Uğur Gürses: Öğrenci Kuşağın Teknolojiye Erişimi

Öğrenciler, teknolojik olanak sağlandığında ortalamanın üzerinde bir çalışma sergiliyorlar.
 

Bilgisayar, internet; bunları duyunca aklınıza porno mu geliyor? Bu işleri düzenleyen bağımsız kurumun başkanı, bir süre önce sansür filtresini savunmak için konuşurken, internete bağlı bir bilgisayarla sunum yaparken birdenbire porno çıkmasından korktuğunu anlatmıştı. Uzmanlar ise sunum yapılan bilgisayarda porno materyali yoksa ve daha önce porno sitelerine girilmemişse, porno materyallerinin ya da sitelerinin kendi kendine ekranda görünmesinin olanaksız olduğunu anlatmışlardı.

 
Konu porno değil. Ama ifade özgürlüğüne, bilgiye erişime yol veren bir anlayış değil, her bireyin egemen olanın bakışından yaşama bakmasını sağlamaya dönük bir anlayış egemen. Neye bakılacak, nasıl bakılacak? Sınırlar ne olacak, o karar versin! Tek ses, tek tip birey olsun!

 
Bu bakış açısı; kitabı da, bilgisayarı da, interneti de tehlikeli ve dahi ‘yıkıcı’ bir araç olarak görebiliyor.
 

Malum altyapı sorunu
 

Malum OECD’nin uluslararası eğitim ölçümü olan PISA araştırmasında ülkemizdeki 15 yaş grubu öğrenciler sonlarda yer alıyorlar. Okuma, okuduğunu anlama, matematik problemi çözmede, bilimde.
 

Çalışanların sahip olduğu eğitim yılı 6 yılı geçmiyor ülkemizde. Ortalamamız ‘orta birden terk’ demek bu! Mucize olarak gördüğümüz Kore, 11 yıla koşuyor.
 

OECD, PISA 2009 sonuçlarının analizine devam ediyor. Ülkelerarası farklılıkları anlamaya dönük bu raporlardan biri de dün yayımlandı. Bu yeni çalışmada, öğrencilerin bilgisayar ve internet kullanımı analiz edilmiş. Basit soruların yanıtı aranmış. Evde bilgisayar ve internet var mı? Okulda erişim sağlanıyor mu? 15 yaş grubundaki öğrencilerin bilgi ve iletişim teknolojilerine olan erişimi ve kullanımı araştırılmış.
 

Birincisi, evde bilgisayarı olanların yüzdesi 61. Bu değer de OECD’nin sondan ikincisi olduğumuzu söylüyor. Evden internete erişimi olanların yüzdesi 53. Bu değer, OECD’de yüzde 89.9.
 

İkincisi, okulda bilgisayara erişimi olan öğrencilerin oranı yüzde 80.4, OECD sonuncusuyuz. Okulda internete erişimi olan öğrencilerin oranı yüzde 76.8 ile sonlardayız. OECD ortalaması ise yüzde 88.7.
 

Peki, erişim var, kullanabiliyor mu? Oranlar şöyle; okulda internet kullanımı yüzde 45, evde kullanım yüzde 52.6. Bu iki ortalamanın kesiştiği yer, öğrencilerimizi OECD’de sonuncu yapmaya yetiyor.

 
İşin ilginç tarafı, okul dersleri için evde bilgisayarla çalışanlara bakıldığında, Türk öğrenciler OECD ortalamasının üzerinde. Yani olanak sağlandığında ortalamanın üzerinde bir çalışma sergiliyorlar! Yine ilginç biçimde, erkek öğrenciler ders çalışırken bilgisayarı kız öğrencilere göre daha fazla kullanıyorlar!
 
Daha güvenli
 

OECD’de öğrencilerin yüzde 18’i okulda laptop kullanıyor. Türklerde bu oran yüzde 7. En yüksek oran ise yüzde 70’in üzerine çıkan Norveç ve Danimarka’da. Teknik olanaklardaki bu kadar farklılığa karşın öğrencilerin kendine güveni açısından aynı fark pek yok. Türkiye’de öğrencilerin yüzde 51’i yardım almadan ‘multimedya’ sunum yapabileceklerini söylerken OECD ortalaması yüzde 53, Norveç’te ise yüzde 58!
 

Bu istatistikleri uzatmak mümkün. Küresel krizin henüz sonlanmadığı bir süreçte, uluslararası rekabette en önemli silahımız insan kaynağına yatırım için umarım geç kalmayız. Sansürsüz, bireyleri daha özgür ve yaratıcı kılacak, daha gelişime açık koşullar ve eğitim sistemi yaratmakta, ortalama eğitim süresini yükseltmekte hem de daha fazla kaynağı eğitime ayırmakta.

Uğur GÜRSES

Radikal Gazetesi 

Add a Comment

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Kudret Ayyıldır

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
IMF Tarihinde Bir İlk

Uluslararası Para Fonu (IMF) tarihinde bir ilk gerçekleşti. Daha önce 11 kez erkekler tarafından yönetilen IMF başkanlığına Fransa Maliye Bakanı...

Kapat