Uğur Gürses: İsrail Orta Sınıfı Neden Ayaklandı?

Son 10 yılda savaşçı bir devletin yükünü sırtlanan İsrail orta sınıfı, şimdi buna isyan ederek sokakları doldurdu.
 

Cumartesi gecesi tüm İsrail kentleri oldukça kalabalık bir protesto yürüyüşüne sahne oldu. Oldukça kalabalıktı, çünkü Tel Aviv’de bu yürüyüşe katılanlara ilişkin olarak polisin verdiği sayı 300 bin kişi idi. Bu, Tel Aviv metropol nüfusunun onda birine karşılık geliyordu. Yani her 10 kişiden 1’i sokaklara dökülmüştü. Diğer kentlerde de aynı oranda olmasa da hatırı sayılır kalabalıklar sokakları doldurmuştu.
  

Tel Aviv yürüyüşçülerinin bir özelliği de İsrail’deki nüfus yapısı ile ilgili. Toplam 7.7 milyon nüfusa sahip İsrail’de, nüfusun yüzde 75’ini Yahudiler, yüzde 25’lik dilimi Araplar oluşturuyor. Tel Aviv nüfusunun ise yüzde 95’i Yahudilerden oluşuyor.
 

Sokakları dolduran kalabalıkların hedefi ‘milyon yürüyüşü’nü gerçekleştirmekti. Ama bu hali ile de yeterince ses getirdi. Bu kalabalıklar ne istiyordu? Şunu; sosyal adaleti! Sokakları dolduranlar, taleplerinden de anlaşılacağı gibi orta sınıf İsraillilerdi. Talepleri ise yüksek gelir vergisi oranının düşürülmesi, ücretsiz eğitim olanaklarının genişletilmesi ve devletin sağladığı konut olanaklarının büyütülmesini içeriyordu. Kimi protestocular birden fazla iş yapmadan yaşam sürdürmenin olanaksızlığından şikâyet ediyordu. 

 
Orta sınıf isyanı
 

Bu fırtınalı coğrafyada görece istikrarlı bir performans sağlayan İsrail ekonomisi, orta sınıf yurttaşların memnuniyetsizliğini sokaklarda haykırmasıyla tüm dünyanın ilgisini topladı üzerine.

 
Ekonomideki verilere bakarsanız kişi başı ulusal gelir oldukça yüksek, 30 bin dolara yakın. İşsizlik oranı yüzde 5.5 gibi oldukça düşük bir patikada. Enflasyon da öyle. Temmuz ayı sonu itibariyle enflasyon yüzde 3.4’e gerilemiş durumda. Ekonomik büyüme de hiç fena değil. İsrail ekonomisi, 2005-2008 arasında ortalama yıllık yüzde 5’lik büyüme sağladı. 2009 krizinde tüm ülkeler ekonomik küçülmenin pençesine düşerken İsrail bu dönemi yüzde 0.7’lik düşük büyüme ile atlattı. 2010’da yeniden eski büyüme kalıbına geri döndü. Bu yıl ise OECD tahminlerine göre yüzde 5.3 büyümesi bekleniyor. 220 milyar dolarlık bir ekonomi olan İsrail’in, cari dengede ise yine OECD tahminlerine göre bu yıl 3 milyar dolar fazla vereceği tahmin ediliyor.

 
Halk yoksullaşıyor
 

İsrail’de bütçe harcamalarının yüzde 20’si savunma, güvenlik ve kamu düzeni alanlarına harcanıyor. Kabaca 100 milyar dolar seviyesindeki bütçenin son 6 yıldaki ortalama açığı GSYH’nin yüzde 4’ü kadar. Bu bütçe açığı, ağır vergilerle ancak buraya kadar indirilebilmiş durumda. Şikâyet konusu olan vergilerin ulusal gelir içindeki payı, son on yıl içinde kabaca yüzde 30 oranında gerçekleşti. Bu tabloda, son on yıl içinde kamu borçlarının ulusal gelire oranı ortalama yüzde 94’ten 2010’da yüzde 74’e geriletildi. Bunda bu ağır vergilerin katkısı yadsınamaz.

 
Son 10 yılda savaşçı bir devletin yükünü sırtlanan İsrail orta sınıfı, şimdi buna isyan ederek sokakları doldurdu. Ne dersiniz, Arap Baharı esintisi Tel Aviv’i yalayıp geçti mi?

Uğur GÜRSES

Radikal Gazetesi

Add a Comment

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
LiderForex: 5 Eylül 2011 Sabah Analizi

EUR/USD ANALİZ Uluslararası Para Fonu IMF'nin başkanı Christine Lagarde, durumlar elverdiği sürece, Avrupa ve ABD'nin ekonomik büyümeyi teşvik edecek programları...

Kapat