Siyaset Meydanı Niye Çirkinleşti?

İlk bilincine vardığım seçim 1974’de yapılandı.  Kıbrıslıyım, Barış Harekatın’dan sonra Ecevit’çi oldum. 1977’de meydanlarda ilk yürüyüşümü yaptım.  O zamandan bu yana bütün seçimleri izliyorum, ama siyaset meydanının bu denli kirlendiğini görmedim. Niçin?  Ve daha önemlisi, seçimden sonra sular durulur mu?  Bakalım önceki seçimlere göre nelerin değiştiğine:

  • Siyasette hep dinsel motivler işlenir ama iki yenilik var. Birincisi Sn Bahçeli’nin artık açıkça  inanç önderi Sn Fethullah Gülen’i hedef alması. İkincisi, ve daha korkutucu olanı ise Sn Erdoğan’ın Sn Kılıçdaroğlu’nun Alevilikle vurması.  Sn Erdoğan Alevilik hakkında kötü  söz söylemiyor, onu Anadolu’nu içlerinde katı Sünni’leri hedefleyen örgüt yerine getiriyor.  

 

  • Cumartesi Radikal’de Eyüp Can, kaset skandalını “kaset demekrasisi” olarak nitelendirdi.  Bu sabah websitelerinde “has ülkücüler” Bahçeli istifa etmezse, kasetlerin birbiri ardından vizyona gireceğini duyurdular.

 

  • Siyaset ve şiddet de bizde hep ele ele yürür, ama BDP-PKK işbirliği ve Doğu ve Güneydoğu’da AKP’li seçmeni  sindirme operasyonu çok bariz.  AKP’nin devlet  eliyle etnisist Kürt hareketinin tüm sivil örgütlenmesini tasviye girişimi ürkütücü.  2.500 Kürt siyasetçi ve aydın göz altında, Suriye mi burası ya?

 

Son anketlere bakıyorum, AKP açık farkla önde, MHP zar zor da olsa TBMM’ne giriyor.  AKP dahi kendi oylarını %45-50, CHP’yi %25-28, MHP’yi %11 civarında görüyor.  Siyasette kirlenmeyi ve tırmanan gerginliğin suçunu AKP’ye atmıyorum, ama bu kadar açık farkla önde olan Sn Erdoğan,  istese gerginliği tırmandırmak yerine daha barışçıl bir uslupla halkın gazını alırdı.  Almadı.  Çünkü, partiler seçime Türkiye’yi 4 yıl daha yönetmek için girmedi, CHP, MHP ve BDP açısından bu varoluş mücadelesi. AKP ise ülkede 20 yıl daha iktidarını garantiye alacak sistem kurma peşinde.

AKP’den başlayalım, parti sözcüleri kabul ediyor, yeni anayasa ilk öncelik.  Bunun için en az 330 milletvekili (MV) ve %50 oy lazım. 330 MV ile AKP tek başına anayasayı yazar, referanduma zorlar, Sn Erdoğan’ın akıl almaz karizması ve seçimden gelen %50 desteği ile rahatlıkla halka onaylatır. AKP, seçimden 367 MV ile çıksa dahi, diğer partilerle uzlaşma arayacağını beyan ediyor, ama içinde başkanlık sistemi olan bir anayasaya kimse razı olmaz. 

O zaman, AKP açısından gerilimi tırmandırmanın gerekçesi, anketlerde 330 MV’ne dahi erişemeyeceklerini görmüş olmalarından kaynaklanmalı. MHP’yi kaset skandalı ile vurmak AKP’nin fikri olmayabilir. AKP dışında bazı güç odakları, belki de gerçekten Gülen Cemati, siyasette kendi tasarımını gerçekleştirmek peşinde.   MHP’siz  TBMM’de CHP, AKP ve BDP’nin türban-imam hatip ve Kürt sorunlarında kolaylıkla uzlaşabileceğini düşünüyor olabilirler.

Dolayısı ile bu seçim MHP için de hayatta kalma meselesi haline dönüştü.  Sn Bahçeli siyasi kariyerinin en büyük riskina alarak açıkça Sn Gülen’e  tavır alıyor. Bahçeli, çok iyi ilişkiler sürdürme gayreti içinde olduğu dini cemaatlerin artık onu çizdiğini, bu nedenle karşı koymakla fazla bir şey kaybetmeyeceğini düşünüyor.

