Turkish Yatırım: Tren Kaçtı mı? Yoksa Gara mi Dönüyor?

Cuma akşamı yorumumuzda İMKB’deki geri çekilmenin nedenlerini; ECB’nin Çarşamba günü yapacağı 2. LTRO ihalesinin büyüklüğüne ilişkin endişeler, ESM’nin büyüklüğünün artırılması yolunda Almanya engeli, TL swap faizlerinin yatırımcıları cezp etmemesi ve petrol fiyatlarındaki yükselişin ekonomi üzerinde yaratabileceği baskıyı önceden görenlerin! İMKB’ye yönelik tavsiyelerini düşürmesi olarak açıklamıştık.
 

 
Hafta sonu gördük ki, 2011’de bekleneni veremeyen hedge fonlar 2012’de yükselişi de kaçırmışlar. ABD’de S&P 500 Endeksi %7′lik getiri sağlarken, hedge fonların ortalama getirisi % 3′de kalmış ve bu da kötü hisse seçmelerinden değil de korunma ihtiyacı ve pozisyon almaktan çekinmelerinden kaynaklanmış. Treni kaçırmışlar şimdi düşecek düşecek diyerek treni gara çekmek istiyorlarmış.
 

Bu hafta gündem yoğun; Hollanda, Almanya ve Finlandiya parlamentolarında Yunanistan`a verilecek kurtarma paketiyle ilgili oylamalar, EFSF ve ESM büyüklüğü yönündeki kararın Liderler zirvesinden ne yönde çıkacağı ki Mexico’daki G‐20 zirvesinde bile yeni ve en büyük güvenlik duvarını oluşturma çabalarına Almanya’nın karşı çıkmasının önüne geçilemedi.
 

ESM’nin EFSF ile birleştirilmesi konusunda herhangi bir sinyal Almanya’dan gelmediği gibi bir de şu an için fonların birleştirilmesine ihtiyaç olmadığını savundu Almanlar. Birleşme için “Alman tahvilleri ile sorunlu ülke tahvilleri arasındaki farkın artması” gerekiyormuş. Fark geçen hafta azalmış gerek yok, fark artarsa gerek var. Diğer taraftan birde ortalarda yeni umut ışığı da söylentileri de dolaşmakta. Lehman krizinde 1 triyon dolarlık müdehalenin, “AB” için IMF, Çin, Rusya, Japonya ve EFSF ile ESM’nin birleştirilmesi ve sermayelendirilmesi ile oluşturulacak 2 trilyon dolarlık Yangın duvarı Nisan’daki G‐20 zirvesinde açıklanabilirmişmiş. Ama Almanlar İspanya ve İtalya’nın yapmaları gereken reformları ertelemeye gidebileceklerinden korkmaktaymışlar. Ama Martta EFSF ile ESM’nin sermayesinin artılmasını değerlendirebilirlermişler. Yani Almanlar değerlendirene kadar “Alman tahvilleri ile sorunlu ülke tahvilleri arasındaki fark açılacak demekki! Diğer taraftan IMF’in kaynaklarının artırılması için de ( ABD ve Kanada halen mualifler) EFSF ve ESM’nin büyüklüğünün 750 milyar euroya çıkarılması gerekliliğinin ön şart olduğunu da herkes biliyormuş!
 

LTRO’da eğer miktar 500‐600’de kalırsa ihtiyaç ve önlem olarak, Trilyona yakın ve üzerinde üzerinde olursa risky business olarak algılanacak.
 

Yunanistan tahvil takasındaki gönüllük oranı, CDS’leri tetikleyecek mi? tetikleyemeyecek mi? Burada da %95 oranının sağlanıp sağlanmadığına bakılacak.
 

Ve henüz fiyatlanmamış petrol fiyatlarındaki önlenemez yükseliş güzel makro verilerden ve İran gerginliğinden mi destek almaya devam edecek yoksa future’lardaki artan long pozisyonlardan mı ? İçerde ise Ocak ayı dış ticaret dengemizin ne olacağı? Şubat ayı PMI verimizi takip edeceğiz. IMKB’de geri çekilmelerde 58,500’ü stop‐loss olarak kullanmak gerektiğini 61,700 direncinin de çok güçlü olduğunu bir kez daha hatırlatalım. 
 

Yurtdışı ve Yurtiçi önemli gelişmeler

 

Add a Comment

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Kudret Ayyıldır

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
Nuri Sevgen: Öyle Bir Döneme Giriliyor ki; Kral Artık “Nakit(Cash)” Olmayacak…!

  Yunanistan sonrası rahatlamanın etkisi ile borsalarda yaşana kar satışları ardından, geçtiğimiz haftanın son işlem gününde; bu hafta yapılacak Euro...

Kapat