Siyaset Kafa Karıştırıyor: Ara Seçim Var Mı?

 

Ankara’da yaşanan gelişmeler yatırımcının siyaseti göz ardı etmesini zorlaştırıyor. Bugün gazetelerde hem “iyi” hem de “kötü” senaryolar yer aldı, liderler ise hiç de uzlaşma görünümü vermiyor doğrusu.   Dün Simav’da depremzedelere hitap eden Sn Erdoğan muhalefet için çok ağır konuştu:

“Simav’da depremzedelere konuşan Erdoğan CHP’nin yemin boykotunu eleştirdi: “Arkadaşlarımız yemin etmedikçe biz 4 yıl da olsa yemin etmeyeceğiz dediler. Bu sözü unutmayın, tükürdüklerini yalayacaklar” dedi. (Milliyet)

CHP lider Kılıçdaroğlu’nun geri adım atmaya hiç niyeti yok:

“TBMM Başkanlığı’na aday olan Çiçek ile AKP ve MHP yöneticilerinin, “CHP, sorunun çözümü için Meclis’e gelsin” açıklamalarına, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’ndan yanıt geldi. VATAN’a konuşan Kılıçdaroğlu, “Biz zaten Meclis’teyiz, dışarıda değiliz, CHP’den dışarı çıkan mı var?” dedi

AKP’nin kendileri açısından, verdiği sözler açısından güven verici bir parti olmadığını ifade eden Kılıçdaroğlu, şöyle dedi: “Neden güvenmiyorum onu da söyleyeyim. Daha önce Grup Başkan Vekilliği yaptığım dönemde söz verdiler ve verdikleri sözü tutmadılar. Şimdi biz diyoruz ki, Siz söz mü vermek istiyorsunuz. Gelin oturalım, konuşalım. İstediğimiz şu; halk oy verdi, oy verdiği milletvekili seçildi, Meclis’e gelecek, yemin edecek o kadar. Hukukun üstünlüğüne inandığımız için. Bunları sokak sokak, kahve kahve, ev ev anlatacağız. Diyeceğiz ki, milletin iradesi sakatlanmıştır. Madem ki milli irade diyoruz, milli iradeye sonuna kadar sahip çıkacağız.”  (VATAN)

Pek, burdan nereye gidilir?  İyi senaryoyu Radikal bugün başlığına taşıdı:

“CHP’nin yemin krizini aşması için Ankara’da ilk kez umut ışığı doğdu. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün devreye girmesi ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun AK Parti’nin TBMM başkan adayı Cemil Çiçek’i övücü sözleri gergin siyasi ortamı yumuşattı. Ankara’da konuşulan son senaryo ‘Çiçek formülü’yle krizin çözülmesi.

Formülün ana mantığı, yargının elinin rahatlatılarak Ergenekon ve KCK sanıklarının tahliyesi. Hükümet, yargıya müdahale olacağı gerekçesiyle CHP’nin önerdiği yasal düzenlemelere karşı çıkmıştı. Cemil Çiçek’in öncülüğünde yapılacak görüşmelerde üretilecek formüllerin aynı kaygıya yol açmayacak şekilde olmasına özen gösterilecek. Böylece, CHP’nin hatta BDP’lilerin yemin ederek Meclis çalışmalarına katılması, 8 tutuklu milletvekilinin de 1 Ekim’deki açılışta Meclis’te yemin etmeleri hesaplanıyor.

İki haftadır gündemi esir alan ‘yemin krizi’nde geliştirilen son senaryo hafta başında uygulamaya konuyor. Krizin çözümünde aktif rolü yarın TBMM Başkanı seçilmesi kesin olan Cemil Çiçek üstlenecek. AK Parti, CHP, MHP ve BDP’lileri ortak bir noktada buluşturabilecek çözüm formülü üzerinde çalışılıyor. Çiçek’in ajandasında ‘Sapanca formülü’ ve ‘CMK 100. Madde’ seçeneği dışında başka çözümler bulunuyor.

‘Cemil Abi formülü’

Radikal’in ulaştığı bilgilere göre hükümet kanadının geliştirdiği son senaryo şu şekilde işleyecek:

Cemil Çiçek, TBMM Başkanı seçildikten sonra ilk iş olarak AK Parti, CHP ve MHP yöneticileriyle görüşecek. Çiçek, zemin uygun olursa Başbakan Erdoğan ile CHP lideri Kılıçdaroğlu ve MHP lideri Bahçeli ile de görüşmeyi hatta ‘liderler zirvesi’ toplamayı düşünüyor. Bu görüşmelerde her üç partinin önerileri de ele alınacak olsa da uzlaşma sağlanabilecek orta yol formülünün Çiçek tarafından ortaya atılması bekleniyor. AK Parti, yemin etmediği için yara aldığını düşündüğü CHP’nin bu formüle “evet” diyeceğine inanıyor. Hatip Dicle için “kırmızı çizgimiz” dese de BDP’lilerin de düzenlemeye destek vereceği beklentisi yüksek. Beklendiği gibi anlaşma sağlanırsa CHP ile BDP’liler ve bağımsızlar, gelecek hafta yemin ederek TBMM çalışmalarına katılma hakkı kazanacak. TBMM’nin yeni başkanlık divanı ve komisyonlar da yemin sonrası hızlı bir şekilde oluşturulacak. CHP, Hükümet Programı’nın görüşülmesi sırasında da kürsüdeki yerini alabilecek.

