Turkish Yatırım: Sırada Sarkozy ve Fransa mı Var?

Geçtiğimiz hafta piyasalar istedi ve iki lider geri çekilmek zorunda kaldı. Yunanistan’da Papandreu zar atmaya kalktı ama masayı kafasına geçirdiler. Zaten ekonomine güven yokken, parlementondan geçen mali sıkılaştırma tedbirlerinin uygulanıp uygulanmayacağı da soru işareti iken bile sana destek olanları arkadan vurmaya kalk halka da sorucam dersen al aşağı edilirsin.
 

Ardından sıkça dillendirilen bizim 4 ay önceki aylık bültenimizde sıra da italya var ama onun etkisi yunanistana benzemez dediğimiz oldu ve Avrupa’nın yerinde duramayan başbakanı Berlusconi’de benzer bir hata yapınca piyasalar da bu sefer onun gitmesini istedi hemen spekülatif atak yaptılar ve AB’nin istediği reformları meclisinden geçirdikten sonra oda gitti. Benzer hata neydi? Yunanistan çıkmazından çıkılmaya çalışılırken sen de reformlarını hazırla dedikleri Berlusconi daha önceki metni yenişmiş gibi bir kez daha AB’nin önüne getirmişti. AB bunu Berlusconiye pahalı ödetti.
  

Sırada Sarkozy mi var? Aslında Sarkozy yi kurtaran DSK’nın bir şekilde tutuklanması oldu. Bu gelişmeden sonra Sarkozy yıldızını parlatmak için herşeyi göz aldı. AB’nin sosyal haklar açısından ne rahat ülkesi olan Fransa’da sosyal haklarda kısıtlama ağırlıklı tasarruf tedbirlerini geçirdi, EFSF için Çin’den para istedi. Rakamlara baktığımızda ise hem Yunanistanın hem de İtalya’nın en büyük fonlayıcısı Fransa.
 

Thomson reuters verilerine göre Yunanistan’da Fransız bankalarının toplam riski 55,7 milyar dolar ve İtalya’da ise 416,4 milyar dolar ve en büyük fonlayıcı konumundalar. Bu yüzden sürekli Fransanın kredi notu tehdit altında açıklamaları peşpeşe gelmekte. İşte bu yüzden Sarkozy EFSF’nin kaldıraçlı kullanılmasını ve IMF destekli de olasa BRICS ülkelerinden para istemekte.

 
Yunanistan ve İtalyanın salvoları direct olarak Fransa’yı etkilemekte. Artık sık sık Almanya ve Fransa spead farklı tarihi seviye çıktı, not işlemsel hata’dan da olsa düştü haberlerini daha fazla görmeye başlayacağız. Ve işte bu yüzden AB’den atılma yerine küçülme büyükleri ve sağlamları alma yada Almanya’nın birlikten ayrılması gibi dedikodular peş peşe gelmekte.
 

Almanya’nın birlikten ayrılması demişken biraz da Alman öngörülerinden bahsetmek lazım. Almanlar sanki ileri de başlarına birşeyler gelebileceğini düşündüklerinden olsa gerek, iki koşulla euro’dan çıkabileceklerini Anayasa Mahkemesi kararına dayandırmışlar yani halka sormak yok demişler. Bunların ilki para birliği enflasyon birliğine dönerse ikinci ise işte bunu öngörü denir Almanya euro bölgesinin borçlarını ödeyen ülke konumuna düşerse. Şimdi Merkel’in nelere karşı çıktığına bakalım. ECB’nin daha fazla sorunlu ülke tahvili almasına. Neden ? çünkü ECB’nin sermayesi düşük. Sürekli desteklenmesi gerekiyor peki ECB yönetim konseyi ne diyor? politika yapıcıların “esnek” olduğunu ve ülke tahvili alımı konusunda ihtiyaç duyulduğu ölçüde ilerleyeceklerini.

  

Almanya EFSF’nin de kaldıraçlı kullanılmasına karşı çıkıyor . Neden ? Çünkü kurtarma fonuna daha fazla para aktarmak istemiyor. Çünkü EFSF’nin en büyük fonlayıcısı Almanlar , Çünkü; Fransa’nın riskleri o kadar yüksek ki ilave para koyamayacaklarını düşünüyor ve Sarkozy’ye git Çin’lilerden para bul senin EFSF’ye ilave katkı yapacak paran yok bunu görüyorum diyorlar.
 

IMF’de işte bu nedenlerden dolayı aba altından gelişmekte olan ülkelere sopa göstermeye devam ediyor. Borç krizi asya ülkelerinide etkiler, ortak hareket edelim, yoksa girdap etkisi olur, Ülkelerin ne kadar gelişmiş, gelişmekte olduğu ya da ne kadar uzakta olduğunun önemi yok. Japonya’nın da krizin etkilerine karşı ihtiyatlı olması gerekiyor. demesi boşuna değil.  

  
Turkish Yatırım

 

Add a Comment

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Kudret Ayyıldır

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
LiderForex: 14 Kasım 2011 Sabah Analizi

EUR/USD ANALİZ İtalya'da Cumhurbaşkanı Giorgio Napolitano'nun hükümeti kurma görevini verdiği Mario Monti, Temsilciler Meclisi ve Senato başkanlarıyla bir araya geldi. Cumhurbaşkanlığı...

Kapat