Turkish Yatırım: Hem Sana, Hem Bana

Önce Merkez Bankamızın ne yaptığına bakalım. Beklediğimiz gibi faiz’de değişiklik yok, koridorda değişiklik yok, fonlama miktarı ve munzam karşılıklarında değişiklik var. Enflasyon beklentilerinin bozulmak üzere olduğu her anda Parasal sıkılaştırma için her zaman açık kapı var.  

 
YP munzamları altın olarak tutma oranının %10’dan %0’a düşürülmesi; bankaların maliyetlerinde ciddi katkı yapmaz ama MB’nin rezervini artırır. Bankalara bana altı yerine döviz getirin diyerek Gerileyen net döviz rezervini yaklaşık 1.3 milyar dolar arttır.  
 

TL yükümlülükler için altın olarak tutulan zorunlu karşılıkların % 10’dan % 20’ye çıkarılması ise, döviz yükümlülüklerde serbest bıraktığım altını bana verin rezervim 2.2 milyar artsın sizde 6.1 milyar TL likidite sağlayın, maliyet ( %5.75 repo maliyeti yerine %3 altın maliyeti) ve kredi kanallarınız rahatlasın ve benim kaynaklarıma olan ihtiyacınız azalsın ve de 2012 karınız ortalama %0.5 daha artsın demek.  

 
Ve enflasyon beklentilerinde kötüleşmeyi engellemek ve maliyetlerdeki artışın beklentilerin üzerinde etkisini önlemek amacıyla hem haftalık hem de aylık olarak verdiği likidite miktarını azaltarak aynı zamanda döviz kurları kanalıyla oluşabilecek enflasyon risklerini karşılamak için yapılan parasal sıkılaştırma. Anlaşılan Merkez TL’nin değer kaybından rahatsız bunun enflasyona etkisinden rahatsız ve TL’yi net bir şekilde destekleyeceğini açıkça bir kez daha göstermek zorunda. Sepet 2.11’i geçmeye niyetlendiğinde fonlama maliyetinin %7.5’dan %10’lara çıkartacağı artık daha net görülüyor.  
 

Şubat’da yavaşlama gösteren yurtiçi talebin ılımlı toparlanmaya işaret etmesi ile ver elini büyüme demek. Sonuçta faiz indirimine de koridorun daraltılmasına da daha uzun bir zaman var, dolar/TL belirli bant aralığından çıkartılmayacak ki görünen 1.8250 bant üst sınırı , Bu da faizlerin %9’lara gelmesini engelleyecek.  
 

Şimdi de borsalar; AB’yi gündemden çıkarmak zor. Bir deliği kapatacak olsanız diğer delik hazırda bekliyor. Bu da paranın korkak risk iştahının sınırlı olmasına neden oluyor. Karar vericiler bu kadar sık kötü kötü derse, her an nakitte duyma ihtiyacı hisseden artar bu da sürekli dirençlerden dönmemize neden olur, tıpkı şu anda olduğu gibi. Bernanke QE3 vurgusu yaparken, Schiller’in konut fiyatlarının oldukça uzun bir süre kriz öncesine dönmesini beklemediğini açıklaması, AB’de meşhur Yangın duvarının 1 trilyon Euro seviyelerinde olmasına yönelik nerdeyse heryerden gelen Açıklamalar, Çin’den parasal genişlemenin bir türlü gelmemesi, 1 nisanda başlayacak olan bilanço döneminde beklentilerin pek de karşılanamayacağına yönelik beklentilerin artması baskının devam etmesine neden oluyor.

Add a Comment

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
YF Menkul: Satıcılar Güçlendi

VOB-30 Endeks Kontratı: 75.150 (günlük) Dün güne zayıf alımlar ile başlayan ve 76.000 seviyesine kadar yükselen endeks 30 sözleşmesinde ilerleyen...

Kapat