Uğur Gürses: Hangi Faiz?

Ben o toplantıda olsaydım, şu soruyu sorardım; madem politika faizi yüzde 6.25, piyasadaki faizler neden yüzde 7′nin üzerinde?

 
Bir süredir uygulanan deneysel politikanın sıcak para girişine etkili olmadığı ortada. Ya kredi büyümesindeki yüksek hızı aşağı çekmede başarılı mı? Orada da başarı sağlanmış değil. Yani deneysel politika çalışmıyor. Sadece Merkez Bankası çalıştığını düşünüyor.
 
2010 Kasım başından itibaren uygulamaya giren yeni politika anlatılırken, kredi genişleme hızının yavaşlatılmasına dönük hedef anlatılmıştı. Buna göre; kredi büyümesindeki her yüzde 5’lik artış, cari açıkta 2.1 puanlık artışa yol açmaktaydı. Kredilerdeki yüzde 25’lik artış da, cari açığı GSYH’nin yüzde 5.4’üne ulaştırıyordu. ‘Orta Vadeli Program’da öngörülen cari açık yüzde 5.4 olduğuna göre, hedef de yüzde 25’lik bir kredi genişlemesi olarak telaffuz edilmişti.
 

Kredi artış hızındaki gerçekleşme yüzde 25’lik oranın çok üzerinde seyrediyor. Sekiz haftalık ortalamalardan bakıldığında TL kredilerdeki artış hızının yüzde 45 olduğu gözleniyor. Peki, “İşler istediğimiz gibi gidiyor” denilebilir mi? Tek koşulda; hedeflediğiniz çıtayı kaldırırsanız, ya da hedefi esnetirseniz, değiştirirseniz.
 

Hedef tutmazsa esnetiriz
 

Önceki gün yapılan toplantıda, Başkan Erdem Başçı, banka ekonomistleri, analistleri ve yatırımcılara konuştu. Ekonomistlerin yorumlarına göre; bankanın son sunumlarından farklı bir tablo yoktu. Tek ‘farklı durum’ olarak yorumlanan, yüzde 25’lik kredi artış hızının ‘katı bir hedef olmadığı, duruma göre bu hedefin değişebileceği’ vurgulanmış. Ekonomistlere kredi büyümesi konusunda işaret edilen ‘yol haritası’, 2006-2010 yıllarındaki kredi büyümesinin seyri. Bu da 20 günlük ortalamaların yıllıklandırılmasıyla hesaplanmış. Buna göre, mevsimsel etkilerin dikkate alınması öneriliyor.
 

Bu toplantı basına kapalı idi. Ben o toplantıda olsaydım, şu soruyu sorardım: Madem politika faizi yüzde 6.25, piyasadaki faizler neden yüzde 7’nin üzerinde? Madem politika faizi 1 haftalık vadeye kaydırılıp gecelik faiz de yüzde 1.5 ile 9 arasında dalgalanabileceği bir koridora terk edildi. Neden haftalık vadedeki para piyasası faizleri uzun bir zamandan beri yüzde 6.25’lik politika faizinin üzerinde, yüzde 7’nin üzerinde seyrediyor?

 
‘Ben yükseltmedim’
 

Haydi, gecelik faizde koridor genişletildi; hem sıcak parayı uzak tutmak için hem de finansal sistemde vadelerin uzatılması için. Bu tamam. Ama politika faizinin görüş alanındaki bir vadede neden ‘ikili bir sistem’ oluşmasına izin veriliyor? Banka yüzde 6.25 ile 40 milyarı aşkın bir parayı piyasaya verirken ikincil para piyasasında neden farklı bir faiz oranı oluşmasına izin veriyor? Merkez Bankası faizi arttırmadan, piyasa faizinin artmasını mı istiyor? Böyle ise bu kadar tozu dumana katmanın ne anlamı vardı? Gecelik vadedeki dalgalanma anlaşılabilir. Ama bir yandan politika faizi ilan edip, sonra o politika faizinin çapa olduğu vadedeki para piyasası faizlerinin farklılaşmasına izin veren başka bir merkez bankası var mıdır?

 
Durum şu; macun tüpten çıkmıştır. Bir yandan zorunlu karşılıklarla likidite daraltması yapıp, bunu da açık piyasa işlemleri ile yeniden sisteme veren Merkez Bankası, bunun ötesindeki gelişmeleri kontrol edemiyor. Etmeye çalışıp para verirse bu defa politikayı hedeften daha da uzaklaştıracak. Hem böylesi daha iyi kim bilir; sorarlarsa “Faizi ben arttırmadım” dersiniz! 

  Uğur GÜRSES

Radikal Gazetesi

Add a Comment

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Kudret Ayyıldır

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
Nisan Ayında Yabancılar İMKB’de Alıcı Oldu

Nisan ayında yabancı yatırımcılar Borsa’da 457 milyon dolarlık net alım gerçekleştirdiler. Böylece IMKB’de 2011 yılının Ocak – Nisan döneminde yabancı...

Kapat