BDP açısından, Doğu ve Güneydoğu’da çıkartacağı MV sayısı kadar Kürt seçmenin nezdinde birinci parti olmak önemli ki yarın anayasa pazarlıklarında resmen Kürtler adına konuşma hakkını elde etsin.  PKK’nın Hizbullah’ın STÖ’ne başlattığı taciz örgütü etkisiz hale getirmekten çok,   sivil itaatsizlik ve  etnisist Kürt cephesine katılmasını sağlamak amacına yönelik.  CHP açısından ise alacağı oy çok önemli.  Artık Cengiz Çandar ve Ahmet-Mehmet Altan gibi geleneksel olarak CHP’ye çok soğuk bakan isimlerde bile Kılıçdaroğlu’nun yepyeni bir anlayış getirdiği düşüncesi hakim.  Kılıçdaroğlu, partiyi Baykal düzleminden çekip Ecevit- Erdal İnönü çizgisine sürüklüyor.  Eğer %30 veya üstünde oy alırsa hem anayasada  daha çok söz hakkı olacak, hem part için muhalefeti ve tembel örgütü tasviye ederek tüm partiye damgasını vuracak.

Bu belaltı kavgadan kim galip çıkar?  BDP hariç hiç kimse. Çünkü tüm partiler büyük riskler alıyor. AKP  ÖSYM Başkanı Demir’i görevden alıp, YGS’yı tekrar ettirmeliydi.  MHP Gülen’i hedef alarak tabanın bir kısmını daha kaybetmeyi göze alıyor.  Kılıcdaroğlu’nun kuvvetli yönü ekonomi programı ve demokrasi açılım, Erdoğan’a laf yetiştirmek onu harcı değil. 

Seçimlere 28 gün kala dağılım çok değişmeyecek. MHP’nin baraj altında kalması çok, çok zor. Gülenciler oy vermezse, Kemalist CHP’liler verecek. AKP ÖSYM ve YÖK’e sahip çıkıp BDP’yi hedef tahtasına oturtarak 367, belki de 330  MV şansını kaybetti.  CHP’in performansını ben de çok merak ediyorum, ama %30’u aşamayacağı kesin gibi.  Ama, BDP’nin bu şiddet olaylarından karlı çıkacağından eminim.  BDP en az 30 MV, belki biraz daha fazlasını taşıyabilir TBMM’ne.

Seçimden sonra da sular durulmayacak. MHP baraj altında kalırsa Gülen ve AKP’yi affetmez, gerginlik sokaklara taşacak. AKP, kazansa da halkın istediği değil, Erdoğan’ı cumhurbaşkanlığına taşıyacak anayasayı yapmaya başlayınca, Kürtler’i zaptetmek çok zor olacak. Aviler artık AKP’den tamamen koptu, CHP yoluyla da taleplerini anayasaya taşıyamazsa, onlar da meydanlara dökülecek.  BDP-PKK’nın AKP’ye güveni kalmadı, anayasaya istedikleri yazdırıncaya kadar şiddet kozunu hep eylemlerle gündemde tutacak.  

Partiler seçimi kan davasına çevirerek kendi hayatlarını zorlaştırdılar. Bu gerginliği bitirecek tek senaryo var.  AKP’nin 330 MV’nin altında kaldığı, dört partinin de temsil edildiği bir TBMM.  Derhal parti ve sivil toplum örgütü temsilcilerniden kurulacak bir anayasa komisyonu ve Kemalistler’den, Kürt  milliyetçileri, Aleviler ve türbanlılara kadar herkese haklarını verip, çelişen menfaatlar arasında denge kurma mekanizmalarını da içeren bir anayasa.  Dah azı Türkiye’yi kurtarmaz. Hele MHP’nin TBMM dışında kaldığı, AKP’nin referandumla kendi modelini Türkiye’ye empoze ettiği “daha çoğu” hiç kurtarmaz.

Atilla Yeşilada,

ayesilada@gmail.com

Add a Comment

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
Jim O’Neill: Yatırımcılar Kötümser

Goldman Sachs Asset Management başkanı ve ünlü ekonomici Jim O’Neill hisse senedindeki korkunun sebeplerini açıkladı. Bugün Bloomberg’e konuşan Jim O’Neill’a...

Kapat