Uğur Gürses: Kur savaşında yeni kurşun

TL’de olası değerlenme kaygısıyla alınan faiz indirim kararı, değer kaybı sürecini besler nitelikte.
 

Merkez Bankası geçmişte, finansal piyasa dalgalanması ya da kriz boyutuna gelen bir gelişme halinde, bunların etkilerini ortadan kaldırmak için bünyesindeki piyasalar eliyle sessiz sedasız çeşitli önlemler alır yürürlüğe sokardı. Bu önlemlerin çoğu içeriden kaynaklanan dalgalanmalara karşı alınıyordu, hiçbir zaman da parıltılı ambalajlarla, ‘tedbirler paketi’ olarak adlandırılmadı. Olağanüstü durumlarda bile, bu kararların sunumunda olağanüstü bir tablo yaratılmadı. Son bir haftada Merkez Bankası öyle bir hava estirdi. Ama aldığı likidite önlemleri bu ‘havaya’ uygun yeterlilikte değil ve bir bölümü gecikmeli yürürlüğe girecek, kriz algılaması daha bir yerleşti, dalgalanma daha bir geniş bantta oldu, zararı da. Aldığı kararların neden alındığının anlatımı ise baştan sona kötü oldu. Peki, tüm bu olan bitenin ardında ne vardı?
 

Merkez Bankası Başkanı Dr. Erdem Başçı pazartesi günü ekonomi kanallarına konuştu. Perşembe günü alınan kararların arka planını anlattı. Bana kalırsa hiç konuşmadan sadece anlattığı iki senaryoyu çerçeveleyen bir not yayımlansa daha iyiydi. Örneğin bir taraftan “Biz döviz kuru konusunda konuşmasak daha iyi” derken diğer taraftan ‘olması gereken kur’dan bahsetmesi yeterince karışık sinyaller içeriyordu.
 

‘Dudaklarımı oku’
 

Perşembe günkü kararların açıklandığı metinden ortaya çıkan algılama ile pazartesi Dr. Başçı’nın TV söyleşilerinde söyledikleri arasında fark var.
 

Perşembe günü, ‘küresel ekonomiye dair giderek artan sorunların yurtiçi iktisadi faaliyet üzerinde durgunluğa yol açma riskini azaltmak amacıyla politika faizinde ölçülü bir indirime’ gidildiği anlatılırken alınan diğer önlemlerle kısa vadeli faizlerin politika faizi çevresinde oluşmasını sağlayacak önlemler yürürlüğe sokuldu. Repo ihalelerindeki tekliflere yüzde 20’lik sınırlama, gecelik faiz koridorunu daraltma gibi. Dövizle ilgili olarak da zorunlu karşılık indirimi ve döviz satım ihalelerine başlama kararı açıklandı.
 

Temel vurgu ekonomik durgunluk olunca, politika dönüşü olarak algılandı. Ama pazartesi günkü Bloomberg HT söyleşisinde Dr. Başçı’nın söylediği şu oldu: Son dokuz aydır uygulanan politikanın omurgası değişmemişti! ABD ve AB’den gelecek yeni bir parasal genişleme dalgası karşısında TL’nin değerlenmesini önlemek için faiz indirimi ‘proaktif’ bir karardı. Başkan Başçı bunları anlatırken sermaye girişi bir tarafa mali piyasalar sert biçimde düşüyor, sermaye çıkışı yaşanıyordu. Başçı’nın anlattığı ‘geç senaryoda’ ise küresel ekonomik durgunluk hali söz konusuydu. Bu durumda da faiz indirimi gerekecekti. Ama söyleşinin bir yerinde Türkiye’de durgunluk riski olmadığını da söylüyordu. Eğer bu senaryo devreye girerse bu durumda gevşetme zorunlu karşılıklarla olacaktı.
 

Sıkı bir gevşeme
  

Merkez Bankası’nın herhangi bir yazılı iletişim metninde olmasa da Dr. Başçı kredi genişleme hızı için arzu edilen yüzde 25’lik hedefin geçerli olduğunu söylüyor. Hatta gerekirse bankalara maliyeti olmayacak biçimde ‘makro ihtiyati’ kararlarla kredilerin yavaşlatılabileceğini anlattı. Yani hem görünüşte ‘sıkılaşma’ var hem de politika faizinde gevşetme.
 

Merkez Bankası’nın aldığı kararlar ve Başkan Başçı’nın açıklamaları şunu gösteriyor: Para politikasının ana omurgası döviz kuru üzerine kurulmaktadır. 2010 Ekim ayından bu yana yeni bir döviz kuru politikası yürütülmektedir. TL’nin değer kaybını hedefleyen bir politika seti uygulanmıştır. Ama iş zarar verecek bir noktaya geldiğinde, ‘üst bantta’ döviz önlemleri ile frenleme mekanizması devreye alınmıştır. Bu noktada bile TL’de olası değerlenme kaygısıyla alınan faiz indirim kararı, değer kaybı sürecini besler nitelikte. Bankanın son bir haftadaki adımları, bu kur savaşını örtülü bir bant içinde kontrollü götürme çabası; hem değerlenmeye hem de ani zıplamaya önlem niyetiyle yeni bir manevradır.

 
Uğur GÜRSES

Radikal Gazetesi

Add a Comment

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
Cari Açığa Dokuz Önlem

Dün AKP Genel Merkezinde toplanan Kabine’nin ekonomi takımı, piyasalarda yaşanan paniğin ekonomiye yansımalarını masaya yatırdı.  Toplantıdan rahatlatıcı mesajlar ve cari...

Kapat