Uğur Gürses: Gelişmişlerde Likidite Tercihi Artıyor

ABD’deki durum, Key-nes’in tanımladığı noktaya yani para politikasının etkinliğinin bittiği noktaya oldukça yakın olduğumuzu düşündürüyor.

 
Bu aybaşında Amerikan bankası Bank of New York Mellon kalburüstü müşterilerine bir mektup gönderdi. 50 milyon dolar üzerinde hesap bakiyesi olan -ki bunlar ağırlıkla finansal işlemler yapan kurumsal müşteriler- artık faiz almak bir tarafa kendileri faiz ödeyeceklerdi! Gelen mektupta, artık bu müşterilerden bir aylık hükümet tahvil faizi ne ise bundan 13 baz puan fark düşülerek bir bedel kesileceği bildiriliyordu. Anımsatalım; ABD’de 1 aylık hükümet tahvili faizi sıfır!
Sonuçta mevduat sahibi olanlar yıllık yüzde 0.13 bedel ödeyecekler.

 
Bu neyin göstergesi?
 

Çoğu finansal kuruluş ve banka, boğazına kadar nakitle dolmuş demek. 2008 krizinden sonra başlayan likit kalma tercihi değişmedi, giderek yayıldı demek. Malum ABD Merkez Bankası (FED) piyasadan tahvil satın aldıkça, piyasaya verdiği nakit para finansal kuruluşlarca yine FED’de tutuluyor. FED’in faiz oranı da piyasada yüzde 0.10’a gerilemiş durumda. Artık devlet tahvili tutmak, güvenceli ama getirisiz bir varlık tutmaya döndü. Üç aylık bono faizleri farklı değil 1 baz (yüzde 0.01) puanda. Üç yıllık tahvil faizleri ise yüzde 0.32’de.

 
Likidite tuzağı
 

Bu durumun, ekonomi yazınında ‘likidite tuzağı’ olarak adlandırılan durum olduğu daha fazla konuşulur hale geliyor. Likidite tuzağı; oldukça düşük faiz seviyesinde ekonomiye enjekte edilen nakdin çeşitli beklentilerle finansal sistemde kalması, zayıf talep nedeniyle harcamalara yönelmemesi, ivme sağlayamaması olarak tanımlanabilir. İşte ABD’deki durum, Keynes’in tanımladığı noktaya yani para politikasının etkinliğinin bittiği noktaya oldukça yakın olduğumuzu düşündürüyor.
 

AB’de ise ABD’de tanık olduğumuz finansal krizin 2008 sürümü yeniden sahne alıyor. Arka planı ve süreci farklı olsa da bugün ABD ile paylaştıkları ortak gelişme, likidite tercihinin yükseliyor olması. 

 
AB’nin merkezinde olan iki ülkede geçen hafta çarşamba günü borsa endeksleri bir önceki ay ortalamasına göre kabaca yüzde 20 düştü. Ama bu defa ‘neden-sonuç’ katarında lokomotif olan Paris borsasıydı.
 

Kriz artık AB’nin çekirdeğinde. İtalya’dan sonra, artık Fransa ve Almanya da kaçınılmaz biçimde bu girdabın içine doğru hızla yol alıyor. Avrupa Bankacılık Otoritesi’nce geçen ay açıklanan ‘stres testi’ ikinci kez ‘herkesin bildiğini’ hesaba katmamıştı. Her şey hesaba katılıyordu da örneğin Yunanistan’ın borçlarının silinmesi durumunda AB bankalarına (90 banka) ne olacağı hesaplanmamıştı. Zaman kazanmaya çalışan AB siyasetçileri ve bürokratları dışında herkes, en başından bu yana kimin nereden alacaklı olduğunu tek tek hesaplıyor, zarar envanteri çıkarıyordu.
 

AB’de de likidite
 

Geçen hafta Paris borsası etrafından kaynaklanan, Avrupa borsalarını düşüren gelişme, basit ve sıradan bir banka dedikodusu değil. Krizin ‘çekirdeğe’ doğru ilerlediği hesaplarından kaynaklanıyor. Bankaların birbirlerine olan kredi limitlerini böyle durumlarda daralttıkları bir gerçek. Sağlam olan bile likit kalmaya çalışıyor. Avrupa’da bankacılık sisteminde likidite ve fonlama talebi yükselmeye başladı.

 
İspanyol bankaları nisanda ECB’den yaklaşık 90 milyar euro borçlanırken temmuzda 140 milyar euro borç aldılar. İtalyan Merkez Bankası’nın, Avrupa borç krizinde İtalya’nın da adının geçmesinden sonra temmuz ayında bankalara sağladığı likidite 80 milyar euroya ulaştı. Bu tutar, bir ay öncesinde sadece 40 milyar euro idi. Avrupa Merkez Bankası’nın sisteme sağladığı likidite büyüklüğü temmuz sonunda 500 milyar euroya ulaştı. Yılın ilk çeyreğinde bunun 400 milyar euro olduğu hesaba katılırsa likidite sıkışıklığının boyutu anlaşılır.

Uğur GÜRSES

Radikal Gazetesi

Add a Comment

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
Geçen hafta yatırım araçları

Geçen hafta Türk Lirası, Dolar karşısında değer kaybederken altının satış fiyatı yükseldi. Hisse senetleri ve yatırım fonları ise değer kaybetti

Kapat