Uğur Gürses: Enflasyonda Rahatız!

Hükümet ve Merkez Bankası bir tercih yapmıştır. Bugün için TL’nin rekabetçilik kazanması, diğer kayıplara tercih edilmiştir.
 

Merkez Bankası şimdi; çekirdek enflasyonun yıl sonunda yüzde 8, TÜFE gerçekleşmesinin de hedefin (yüzde 5.5) belirgin biçimde üzerinde olacağını söylüyor. Merkez Bankası’nın telaffuz edemediği ‘belirgin biçimde hedefin üzerindeki’ yıl sonu enflasyonu tek haneli değil, büyük olasılıkla çift haneli bir oran olacak.

  
Hani ‘enflasyon konusunda rahattık’? Daha henüz, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın ‘enflasyon riski görmediğini’, ‘rahat olduğunu’ söylediği konuşmasının üzerinden 1 ay bile geçmedi; “Şu anda bizim dikkat etmemiz gereken konu; durgunluk ihtimalinin yükseldiği, dolayısıyla şimdiden politikalarımızı buna göre adapte etmemiz. Enflasyon riski görmüyoruz. Enflasyon ile ilgili alanda rahatız. Çünkü hâlâ çıktı açığımız yüksek. ‘Çıktı açığı yüksek’ diyoruz. Çünkü ekonomimiz büyüyor ama bir yandan da yatırımlar çok hızlı bir şekilde artıyor. Çıktı açığı hâlâ var. Enflasyon noktasında bir problemimiz görünmüyor”. 

 
Deneysel cesaret

 
Son bir yılda deneysel para politikası konusunda Merkez Bankası o kadar çok ‘tribün desteğine’ baktı ki ‘kur savaşı fatihi’ olma yolunda son üç ayda döviz kurunu kurcalamakta da hiç sakınca görmedi. Şimdi ‘bu ateşi nasıl söndürürüm’ derdinde. Öyle ki, döviz kurunun yukarıya itilmesi için özel çaba harcayan Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan ve ihracatçıların temsilcileri bile tedirgin olmaya başlamış görünüyor. Ya kur kontrol edilemezse diye. Ama biliyoruz ki Babacan rahat!
 

Cari açığı GSYH’sinin yüzde 10’una ulaşan, bunun finansmanını da son bir yılda büyük bir ağırlıkla kısa vadeli sermaye hareketleri ile sağlayan başka bir ülkede döviz kuru bu kadar kurcalanmış mıdır bilmiyorum.

 
Gevşek para politikasıyla kuru yukarı doğru teşvik eden, böylece sözde kısa vadeli sermaye çıkışının engellenmesi stratejisini yürüten Merkez Bankası, kurun kendi öngördüğü seviyeden daha da yukarı gitmesine şaşmamalı. Hele ki bunu eylem yanında söylemle de ifade ettikten sonra. Kur seviyesi telaffuzu, dalgalı kur rejiminden başka bir yere getirdi bizi; ekonomik birimlerde kur seviyesinin kalıcılığı ile ilgili kanaat oluşmaya başladı.

 
İşte bu zincir içinde, fiyatlama ve enflasyon kaygısı da en az kur seviyesi kadar ön plana çıkıyor. Hayır, merkez bankacılarda değil; reel ekonominin içinde olanlar ve hane halkı için. 

 
Enflasyona dayanmak?

  
Merkez bankacılar için değil; çünkü bankaya göre enflasyon hedefi feda edilebilir! Aylık bilgilendirme toplantısı için geçen hafta Ankara’da banka ekonomistleri ile bir araya gelen Merkez Bankası Başkanı Dr. Erdem Başçı, “Enflasyonun beklenti aralığını ne kadar aşması durumunda rahatsız olacakları” sorusunu yanıtlamış. Yanıt, enflasyondaki yükselmenin kurdan kaynaklandığını ve cari işlemler açığında düzelmenin ve ekonomide yavaşlamanın başladığı bir ortamda bunun dayanılmaz olmayacağını (‘not unbearable’) söylemiş.

 
Bu sözlerden çıkan anlam, gelecekteki ekonomik yavaşlamanın faturasının, şimdiden peşinen üretim maliyeti artışı ile reel kesime, harcanabilir geliri erozyona uğratılarak hane halkına kesildiğidir. Enflasyonun, geliri yüksek kesim için dayanılmaz olmayacağı malum. Geliri en düşük yoksul kesim için ‘dayanılır’ gibi olmayacağını kim söyleyebilir ki?

 
Hükümet ve Merkez Bankası bir tercih yapmıştır. Bugün için Türk Lirası’nın nominal olarak rekabetçilik kazanması, diğer kayıplara tercih edilmiştir. Oysa kısa vadede sağlanan bu rekabetçilik kazancının, orta vadede maliyet artışı ve enflasyon ile ödenmesi kaçınılmaz. Bunun ilk belirtileri, imalat sanayii fiyatlarındaki yıllık yüzde 17’lik artışta kendini göstermeye başladı çoktan.

 
Bakan Babacan’ın dediği gibi enflasyonda fazlasıyla rahatız; zira faturayı ödeyecek birileri var nasıl olsa!
 

Uğur GÜRSES

Radikal Gazetesi

 

Add a Comment

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Kudret Ayyıldır

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
Libya’nın Petrol Üretimi, 15 Ay İçinde Düzelecek

Libya’nın petrol üretiminin, 15 ay içinde   savaş öncesi dönemdeki seviyelere dönmesinin beklendiği bildirildi.             Libya Ulusal Petrol Şirketi Başkanı...

Kapat