Türkiye’ye Yatırım Yapma Nedeniniz…?

Türk ekonomisinin son yıllarda gösterdiği dile getirilen güçlenme ve büyümeyi daha iyi anlamak ve portföy dağılımı stratejilerini belirlemek üzere 200′ün üzerinde yatırımcı ve varlık yöneticileri Turkey Investment Summit 2011(Türkiye Yatırım Zirvesi 2011) ile bir araya geldi. 9 – 11 Mayıs tarihleri arasında Sheraton Ataköy’de yapılan zirvenin açılış gününde farklı temalarla hazırlanan oturumlar ortak tespitleri de beraberinde getirdi. Buna göre Türkiye cari açık ve işsizlik sorununa çare ararken, enerji ve ulaşım konularına mutlaka eğilmeli.
 

Zirvenin açılış konuşmasını yapan Templeton Varlık Yönetimi Murahhas Azası Mark Mobius, dünyada gelişen, gelişmekte olan ve de onların bir alt kümesi olan öncü pazarlara dair karşılaştırmalı bir sunum yaptı. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ve Dünya Bankası’nda Küresel Kurumsal Yönetişim Forumu’nda ortak başkanlık görevini yürütmüş olan Mobius, dünya ekonomisinin ancak detaylarına dikkat edilerek anlaşılabileceğini dile getirdi. Çin, Kuzey Amerika, Avrupa ve Rusya’yı içine alabilen coğrafi bir büyüklüğe sahip bölgede Nijerya gibi ülkelerde görülen gelişmelere vurgu yapan konuşmacı, bankacılık anlamında da kıpırdanmaların olduğu Afrika ülkelerine dikkat çekti.

 
Türkiye Gelişen Değil Yeniden Gelişen Bir Pazar!
 
Önümüzdeki 5 yılda Türkiye’nin global ekonomideki yerinin ele alındığı oturumda Global Menkul Değerler Araştırma & Yurtdışı Satış Direktörü Emre Yiğit, Türk ekonomisinin uzun zamandır iyi göründüğünü ancak bunun sürdürülebilirliğinin önemli olduğu dile getirdi. Likitide fazlalığına dikkat çeken Yiğit, tasarruf yapılmaması sonucunda karşılaşılan cari açığa işaret etti. Türkiye’nin gelişen değil yeniden gelişen bir pazar olduğunu söyleyen Yiğit, çoğu 2000 yılı geçmeyen bir ekonomik tarihe sahip olan şehirlerin, İstanbul gibi 5000 yılı aşan ekonomik geçmişe sahip olan bir pazarla karşılaştırılamayacağını belirtti ve Avrupa’da hiçbir ülkenin Türkiye’deki gibi çeşitliliğe ve zenginleğe sahip olmadığının altını çizdi.

 
Yabancı yatırımcının Türkiye’ye gelmesi konusunda Yiğit, dünyadaki tüm önemli isimlerin şimdiden ülkemize gelmiş olduğunu ve direkt yatırımların hizmet ile altyapıya yöneltildiği bilgisini paylaştı. Türkiye’de işgücü maliyetlerine de değinen Yiğit, kaliteli işgücüne sahip olan Türkiye’nin olması gerektiği gibi düşük olmayan işgücü maliyetlerine sahip olduğunu dile getirdi.
 

Türkiye’nin tarım sektöründeki gücünü de avantajlar listesinde sayan Yiğit, ileri teknoloji ve üstün hizmet sektörü ile Doğu Avrupa’dan çok daha iyi bir konumda olduğunu ekledi.

 
Avrupa Birliği’ne değinen konuşmacı, “Biz ne Polonya ne de Romanya’yız. Sahip olduğumuz çeşitlilik ve zenginliğimizle ancak Rusya ile karşılaştırılabiliriz” dedi. Türkiye’nin AB’ye girmesinin yakın zamanda mümkün olmadığına inandığını söyleyen Yiğit, ” AB bize ne zaman ihtiyaç duyarsa o zaman alır” şeklinde konuştu.

 
Cari Açık da Olmasa…
 
DEIK Strateji ve İş Geliştirme’den Koordinatör Yardımcısı Mustafa Sancar koalisyon hükümeti ile geçen 90′lı yılların kayıp yıllar olduğunu, 2001 krizleri sonrasında bankacılık sistemindeki değişimin, son küresel krizde Türkiye için önemli bir destek olduğunu belirtti. İşsizlik ve cari açığa değinen Sancar, Türkiye’nin büyümesini devam ettirebilmesi için sürekli nakit akışına ihtiyaç duyduğunu sözlerine ekledi. Fonloma eksiğine değinen konuşmacı, ithalat ve ihracat arasındaki dengesizliğe çözüm getirilmesi gerekliliğini dile getirdi.

 
Zirve İçin Yurtdışından Gelen Ziyaretçilerin İlk İzlenimi: Ulaşım ve Trafik Sorunu Var!
 
Oturumda söz alan Avrupa Yatırım Bankası’ndan Alain Terrailion, “Türkiye’nin son 10 yılda görünürlülüğü arttı. Bu artışta ekonomik sebeplerin yanında politik nedenler de etkili oldu” dedi.

 
Türkiye’nin güçlü yönlerini sıralayan Terrailion;– Türkiye bir üretim ülkesi… İyi mühendislere sahip ve nitelikli işgücü mevcut.
– Fazla miktarda doğrudan yatırım gerçekleştiriliyor.
– İnşaat sanayi oldukça güçlü. Bu anlamda ihracatçı konumda olan Türkiye; Rusya, Irak ve Libya’da üretim yapıyor.
– Turizm ülkesi…
 

argümanlarını sunmasının yanında Türkiye’nin zayıf yönlerine de dikkat çekti. Enerji konusunda Türkiye’nin ciddi adımlar atması gerektiğini savunan Avrupa Yatırım Bankası Türkiye Temsilcisi, özellikle yenilenebilir enerjinin, ithalatının yüzde 20′si enerji kalemine giden bir ülke açısından çözüm olabileceğini belirtti. Çevresel ve ulaşım konularının da ele alınmasını öneren Terrailion, bölgesel gelişmeye parmak basarak ancak geleneksel ve modern anlamda dengeli bir gelişmenin sürdürülebilir olabileceğini söyledi.

 
Tarihi Binalara Para Aktarılmalı!
 
Zirvede Türkiye için dile getirilen öneriler arasında bir emlak geliştiricisi gözüyle bakılarak tarihi binalara para aktarılması da yer aldı. New Orleans gibi 300 yıllık bir geçmişe sahip kentlerde 250 yıllık binaların “Kadim Antika” olarak korunduğu söylendi ve İstanbul gibi şehirde kurumsal yatırımcıların, yapılan işbirliği ve ortaklıklarla harekete geçmesi gerekliliği dile getirildi.

Add a Comment

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
Japonya Başbakanı Maaşından Vazgeçti

Başbakan Naoto Kan, Fukuşima nükleer santraldeki kriz sona erene kadar  maaşından vazgeçtiğini açıkladı.   Kan, “Tokyo Elektrik Şirketi (Tepco) gibi hükümetin...

Kapat