Taner Berksoy: Merkez Bankaları Uçurdu

Birkaç gündür dünyada egemen olan iktisadi  iklime  adeta  sihirli  bir el değmiş  gibi oldu.  Farkındaysanız iyimser bir iklimin yayılıyor.  Borsalarda coşkulu  bir hareketlilik var. Yeni bir ralli yaşanıyor. Döviz kurları biraz daha makul sayılabilecek aralıklara geliyor. Faizlerdeki tırmanma eğilimi sanki yavaşladı gibi. En önemlisi beklentilerin üstüne çökmüş olan karamsarlık baskısı azaldı. Sanki dünya durdu,  derin ve rahat bir nefes aldı. İklim değişti. İyimser oldu.

 
Dünya ekonomisinde uzun bir süredir ufku karartan gelişmeler yaşandığını biliyoruz.  Batının  gelişmiş  ülkelerinde  borç sarmalı sorunu gittikçe kötüleşti. Avrupa Birliği alanında borç sorunu akut hale geldi.  Birçok ülkede borçlanma faizleri tavana vurdu. Euro alanının dağılacağı,  Birliğin çökebileceği yönünde görüşler çıktı ortaya.  Doğunun gelişmekte olan ülkelerinde borç sorunu görece kontrol altında gibi görünüyordu ama orada da enflasyon tehdidi artış gösterdi.  Her iki grup da uygun politika bileşimini seçmekte zorlanmaya başladı. 
 

Batının gelişmiş ülkelerindeki sorunlar ve büyüme zafiyeti doğunun yüksek tempolu ülkelerinde de tempo kaybına neden oldu. Kriz sonrasında uluslararası ticarette gözlenen canlanma ivme kaybetti. Ticaretin yavaşlaması büyümesini daha çok dış taleple sürükleyen ülkelerde olumsuz etkiler yarattı. Uluslararası fon hacmindeki genişleme de durakladı.  Kaybolan risk iştahı gelişmekte olan ülkelerde finansman olanaklarını kısıtladı.  Risk iştahı geriledi. Büyümesi dış kaynak girişine duyarlı olan ülkeler bu nedenle ivme kaybetti.  Gelecek yılın büyüme tahminleri aşağıya doğru revize edildi.  Yeniden bir resesyon beklentisi doğdu. Kriz  kahinleri yeni bir kriz öngörmeye başladılar. Ufuk hepten karardı.

  
                                                                                     *                     *                      *                                                                           

    
Şimdi durum değişiyor gibi. Son iki gündür karamsarlık  iyimserliğe  doğru devinmeye başladı.  Bu devinim iyi de, kalıcılığı konusunda rivayet muhtelif.  Dünya ekonomisinin yolu açıldı diyen de var bundan bir şey çıkmaz diyen de.  Ne olduğunu görebilmek için bu yeni iyimserliğin kaynağını ve niteliğini doğru belirlemek gerekiyor. 
   
Aniden sökün eden bu iyimser iklimin en önemli  kaynağının bir uluslararası Merkez Bankası operasyonu olduğu anlaşılıyor.  Altı büyük ülkenin Merkez Bankası birlikte davranarak piyasalardaki  dolar likiditesini  arttırma  kararı aldılar.  Daha doğrusu, Amerikan Merkez Bankası FED’in uluslararası banka sistemine daha fazla dolar sağlamak üzere dolar takasının maliyetini düşürmesi üzerinde bir anlaşma sağlandığı anlaşılıyor.  Sonuçta dolar swap (takas) işlemlerinde maliyet 50 baz puan düşürüldü. 
  
Bu işlemle birlikte ortalığa dolar döküleceği beklentisinin doğması  doğal.  Ama, bu işlemin hacmi belki de çok önemli değil. Önemli olan iki nokta var. Bunlardan birisi söz konusu operasyonun özellikle Avrupa banka sisteminde yaratması muhtemel rahatlama.  İkinci nokta ise yapılan ortak eylemin aktörler üzerindeki etkisi.  Politika koyucularının uzun süredir uzlaşmaz ve hareketsiz  bir görüntü vermelerinin  beklenti bozulmasına neden olduğu biliniyor.  Şimdi  ortak bir politika girişimi üzerinde anlaşma sağlanıp, bu yönde bir adım atılmış olmasının aktörlerde yarattığı iyimser beklentiler  son operasyonun en önemli sonucudur diye düşünüyorum.                                               

                             
                                                                                *                   *                    *
  
Sistemde  likidite  yağının artmış olması iyi bir şey kuşkusuz. Beklentilerin düzeltilmiş olması da yararlı. Ancak bu ikisinin son dönemin akut sorunlarını çözmesi pek olası değil.   Dolayısıyla bu önlemlerden ne Avrupa ekonomisinde ne de dünya da kalıcı bir iyileşeme beklemek gerçekçi olmaz. İki olasılık düşünülebilir.  Bunlardan birisi son Merkez Bankaları operasyonunun geçici bir rahatlama sağlaması,  çok geçmeden de yine aynı bunaltıcı havaya geri dönülmesidir. Bu durumda Merkez Bankalarının dünya ekonomisini kısa bir mesafe uçurduğuna hükmederiz. 
  
İkinci olasılık ise Merkez Bankaları operasyonunun politika oluşumu ve uygulanmasındaki tıkanıklık ve donukluğun aşılmasının yolunu açmasıdır.   Son operasyonun böyle bir süreci başlatması olasıdır.  Böyle bir etki çok ciddi yarar sağlar. İşte o zaman Merkez Bankalarının dünya ekonomisini hedefe uçurduğunu söyleyebiliriz.

 
Prof.Dr.Taner BERKSOY

Dünya Gazetesi

 

Add a Comment

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Kudret Ayyıldır

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
Güven Sak: Borç Krizi, Washington’ı Başkent Yaptı

Avrupa’nın meselesi, euro cinsinden ihraç edilen ülke tahvillerinin AB tarafından üstlenilip üstlenilmeyeceği meselesidir.   Avrupa için karar anı galiba artık...

Kapat