Turkish Yatırım: Bilinçli Bilgi Kirliliği

AB tarafında ya sürekli bilgisi olmadan birileri konuşuyor yada bilinçli bilgi kirliği yaratılıyor. ECB haftaya faizleri indirebilirmiş yok indiremezmiş çünkü ekonominin daha kötü olması gerekirmiş, EFSF’nin 2 trilyon dolara ihtiyacı olurmuş euro bölgesi krizi İtalya ve İspanya’ya da yayılırsa ve bunun için ECB mücadele gücü ile EFSF’nin birleştirilmesi konuşuluyormuş hayır konuşulmuyormuş, Troyka Yunanistana gidiyormuş, hayır gitmiyormuş, Troyka bu akşam Yunanistanla anlaşma imzalıyormuş hayır imzalamıyormuş, EFSF’nin limitinin artılması düşünülüyormuş ama nasıl olacağı bilinmiyormuş, ABD’deki gibi TARP yada TALF sistemlerinden biri de devreye alınabilirniş, Yunanistanın ana para borcunun %50’sinin iskonto edilmesi konuşulmuş hayır konuşulmamış v.b. Bankacılık sektörüne sağlanan likitidasyon haftalıktan bir yıl süreye çıkarılacakmış burada hemen bir hatırlatma daha yapalım WSJ’de bugün çıkan haberde Avrupalı bankaların geçtiğimiz üç ayda 34 milyar dolar tutarında kıdemli teminatsız borçlanma kagıdı ihraç edebildiği ve bunun son 10 yıldır bir çeyrekte görülen en düşük borçlanma olduğu ve 2012 yılında yaklaşık 600 milyar Euro’luk bir borcu çevirmeleri gerekiyor yapamazsan varlık satışı ve kredi kısma yolu her zaman açık, ne tesadüf yam da likitidasyonun 1 yıl yıllık süreye çıkarılmasına denk gelmesi, Her hafta yeni bir öneri geliyordu artık her gün yeni öneriler gelmeye başladı ve piyasalar tutunacak dal aradığından o an hangisi olumlu olacaksa ona hemen tepkiyi yüksek volatilite ile vermeye devam ediyorlar.
 

Ama gerçekler değişmiyor, almanyanın iş dünyasının ekonomiye olan güvenini ölçen IFO endeksi Haziran 2010’dan buyana en düşük seviyeye geriliyor, ABD konut verisi yine beklentileri karşılamıyor ve resesyon söylemleri yine gündemde duruyor. Bugünde AB’nin başmüzakerecesi Merkel yine ikili görüşme yapacak Papandreu’yla yine anlaştılar, anlaşıyorlar hep beraber yukarı sonra olmadı hep beraber aşağı, sanki daha önceki konuşmalarında Yunanistan Almanyanın isteklerini yerine getirdi de şimdi Almanya tavır değiştirecek. Bu arada EFSF’de en büyük pay Almanyanın , Almanlar istediklerini almadan EFSF’ye 216 milyar Euroluk katkıda bulunmaya istekli olurlar mı ?  
 

Turkish Yatırım

 

Add a Comment

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
Murat Yülek: S&P Sağ Olsun Ama

Derecelendirme kuruluşları  ve bunların Türkiye ile ilgili yaptıkları değerlendirmeler  bu köşede çok tartışıldı; temel  nokta bu kuruluşların metodolojilerinin zayıflığı sebebiyle...

Kapat