Uğur Gürses: AB’nin Çorap Söküğü Sendromu

En başında sadece bir olasılık olan ‘bulaşma’, şimdi çekirdek Avrupa’nın en büyük kâbusu haline geldi.
 

Avrupalı siyasetçiler sorunları ötelerken, merkez bankalarının ‘yangın söndürmekle’ uğraşıp durumu geçici olarak sakinleştirmeye çalışması, bunun çözüm değil de geçici bir ‘pansuman’ olduğunun unutulmasına yol açtı. İşte bunu unutan, göz ardı ederek zaman kazanmaya çalışan siyasetçiler, sorunun daha da derinleşmesine neden oldular. Avrupa’daki krizin en başında sadece bir olasılık olan ‘bulaşma’, şimdi çekirdek Avrupa’nın en büyük kâbusu haline geldi.
 

Elini ateşe sokan Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) eli bakın nasıl yanmış? ECB’nin Yunanistan krizi ile ilgili pozisyonu iki kanaldan değişti; birincisi, Yunan tahvillerinin teminat olarak alınarak likidite verilmesiyle, ikincisi de Yunan tahvillerinin satın alınmasıyla. Amerikan bankası JP Morgan’ın (JPM) raporuna göre; Avrupa Merkez Bankası’nın satın aldığı tahviller 50 milyar euro nominal tutarında. Bunlara ortalama olarak 100 euro nominal üzerinden 80 euro ödendi.
 

ECB’nin en büyük Yunanistan riski ikinci kanalda; bankalara likidite vermek için teminat olarak aldığı Yunan tahvillerinde.

 
ECB halısının altı

 
JPM’ye göre, şubat sonu itibariyle Yunan bankaları ECB’den 144 milyar euro değerindeki tahvilleri teminat olarak vererek 91 milyar euro borçlanmış durumdalar. Bu teminatların 48 milyar euroluk bölümü Yunan hükümet tahvili, 55 milyar euroluk bölümü hükümet garantili Yunan banka tahvilleri, 33 milyar euroluk bölümü varlığa dayalı tahviller. 8 milyarlık bölümü ise Yunan hükümetinin bankalara verdiği bonolar. Yani bu teminatların yüzde 77’si hükümet tahvili ya da garantisinden oluşuyor.

 
ECB’nin bu iki kanaldan gelen Yunanistan riski (50+144) toplamda nominal 194 milyar euroya erişiyor. Net değeri ise 131 milyar euro. Yani 130 milyar euroluk riske karşılık, elde 194 milyar euroluk bir nominal teminat var. Riskin alındığı ilk duruma göre, yüzde 32’lik bir teminat fazlası var. JPM, bu hesabı yaparak şuraya geliyor; Yunanistan borç yeniden yapılandırmasına giderse ve yüzde 50’lik bir borç silme, yani ‘saç tıraşı’ (hair cut) söz konusu olursa ECB’nin kaybı 35 milyar euro olacak. Bu tutar hiç de az değil.

 
Yunanistan ister yumuşak, isterse sert borç yeniden yapılandırmasına gitsin, sorun orada kalmayacak. Avrupa’daki temel korku, piyasa koşullarının İrlanda ve Portekiz’i de bu yapılandırmaya gitmeye zorlaması. İşte o zaman, Avrupa’nın finansal sistemi ve borç krizinin ana ‘çorap söküğü’ başlayacak.

 
Kriz, çekirdeğe doğru
 

Basit bir örnek; Yunan bankalarının elinde bulunan Yunan hükümet tahvilinin kabaca 50 milyar euro olduğu biliniyor. JPM’nin hesabına göre, Yunan bankalarının sermayesi 29 milyar euro. Bankaların borsa değerine bakılırsa bu değer 12 milyar euro. Yani tahvillerden dolayı yüzde 35’lik bir kayıp fiyatlanmış durumda. Olası bir borç yapılandırmasıyla eldeki tahvillerin değerinde yüzde 50’lik bir kesinti (hair cut) olursa bankaların sermayesi sadece 4 milyar euroya düşecek. Bankaların bu sermayeyle ayakta kalmaları zor olacak. Buna tek çözüm var; bankaların millileştirilmesi! İşte bu noktada da kriz bir kamu borç krizi olmaktan çıkacak. Bankalar ve özel kesim de borç ödeyemez duruma girecek, onlar da borçlarını yeniden yapılandırmak zorunda kalacaklar. Avrupa bankalarının sadece Yunanistan riskleri 165 milyar euro. Fransız bankalarının 70 milyar, Alman bankalarının 50 milyar euro alacağı olduğu hesaba katılırsa krizin ‘çekirdeğe’ ulaşması zor olmayacak.

Uğur GÜRSES

Radikal Gazetesi

Add a Comment

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Kudret Ayyıldır

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
AUD/JPY Intra-day Scalp- Wedge Formation Tightening

The AUD/JPY pair continues to consolidate within a descending wedge formation that dates back to April 27th. A lack of...

Kapat