Temmuzda tahliye umudu

CHP’nin yemin etmeme gerekçesi Ergenekon tutuklusu Mustafa Balbay ve Mehmet Haberal’ın tahliye edilmemiş olmaları. BDP de Hatip Dicle’nin milletvekilliğinin iptaliyle KCK tutuklusu vekillerin serbest bırakılmaması nedeniyle Meclis’i boykot ediyor. ‘Çiçek formülü’yle tutuklu milletvekillerinin otomatik tahliyesi düşünülmüyor. Son söz yine eli rahatlamış yargıya bırakılıyor. CHP ve MHP’li milletvekillerinin tahliyesi talebi için gerekli olan 1 aylık süre Temmuz ayının son haftasına karşılık geliyor. Sekiz vekilin bu şekilde 25 Temmuz tarihinde tahliye olabilecekleri umuluyor. TBMM Hükümet Programı’nın oylanmasının ardından tatile giriyor. Tahmini olarak 15 Temmuz’da tatile girecek olan TBMM, kapılarını 1 Ekim tarihinde açıyor. CHP, MHP ve BDP’li 8 milletvekili, tahliye olmaları halinde 1 Ekim’de yemin ederek milletvekili sıralarına oturabilecek.”

Kötü senaryoyu ise VATAN’dan Can Ataklı makalesinde dile getirdi:

“İlk söylendiğinde pek ilgi görmeyen bir görüşün AKP içinde yaygınlaştığı ileri sürülüyor. O da CHP ve BDP’lilerin milletvekilliklerini düşürmek. Şöyle olacak. AKP, Meclis Başkanı seçildikten hemen sonra Meclis’i tatil etme yerine çalışma kararı alacak ve komisyonları oluşturacak. CHP bu süreçte yemin etmezse Meclis çalışmalarına da katılamayacak. 5 iş günü oturuma katılmayan milletvekilinin vekilliği düşecek.

Meclis kararı gerekli

5 oturuma katılmayan milletvekillerinin vekilliği düşer ancak bunun için Meclis kararı gerekli. İşte AKP kulislerinde “Düşürelim de görsünler günlerini” diyenler olduğu belirtiliyor. AKP’liler böyle bir durumda CHP’lilerin bir seçimi göze alamayacaklarını ya da en azından içlerinde çatlama olacağını ve bazı CHP’lilerin partilerinden ayrılarak Meclis’e geleceğini tahmin ediyorlar. CHP grubuna bakıldığında bu görüş mantıklı görünüyor.

Seçime gitme planı

Eğer 5 gün maddesi uygulanır ve CHP- BDP milletvekillerinin vekillikleri düşürülürse Meclis’te 160’a yakın sandaye boşalır. Bu durumda anayasa gereği ara seçime gidilir. Anayasaya göre boşalan milletvekilleri için ara seçim yapılır, bu seçim bir yasama döneminde bir kere olabilir ve seçimden 30 ay sonra yapılır. Ancak üye tam sayısının yüzde 5’i boşalmışsa 30 ay şartı aranmaz ve üç ay içinde seçime gidilir. AKP bunu hesaplıyor.

AKP 367’yi bulur

Eğer 160 milletvekili için 3 ay içinde bir ara seçim yapılırsa bu bütün illerde seçim anlamına gelir. Yani bir tür mini genel seçim. Ve son seçimlerde alınan oranlar aynen gerçekleşirse AKP 160 milletvekilinin yarısını alır. Böylelikle 400’ün üzerinde milletvekili ile AKP tek başına anayasayı dilediği gibi yazabileceği güce kavuşur. Muhalefet ise Meclis’te hiçbir etkisi kalmayacak biçimde küçülmüş hale gelir. Peki bu olur mu?

CHP bunu bilmiyor mu?

Yemin krizinin varacağı böyle bir sonucu herhalde CHP’nin bilmemesi mümkün değil. Ancak, CHP direnişini sürdürür ve yapılacak ara seçimlere katılmayacağını açıklarsa ne olur? CHP’nin hiç katılmadığı bir ara seçimde 160 milletvekilinin 100’den fazlasını AKP alır, MHP birkaç vekil kazanır, gerisi de BDP’ye gider. Ara seçimde baraj olmayacağı için BDP bu seçimlere kendi listesiyle girer ve şimdikinden daha fazla milletvekili çıkarabilir.”

Add a Comment

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
Emtia Fonları Kan Kaybediyor

Barclays’in küresel araştırmasına göre, Mayıs ayında emtialara yatırım yapan exchange traded funds (ETF’den) rekor para kaçışı gözlendi.  ETF’ler daha çok...

Kapat