Tüketici Enflasyonu Eylül Ayında Beklentilere Paralel

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Eylül ayı TÜFE rakamını beklentilerin biraz üzerinde %0,75 olarak açıkladı. Bu seviye İTO rakamlarının ardından aşağı çektiğim öngörümle örtüşürken, %0,68’lik ortalama beklentiyi bir miktar aşıyor ve yıllık enflasyonu son 4 ayın en düşük düzeyi olan %6,15’e çekiyor. Ancak, üretici fiyatları cephesinde olumsuz bir sürpriz olduğunu ve %1,55’lik gerçekleşmenin hem %0,9’luk tahminimin hem de %1,9 düzeyindeki konsensüsün ciddi şekilde üzerinde kaldığını görüyorum. Böylece yıllık ÜFE’deki artış eğilimi Kasım 2008’den bu yana en yüksek seviye olan %12,5’e ulaşılması ve üçüncü çeyrekteki yükselişin 2 puana ulaşması ile devam ediyor. 

  
TÜİK verileri tüketici enflasyonuna en yüksek katkıyı beklediğim şekilde gıda ve ulaştırma kategorilerinin yaptığına işaret ediyor. İTO rakamlarının ardından beklentimi aşağı çektiğim gıda enflasyonu cephesinde aylık %0.99 olarak açıklanan gerçekleşme yıllık grup enflasyonunu baz etkisinin de yardımı ile %2,23 düzeyine kadar çekmiş durumda. Hesaplamalarım yıllık işlenmemiş gıda enflasyonunun %5 civarı bir düşüş ile Merkez Bankası (MB) tarafından son dönemde işaret edildiği şekilde negatif bölgeye girdiğini gösterirken, toplam gıdanın Eylül ayı TÜFE’sine olan katkısı 27 baz puan olarak gerçekleşiyor. Ulaştırma kategorisinin ise %1,92’lik fiyat artışı ardından yaptığı 30 baz puanlık katkı ile liderliği aldığını görüyorum. Ancak bu kez yükselişte rol oynayan ana etmenin akaryakıt pompa fiyatlarındaki artıştan daha çok kurdan taşıma araçları fiyatlarına yaşanan geçişkenlik olduğu ortaya çıkıyor. TÜFE’ye tek negatif katkı ise 24 baz puanlık azalış ile %3,2 gerileyen giyim grubundan geliyor. Serinin başlangıcından bu yana en sert Eylül ayı fiyat azalışına işaret eden bu gerçekleşmenin kurdan dolayı artan maliyetler ve son gümrük düzenlemelerinin olumsuz etkisi düşünüldüğünde şaşırtıcı olduğu fikrindeyim. Son olarak otel-restoran, ev eşyası ve çeşitli mal ve hizmetler gruplarının diğer önemli katkı yapan gruplar olduğunu ve genel olarak geçişkenlikten etkilendiklerini belirteyim.  

 

Öte yandan süregelen yukarı yönlü eğilimin çekirdek TÜFE’deki artışın geçici olduğu tezini zayıflattığını düşünüyorum. Gıda, enerji, alkol, tütün mamulleri ve altın fiyatlarını dışlayan “I” endeksinde %0,58 olarak gerçekleşen Eylül ayı enflasyonu %0,5’lik beklentimin sınırlı da olsa üzerinde ve yıllık çekirdek rakamı son 31 ayın en yükseği olan %6,96’ya kadar yükseltmiş durumda. Bu rakam bir ay öncesine göre 77 baz puan 2010 sonuna göre 4 tam puan yükselişin habercisi. Ek olarak bu seviyenin yılsonu hedefi olan %5,5’in ve daha önemlisi 2012 için koyulan %5’lik hedefin önemli ölçüde üzerinde olduğunu ve eğer bu gösterge gerçekten enflasyonun eğilimine ışık tutuyorsa gelinen seviyenin endişe verici olduğunu belirteyim.    
 

Eylül ayı enflasyon rakamlarından yaptığım bir diğer çıkarım ise geçişkenliğin imalat sanayi enflasyonu cephesinde tahminlerimden daha kuvvetli şekilde devam ediyor olduğu. Aylık olarak %1,57 oranında artan imalat fiyatları ÜFE’yi tahminimizin belirgin şekilde üzerine taşıyan belirleyici etken. Yıllık imalat enflasyonu Eylül ayı ile birlikte %17,03’e, yani 3 seneden uzun bir süredir görülmeyen bir düzeye ulaşırken, TÜFE ile arasında oluşan muazzam farkla üreticiler için giderek daralan marjlara işaret ediyor olabilir. İmalat sanayi altında yer alan 22 sektörün 17’sinde yıllık enflasyonun %7 ya da üzerinde olması bu görüşü destekler nitelikte. ÜFE’nin geriye kalan detaylarında ise tarım fiyatlarının %0,8 ile mevsimsel eğilimlerin bir miktar üzerinde arttığını, enerji sektörünün ise maliyet baskıları neticesinde %2,9’luk bir artışla karşı karşıya kaldığını görüyorum. 
 

Önümüzdeki dönemde, gerçekleşen enerji zamlarına rağmen, yıllık enflasyonun ciddi bir sıçrayış gerçekleştirmeden önce bir ay daha sınırlı da olsa azalış kaydedebileceğini öngörüyorum. Elektrik ve doğalgaz fiyatlarında gerçekleşen zamların doğrudan etkisi, gıda enflasyonuna bağlı olarak halen yıllık bazda %5,9-6 bandına çekilme ihtimali olduğunu düşündüğüm Ekim ayı TÜFE rakamına 0.4 puan civarında yansıyacak. Ancak bu zamların ve TL’de devam eden zayıflama eğiliminin yılsonu için tahmin ettiğim %8,1’lik enflasyon için yukarı yönlü riskleri ciddi oranda artırdığı inancındayım. Daha da önemlisi, çekirdek enflasyon ve ÜFE’deki gelişmelerin önümüzdeki dönemin enflasyon görünümü için olumsuz sinyaller taşıdığını görüyor gelecek senenin %5’lik hedefinin en iyimser koşullarda 1 puandan az olmamak üzere aşılacağını düşünüyorum. 

Levent DURUSOY

 

Add a Comment

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Kudret Ayyıldır

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
Emtia 2008 krizinden beri en kötü kaybını genişletiyor

Emtia, Avrupa'nın borç krizi sebebiyle 2008 krizinden beri en kötü kaybını genişletiyor

Kapat