Uğur Gürses: Küresel Yönetim Krizi

Gelecek ufku bakımından 2012 yılı, bugünkü belirsizliklerin odağı ve çok önemli bir eşik olarak önümüzde duruyor.
 

Küresel krizin farkına nasıl vardık? Büyük borsa çöküşleri ve bunun ülkemize birkaç günde yansımasıyla. Oysa ekonomik verilerle ‘geliyorum’ diyordu. Bugünlerde herhangi bir borsa çöküşü ya da döviz kuru hareketi yok. Ama küresel ekonomideki görünümün ufku pek de açık değil. Gelecek ufku bakımından 2012 yılı, bugünkü belirsizliklerin odağı ve çok önemli bir eşik olarak önümüzde duruyor.
 

2012’de çoğu gelişmiş ülkede seçimler var. Bugün işbaşında olan siyasal yönetimler, seçimler öncesinde oy kaybına yol açabilecek olan ama sorunları çözmek için doğru olan adımları atmaktan kaçınmayı tercih ediyorlar. Bir çeşit zaman kazanma arzusu güçleniyor.
 

2012’de ABD’de başkanlık, Fransa’da cumhurbaşkanlığı seçimi var. 2013’te de Japonya, İtalya ve Almanya’da parlamento seçimi var. Bu seçimler, küresel kriz sonrasında vergi mükelleflerinin belki de en sakin biçimde oy kullanacakları bir seçim niteliğinde olacak. Almanya iyi bir örnek. 2009’da krizin tam ortasında parlamento seçimi yapılmıştı. Alman seçmeni sandığa giderken hem küresel kriz sıcak idi hem de henüz Avrupa krizi patlak vermemişti.
 

Krizde zaman kazanma

 
2010 başından bu yana Avrupa’daki çevre ülkelerin (Yunanistan, İrlanda ve Portekiz) krizine müdahale edilirken, parasal desteğin bir bölümü AB kaynaklarından ve tabii ki büyük paydaş olarak Almanya ve Fransa’dan geldi. Bir türlü baş edilemedi. Çünkü bu parasal destekler verilirken bile geç kalındı; işbaşındaki siyasetçilerin ara seçimlerde bile siyasal kaygıları ağır bastı.

 
Bugün o ülkeler hem durumun ağırlığı hem de geç müdahalenin bir sonucu olarak (olasılıkla aynı sıra ile) borçlarını ödeyemez duruma geliyor. Karşı karşıya bulundukları ekonomik durum o kadar vahim ki mevcut borç stokları yeniden yapılandırılsa ve sıkı bir bütçe disiplini ile maliye politikası sürdürseler bile bundan kaçamayacaklar demek. Örneğin Yunanistan’ın alacaklıları ellerinde bulundurdukları tahvillerin yüzde 65’ine razı olsalar dahi, Yunanistan’ın borçlarını çevirmesi yine de ağır bir bütçe disiplini
gerektiriyor.
 
İşte IMF’nin son günlerdeki AB’ye şu uyarısı çok anlamlı; krizin Avrupa’nın merkezine yayılması riski! Genelde IMF’nin daha yumuşak tondan uyarılar yaptığı hesaba katılırsa sorunların çekirdeğe taşınması olasılığı hiç de az değil. Yunanistan ağır bir borç yeniden yapılandırmasına giderse İrlanda ve Portekiz’in de bu girdaba düşmesi kaçınılmaz görünüyor. Bu durumda da ilk sırada bulunan alacaklılar Almanya ve Fransa’nın finansal sistemi ve hatta bütçesi, borçlanma yapısı darbe alacak.
 

Paralar suyunu çekiyor

 
Çevre ülkelere verilen parasal desteğin önemli bir bölümünün IMF’nin nakit kaynaklarından olduğunu hesaba katmak gerekiyor. IMF’ye de bu kaynakları, kotaları yüksek olan ülkeler veriyor. Yani ABD, Japonya, AB ülkeleri ve Çin. Bunun da bir sonunun olacağı çok açık. ABD bütçe ve borçlanma sorunu ile uğraşıyor. Japonya zaten sınırda giderken ağır bir doğal felaketle resesyona düşüverdi. Hem depremin yaralarını saracak hem de yıllık yüzde 3’lük bir resesyonla baş etmeye çalışacak. Hem de yüksek borç stoku sorununu ‘yüzdürmeye’ çalışarak. İşte böyle bir eşikte, IMF başkansız kaldı; hem diplomatik hem de finansal mimari ustalığı gerektiren bir pozisyon. Çin ise mevcut devasa döviz rezervi ile IMF kaynaklarına katkı yaparken, güç mücadelesinde sesini yükseltiyor. Yeri geldiğinde ‘olmaz’ diyebilir.
 

Gelişmiş ülkelerde seçimlere yaklaşırken, çözümler yerine sorunlar yüzdürülmeye çalışılıyor. Ama bu, tek başına daha ağır ve katlanmış sonuçları yeşertmeye yeterli. Bu fotoğraf gelecek birkaç yıl için yeterince kaotik bir küresel gelecek ufku çiziyor.

Uğur GÜRSES

Radikal Gazetesi

Add a Comment

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Kudret Ayyıldır

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
Kütahya’da Deprem

Kütahya’nın Simav ilçesinde meydana gelen 5,9 büyüklüğündeki deprem, İstanbul, Ankara, Çanakkale, Bursa, Balıkesir, Yalova, Afyonkarahisar, Eskişehir ve Afyonkarahisar’da da hissedildi....

Kapat