Uğur Gürses: DSK Sonrası IMF ve Biz

Avrupa’da borç yapılandırılması sürecine girerken, kritik rolü olan IMF başkanlığı, Alman ya da Fransızların dışına gitmeyecektir.
 

Dominique Strauss-Kahn’ın (DSK) New York’ta başı belaya girdi. Masum dahi olsa hem profesyonel hem de politik geleceğinin sona erdiği çok açık. Hâlâ bitmemiş bir krizle uğraşan dünya, son üç yılda bu krize etkili biçimde müdahaleleri ve desteği olan IMF’nin başsız kalmaması için kolları sıvadı. Boşluğun bir zafiyete dönüşmemesi için IMF’nin başına başkan adayı arayışı başladı. Peki, ne olacak?

 
ABD’deki etkili iktisat çevreleri, IMF’nin başına aday önermeye, isimler telaffuz etmeye başladılar. İşte Simon Johnson, Dani Rodrik gibi iktisatçılar Kemal Derviş’in adını gündeme soktular. Bu tabii ki iyi bir gelişme. Ama bizim siyasetçilerimiz ne yaptılar? Sanki Türkiye’nin aday bildirme süreci varmış gibi, sanki Kemal Derviş’in adı konuşulmuyormuş gibi, Mehmet Şimşek ve Ali Babacan’ın adını telaffuz etmeye başladılar. Böylelikle ‘başarılı bir Türk’ü paçasından aşağı çeken bir başka Türk’ inanışı gerçeklik bulmaya başladı.
 

Utandıran örnek
 

Halbuki bize örnek olacak çarpıcı bir yakın geçmiş ayrıntısı var. Bugün büyük bir olasılıkla görevini bırakmak zorunda kalacak olan Strauss-Kahn, 2006 yılında Fransa’da Sosyalist Parti’nin cumhurbaşkanı adayı olabilmek için yarışmıştı. Sosyalist Parti içindeki yarışı kazanan Ségolène Royal olmuştu. Ama seçimde Sarkozy’nin karşısında kaybetmişti.

 
Strauss-Kahn, 1 Kasım 2007’de IMF’nin başkanı olarak İcra Direktörleri Kurulu’nun oyunu kazanırken o süreçte, adaylığını telaffuz edip destekleyen, arkasında büyük destekle duran da o bizim pek de beğenmediğimiz Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy idi. Yani sosyalistlerin siyasal rakibi!

 
Hiç şüphe yok ki, işin gerçek tarafı; IMF’de boşalacak bu koltuk için Avrupa cephesinde, “Bir Türk aday olsun” düşüncesinin geçmediğidir. “IMF’nin başına bir Türk” hayali, “Kemal Derviş’e karşı bizim partiden bir bakan telaffuz edelim” zihniyeti ile zaten yaralandı, zayıf düştü. Ama işin doğası ve konjonktür açısından da şimdilik gerçekten de hayal. Bunu anlamak için ya da derin hayallere kapılmamak için, atamadaki gelenekleri, küresel krizin ve Avrupa’daki borç krizinin geldiği noktayı, yapısını anımsatmak gerekiyor.
 

Alman ve Fransızlar alacaklı
 

IMF başkanlığı, Dünya Bankası başkanlığı ile birlikte iki temel uluslararası makamdır. Geleneksel olarak Dünya Bankası’na ABD’li, IMF’ye de Avrupalı bir başkan atanmaktadır. IMF’deki son üç başkan sırasıyla Alman Horst Köhler, İspanyol Rodrigo de Rato ve Fransız Dominique Strauss-Kahn olmuştu. Her üç başkanın da ekonomi doktorası ve deneyiminin olduğunu anımsatalım.

 
Başka bir zaman dilimi olsa farklı seçenekler belki masaya gelirdi. Ama küresel krizin Avrupa’da borç krizine dönüştüğü, üç ülkenin finansal zorluğa girerek AB ve IMF bileşimli kurtarma paketleri aldığı bir aşamadan geçildi. Bazı ülkeler sınırdan döndü. Bazıları sınırda. Hatta daha fazlası, batan ülkelerden Yunanistan’ın borcunu yeniden yapılandırsa bile toparlanmasının çok zor olduğu bir aşamaya geçildi. Böyle bir aşamada, IMF gibi AB için bile kritik ‘kurtarıcı’ haline gelen bir kuruma yapılacak atama ‘kontrol altında’ olacaktır.

 
Avrupa’daki krizin yönetilmesinde IMF çok yaşamsal roller üstlendi. Kurtarma paketlerinin nakit kaynağı da ağırlıkla IMF oldu. Strauss-Kahn, IMF’ye sadece başkanlık yapmadı, liderlik yaptı. Avrupa Merkez Bankası’nın başında olan Fransız Jean-Claude Trichet ile uyumlu biçimde krizde rol üstlendiler. Sorunun en temel noktası şurada: AB içindeki çevre ülkeler borçlarını ödeyemez hale gelir, yüklü borç silme durumuna girerlerse en büyük ‘sopayı’ Alman ve Fransız bankaları yiyecektir. İşte bu yüzden; Avrupa’da borç stokunun yeniden yapılandırılması sürecine girerken IMF’nin rolü kritiktir. IMF başkanlığı, Alman ya da Fransızların dışına gitmeyecektir.

 
Bu durumun tek bir istisnası, ABD ile yüklü parasal destek veren Çin ve Japonya’nın anlaşarak AB dışından bir adayı desteklemeleridir. O da IMF’de devrim olur!

Uğur GÜRSES

Radikal Gazetesi

Add a Comment

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Kudret Ayyıldır

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
Forex Piyasaları Sabah Analizi

EUR/USD ANALİZ ABD'de borçlanma limitine ilişkin tartışmalar sürerken, ABD Hazine Bakanı Timothy Geithner, sert bir çıkışta daha bulundu. Uzun vadeli...

Kapat