Turkish Yatırım: Borsaların Farkı da Burada Zaten

Bugünkü yorumumuz gelişen olaylara sadece borsalar açısından bakma yönündedir ve makro veriler / görünümdeki durumunu göz ardı etmektedir.
 
Piyasalara likidite sağlandığı her dönemde borsalarda coşku en az iki ay sürmekte ve bunu 2008’den beri net bir şekilde görmekteyiz. Aynı şekilde PMI göstergeleri de bu dönemde mevcut seviyelerinden yukarı doğru dönmeye başlıyor.
 

2008^den sonraki dönemle içinde bulunduğumuz dönem arasında dikkat edilen göstergelerden sadece BDI’ yününde fark var, BDI’daki gerilemenin nedeni ise likidite enjekte döneminde verilen gemi siparişlerinin teslim alınması ile arzdaki artış ile birlikte düşün navlun fiyatları ve yeni gemi siparişlerin iptal olmasından kaynaklandığını bilmekteyiz. ECB’nin LTRO ( uzun vadeli ve ucuz finansman) sağlaması , FED’in gerekirse likiditeyi güçlü destekleme devam edeceğini ve 2014 sonuna kadar düşük faiz uygulamasına geçmesi ile piyasalara sunulan bol ve ucuz likidite ekonomilere zaman kazandırırken elde edilen ucuz likidite de getiri peşinde koşmaktadır. ECB bu ay sonunda da ucuz kredi sağlayacağını açıklamıştır, sorunlu ülke tahvil alımlarına da devam etmektedir. Bu duruma borsalar hemen reaksiyon vermek zorundadır.
 

Bu dönemde de Ocak ayının 9’undan sonra TCMB’nin davranışını değiştirmesi, Rusya ve Macaristan’dan sonraki en yüksek reel faizin bizde olması, yabancı girişleriyle birlikte TL’deki değer kazancı, sıkı para politikasının devam etmesinin TL lehine yarattığı avantaj, 2011’de EM içerisindeki çok kötü IMKB performansı bir araya gelince IMKB’de 50.000’den 60.000’e doğal olarak yükselmiştir. Her ne kadar bankalar ağırlıklı yükselmiş olsakta sonuçta %20 yükseldik. Bankaların bono’lardan krediye yada kredilerden bonoya yönelmeleri reaksiyonun çabuk olmasından dolayı sanayi şirketlerine göre çok daha çabuk tepki vermektedir. Sanayi şirketlerine baktığımız da ise örneğin 2011’in son çeyreğinde TL’deki değer kaybından olumsuz etkilenen şirketlerden uzaklaşma, 2012’in ilk çeyreğinde uzaklaşılan hisselere yeniden yönelime neden olmaktadır. Bu da tüm yükselişlerde olduğu gibi sanayi şirketlerinin trende katılımının sonradan olmasına neden vermektedir. Şimdi IMKB‐100 endeksi 58,500 – 61,700 bandında hareket etmeye çalışacaktır.
  

Şimdi’de Yunanistanın son durumuna yani bitmeyen hikaye’deki son perdeye bakalım. Özel sektör kreditörleriyle anlaşma bizce tahvil faizi hesaplamasında yaratılacak avantajla çözülebilir. Fakat Troyka görüşmelerinde hükümet kamu’da istenilen reformları ve kısıtlamaları bir şekilde kabul etmek zorunda kalacaktır. Merkel’in önceki kurtarma paketlerinde başarısız olduklarını açıkça ifade etmesinden sonra yeni paket için “kesin kurtarma” olarak adlandırılması 2 ay sonra seçime gidecek partileri zor durumda bırakması sonrasında, görüşmelerin yine yeniden kesilmesi ‘milli birlik’ hükümetinin teknokrat Başbakanı Lukas Papadimos’un istifa resti gerginliğin artmasına neden olmaktadır. Sonunda Papadimos ile hükümeti destekleyen partiler arasında prensipte anlaşma sağlanırken, Yunanlı parti yöneticileri şimdi de bugün saat 12’ye kadar Troyka’nın taleplerine cevap vermek zorunda kalmışlardır.

 

Add a Comment

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Kudret Ayyıldır

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
330 Bin Pazarcının 48 Bini Vergi Ödüyor

TÜSPAF Genel Başkanı Çakman, Türkiye’de 330 bin pazarcıdan sadece 48 bininin vergi mükellefi olduğunu söyledi.   Türkiye Sebzeciler, Meyveciler ve...

Kapat