TÜFE MB’nın Söylediği Gibi, Ya Para Politikası?

Ekim ayı TÜFE artışı %3,27 oranında piyasa beklentisinin üzerinde ama Merkez Bankası’nın (MB) işaret ettiği seviyeler paralelinde gerçekleşti. 2003 bazlı seride en yüksek aylık artışa denk gelen ve %2,78’lik piyasa beklentisini önemli ölçüde aşan bu aylık enflasyon oranı yıllık TÜFE’yi %7,66’ya, diğer bir deyişle MB’nın iki gün önce işaret ettiği %7-8 bandına taşırken önemli bir sürpriz teşkil etmemiş oldu. Yıllık TÜFE oranının bir ay öncesine göre 1,5 puan daha yukarıda ve son bir yılın en yüksek düzeyinde olduğunu ve %5,5’lik resmi hedefin çevresindeki 2 puanlık belirsizlik aralığının üst sınırını da aşmış olduğunu belirteyim. Ekim ayında %1,6 artış kaydeden ÜFE’nin ise %1,66’lık beklentiye paralel ancak %1,95’lik öngörümün altında gerçekleşmiş olduğunu görüyorum. Ancak bu gerçekleşmeye rağmen yıllık ÜFE’de kaydedilen 0,4 puanlık artış %12,58 ile son 3 yılın en yüksek seviyesinin görülmesi için yeterli oluyor. 
  

Gıda enflasyonundaki olumsuz sürprizler ve güçlenen döviz kuru geçişkenliğinin TÜFE’yi tahminlerin üzerine taşımış olduğu verilerin detaylarından yaptığım ilk çıkarım. İTO rakamlarının işaret ettiği ılımlı eğilime rağmen %4,04 oranında yükselen gıda enflasyonu 1,1 puanlık katkısı ile manşet rakamın kabaca üçte birini teşkil ediyor. İşlenmemiş gıda enflasyonunun geçen yılki kadar olmamakla beraber yine de oldukça yüksek sayılabilecek %7,3 düzeyinde gerçekleştiğini, devam eden baskıların işlenmiş gıda enflasyonunu da %1,5 seviyesinin üzerine taşıdığını hesaplıyorum. Alkol ve tütün ürünlerinin yapılan vergi artışlarının sadece kısmen geri alınmasını takiben 81 baz puanlık katkı ile ikinci sırada yer alıyor olması ise beklenen bir gelişme. Konut fiyatları grubunda yaşanan ve öngörülerimi aşan  %3,59’luk aylık fiyat artışının yaptığı katkı 57 baz puanla yeni sezon başlangıcının etkileri görülen giyim grubu ile kabaca denk. Bunun arkasında yatan neden ise enerji alt grubunda yer alan doğalgaz ve elektrik dışındaki diğer önemli kalemlerin bu kalemlerde yaşanan fiyat ayarlamalarını takiben önemli ölçüde zamlanmış olmaları. Son olarak ev eşyası, ulaştırma ve otel restoran fiyatlarında yaşanan ve toplamda TÜFE’ye 25 baz puan katkıda bulunan yükselişlerin artan kur geçişkenliğinden kaynaklandığını söylemem mümkün.    

  
Çekirdek enflasyon cephesinde ise gerçekleşen %1,81’lik aylık artışın manşet TÜFE’de görülen tablodan daha az rahatsız edici olduğu düşünülebilir. Bu rakam görülmüş en yüksek aylık çekirdek rakama denk gelmiyor ve 2 yıl önceki Ekim ayında görülen %2,33’ün önemli ölçüde altında. Yıllık çekirdek enflasyonun artış temposu da 77 baz puanla bir önceki ayla hemen hemen paralel. Ancak dikkate alınması gerekenin, %7,67 ile gelinen seviyenin “kontrol edilebilir” enflasyonun belirsizlik aralığının üst sınırını aşmış olduğunu göstermesi olduğu fikrindeyim. Ayrıca çekirdek enflasyonun 2007 Haziran ayından bu yana en yüksek seviyede olması da bence kayda değer.       
  

Enerji üretim maliyetlerinde gerçekleşen artışın tahminlerimin altında gelmesi ise ÜFE’yi beklentimden düşük tutan unsur. Doğalgaz ve elektrik fiyatlarındaki artışlara rağmen bu grupta sadece %3,34 oranında artış yaşanmış olması, tarım enflasyonunun %3,99 ile tahminlerimin üzerinde gelerek yarattığı olumsuz etkiyi sınırlamakta fazlası ile yeterli olmuş. İmalat sanayi enflasyonunda ise beklentilerime paralel şekilde, TL’nin ayın ikinci yarısında kayıplarının bir kısmını geri almasının yardımı ile önceki aylara kıyasla daha makul olan %0,86’lık bir aylık artışa şahit oluyorum. Ancak bu noktada bu gerçekleşmenin biriken maliyet yönlü baskılarının azalması anlamına gelmediğini ve yıllık imalat sanayi enflasyonunun %17,93 düzeyine kadar tırmanmış olduğunu hatırlatmakta fayda görüyorum. 

  
Ekim ayı gerçekleşmelerini takiben TÜFE’nin yılı %9,1 düzeyinde bitirebileceğini öngörüyorum. Ancak tahinimin ciddi oranda gıda enflasyonunun seyrine bağlı olduğunu, özellikle işlenmemiş gıda cephesindeki yüksek artışın ardından gelebilecek düzeltmenin kritik olduğunu belirtmeliyim. Yine de son resmi tahmin olan %8,3’ün kolayca geçilebileceğine inanıyorum. Öte yandan Ekim’de gerçekleşen rekor TÜFE rakamında yönlendirilen fiyat artışları ve vergi ayarlamalarının önemli payı olduğunu kabul etmekle birlikte, çekirdek enflasyon cephesinde TÜFE’nin eğilimi konusunda olumsuz sinyaller gözlemlemeye devam ediyorum. Bu açıdan son PPK toplantısı ile birlikte beklenmedik şekilde sıkılaştırmaya geçişi yerinde bir tercih olarak değerlendiriyor, ancak sıkılaştırıcı duruş konusunda bir taahhüt verilmesinin günlük salınımlara kıyasla daha olumlu sonuçlanacağına inanıyorum.

Levent DURUSOY

 

Add a Comment

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Kudret Ayyıldır

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
LiderForex: Super Mario İş Başında…

EUR/USD ANALİZ Mario Draghi'nin Avrupa Merkez Bankası Başkanı olarak ilk hamlesi, yatırımcılara, görevinin hükümetleri kurtarmak olmadığı mesajını vermek olabileceği düşünülüyor....

Kapat