Uğur Gürses: Yeni Bir ‘Borç Eritme’ Dönemi mi?

Reinhart, geçmişteki gibi bir ‘finansal bastırma’ döneminin eşiğinde olduğumuza işaret ediyor.
 

Küresel krizin belki de en ilginç dönemine giriyoruz. ‘Borç krizi’ olarak adlandırılan bu dönem henüz sona ermedi. Ülkelerin borç oranları rekor seviyelere çıktı, kısa vadede de düşmeyecek. Önce bazı AB ülkeleri finansal krize düştüler. Yunanistan, İrlanda, Portekiz finansal krize girip; AB ve IMF’nin finansal desteğine başvurdular. Şimdi eşiğine geldiğimiz yer, kamu borçlarının yeniden yapılandırılması. Yani borç konsolidasyonu. Buna en yakın olan da Yunanistan. Peki, yetecek mi bu? İşte Yunanistan’ın durumu ortada; tüm kemer sıkma çabalarına karşın borç oranı düşmedi.

 
Yunanistan krizinin en başlarında, bunun ‘yavaşlatılmış bir tren kazası’ gibi olacağını düşünen Prof. Carmen Reinhart pek de yanılmamış görünüyor. Ama Prof. Reinhart’ın yeni bir makalesi var ki önümüzdeki dönemin olası kilometre taşlarına ışık tutuyor.
 

‘Finansal bastırma’ yolda
 

Reinhart’ın Belen Sbranica ile beraber yazdığı, ‘Hükümet Borçlarının Eritilmesi’ (The Liquidation of Government Debt) başlıklı yeni makalede; İkinci Dünya Savaşı’nın ardından 1980’lerin başlarında yaşanan liberalleşmeye kadar olan dönemde, ülkelerin çok yüksek seviyeye çıkan kamu borç stoklarının normal yolların ötesinde ‘eritildiği’ savunuluyor. Bankacılıkta, sermaye hareketlerinde ve finansal sistemlerdeki katı düzenlemelerin ve sınırlamaların olduğu dönemlerde, çoğu ülkede kamu borç stokunu zaman içinde azaltan bir ‘finansal bastırma’ (financial repression) olduğunu savunan Reinhart, bu günlerde de benzer bir eşikte olduğumuza işaret ediyor. Reinhart, ‘finansal bastırma’ dönemi olarak tanımladığı 1945-80 arasındaki dönemde borç/milli gelir oranının gerilediğini; bunda da ekonomik büyümenin, mali uyum ve sıkılaşmanın, borç erteleme ya da yeniden yapılandırmaların, enflasyonda ani zıplamaların ve sürekli dozda ‘zerk edilen’ finansal bastırma ve enflasyonun etkili olduğunu düşünüyor. Özellikle borç stokunun ağırlıkla ulusal para cinsinden olmasına da işaret ediyor.
 

1980 öncesi dönem için ifade edilen ‘finansal bastırmanın’ ana özellikleri şöyle tarif ediliyor: Açık ya da dolaylı biçimde (kamu) faiz oranları üzerine sınırlama ya da üst limit konulması. Yerel finansal kesimi, kamuya kredi açmaya yönlendiren koşulların dayatılması. Ülkemizde de örneklerine tanık olmuştuk; 2001 öncesi dönemde bankaların likidite rasyoları arasında belli oranda kamu kâğıdı tutulması da yer alıyordu.

 
Yeni ambalaj ‘ihtiyat’
 

Reinhart, 1945-80 arasındaki dönemde, gelişmiş ülkelerin kamu borç oranındaki düşüşün, finansal tasarruflar üzerine konulan yüklü vergilerin oldukça açıkladığını düşünüyor. Bretton Woods sisteminin yaratılmasıyla ‘finansal bastırma’ süreci devreye girdi. Bu da borç yükünün azaltılmasını sağladı. Reinhart’a göre, finansal krizlerin korku mirasıyla bu politikaların ‘ihtiyat’ olarak yürürlüğe sokulması da kolaylaştı.Reinhart sözü bugüne getiriyor: Mevcut borç açmazıyla baş edilirken yeniden 1945-80 arası dönemdeki gibi ‘finansal bastırma’ politikaları gündeme gelebilir. Hem de ‘makro ihtiyati’ düzenleme adı altında. Daha fazlası, emeklilik fonları gibi eli kolu bağlı finansal kuruluşların piyasa faizlerinin altında bir orandan yatırım yapmalarını zorlayacak tipte düzenlemeler bile gelebilir.

 
Reinhart, hükümet tahvillerinin işlem gördüğü piyasalarda giderek daha fazla ‘piyasa dışı’ oyuncunun boy göstermeye başlamasına dikkat çekiyor: Merkez bankalarına! Kamu borçlanma tahvillerinin fiyatlarıyla (faizleriyle) içerdiği bilginin, risk profilinin oldukça altında olmasının, yani faiz ve risk ilişkisinin ayrışmasının, finansal bastırmanın olduğu sistemlerin ortak özelliği olduğunu söylüyor. Malum, başta FED olmak üzere, ECB ve BOJ yüklü olarak kamu tahvilleri almaya devam ediyorlar.

 
Bu süreçte, borç verenlerden borç alanlara bir transfer söz konusu olacak. Yani, yeni bir ‘borç eritme’ sürecine giriliyor. Bu açıdan bakılınca da son bir yıldaki emtia ve enerji fiyatlarındaki hareketlenme ve artış yeterince açık hale geliyor.

Uğur GÜRSES

Radikal Gazetesi

Add a Comment

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Kudret Ayyıldır

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
Forex Piyasası Sabah Analizi

EUR/USD ANALİZ Avrupa Birliği (AB) Komisyonunun Ekonomik ve Parasal İşlerden Sorumlu Üyesi Olli Rehn, borç batağındaki Yunanistan ile ilgili yeni...

Kapat