai’ etiketleri, bizatihi beklenti yönetiminin kötü kurgulandığını gösteriyor.

 
Merkez Bankası öyle bir duruma soktu ki kendisini, tam anlamıyla zücaciyedeki fil gibi. Her hareketinde, nereye dönerse bir şeyler kırılıp dökülüyor.

 
Daha salı günü 2012 yılı para ve kur politikasını açıklayan Başkan Dr. Erdem Başçı, çarşamba günü de İstanbul Sanayi Odası’nda (İSO) yeni birkaç uygulamayı açıkladı. Ortalık yine karıştı. Hem bir gün önce olması gereken yerde değil de farklı bir yerde açıkladı hem de yeni bir belirsizlik yaratan unsur oldu.
  

Salı günü, 2012 politikalarını açıklarken yeni araç denilebilecek unsur bir aylık repo ihaleleri olmuştu. Bu ihale her hafta, aylık 12 milyar TL verecek biçimde geleneksel usulde yapılacaktı. Yani faiz oranı ihalede belirlenecekti. Bununla, günlük olarak yüzde 12-12.5 gibi faizle verilen paranın, haftalık ihalelerle aylık vadede verilmesi sağlanacak. Günlüğe göre de daha düşük bir faiz oluşması olası. Yani görece belirsizlik yaratan bazı unsurlar azaltılmış olacaktı. Ayrıca yüzde 5.75’le yapılan miktar ihaleleri devam edecekti. 

 
Sisli koridor

 
Salı günü, faiz koridoru ile para politikasında yaratılan belirsizliği biraz azaltacak bir aylık repo uygulaması açıklanmışken çarşamba günü buna ‘soğuk su’ döküldü. 2012 Para ve Kur Politikası’nın açıklandığı günün ertesinde Başkan Başçı’nın İSO’da yaptığı açıklamada, para politikasına yeni ve önemli birkaç unsur daha eklendi; ama bunlar yeni belirsizlikler getirdi. Merkez Bankası ‘normal gün’, ‘istisnai gün’ ayrımı getirip -ki bu günleri de kendi tanımlayacaktı- piyasaya verdiği paranın hangi tür ihale ile olacağına karar verecekti. Faizin seviyesi yüzde 5.75’le mi, yüzde 10-12 arasında mı olacak, yine belli olmayacaktı. ‘Normal günlerde’ yüzde 5.75’le 3 ila 7 milyar TL verecek, ama gecelik piyasada faizin yüzde 8 ile 12 aralığında olması sağlanacaktı. Bankaların Merkez Bankası’ndan alacakları paranın maliyeti yüzde 5.75-8.50 arasında olacaktı. ‘İstisnai günlerde’ ise geleneksel yöntemle yapılacak faizin 5.75’in çok üzerinde olacağı anlatılıyordu. İşte size miktar ve faiz karmaşası! Normal ya da istisnai gün tanımlamasının arka planında döviz kuru olduğu çok açık.
Nitekim dün açıklanan (‘istisnai gün’) ihale yöntemi, geleneksel yöntem oldu; Merkez Bankası, faizin ihale ile yüzde 10.63 olarak belirlendiği bu yöntemle 15 milyar TL verdi. Merkez Bankası hem arası çok açık bir koridor (yüzde 5.75-12.50) uyguluyor hem de bu koridor içinde faizin nerede olacağına ilişkin parametreleri ve yöntemi oldukça sübjektif, belirsizliği arttırıcı biçimde kurguluyor. Şimdiye dek verdiği paranın ortalaması yüzde 7.50-8.0’le olsa da piyasa belirsizliğin üst tavanını seçiyor; gecelik ve haftalık faizler yüzde 11’in üzerinde! 

 
Politikada açmazlar

 

Son bir yılda bizi buraya getiren deneysel politika, şimdi açmaz içinde. Gevşek para politikası ve döviz kurunun yukarı ittirilmesi, enflasyonda hedefi ikiye katladı. Kur arttıkça artık bekleyişler de bozulacak. Enflasyon sarmalı tehlikesi var. Şimdi kurun dizginlenmesi hedefleniyor. Hem faizle hem de döviz satışları ile. Kur üzerindeki baskının spekülatif olmadığı anlaşıldı. Ekonomik büyüme hafif yavaşlıyor olsa da bu büyüme hızının tükettiği döviz ülkeye gelmiyor. Rezervlere ihtiyaç duyuluyor. Nitekim ağustos ayından itibaren ödemeler dengesi sayılarında da görülüyor. Finansman girişi sert biçimde azaldı; rezerv kaybettik. Başkan Başçı da döviz talebini “cari açık finansmanı ve kurumsal talep kaynaklı” diyerek açıkladı.

 
Faizlerdeki artışa Avrupa kaynaklı kriz nedeniyle finansman azalışı da eklenince ekonomi zamanla yavaşlayacak. Ama yavaşlayana kadar döviz talebi devam edecek. Gelecekte olasılığı artan Avrupa kaynaklı durgunluk nedeniyle faizi kalıcı olarak yüksek seviyede tutmaktan kaçındığını ima eden Merkez Bankası, belirsizliğin daha olumsuz sonuçları olduğunu anlayabilmiş değil. En başta ‘normal’ ve ‘istisnai’ etiketleri, bizatihi belirsizlik eklemek olduğu gibi, beklenti yönetiminin de kötü kurgulandığını gösteriyor. Son bir yıldaki deneysel para politikasının getirdiği sorunları şimdi ‘Türk icadı faiz koridoru’ ile çözmeye çalışıyoruz. Ama şimdiden 2011’in kötüleri arasına girdi!

 
Umarım 2012, ülkemize sosyal barış ve refah artışı getirir.

 
Uğur GÜRSES

Radikal Gazetesi

 

Add a Comment

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Kudret Ayyıldır

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
WSJ: Euro Direnç Kaybediyor

TSI 07:00’da Asya’da Euro/dolar 1.2943’de tutunmaya çalışıyor. Bloomberg’e göre, eğer Euro/dolar bu seveyede kapanırsa, Euro 2001 yılından bu yana ilk...

Kapat