Segui il tuo corso, e lascia dir la genti

Sen bildiğin yoldan şaşma, bırak ne derlerse desinler”…
 

Karl Marx’ın ve Marksizmin temel yapıtı Kapital: Ekonomi Politiğin Eleştirisi’nin ilk baskısı 25 Temmuz 1867’de yayımlanmış.  Marx, Almanca olan birinci baskının önsözünü, Dante’nin İlahi Komedya’sından başvurduğu yukarıdaki dizelerle tamamlamaktadır. Kendi ifadesiyle, “Bilimsel eleştiriye dayanan her görüşü hoşnutlukla karşılarım.  Kamuoyu denen şeyin hiçbir zaman taviz vermediğim önyargıları söz konusu olduğunda (…) büyük Floransalı’nın şu şiarını benimsiyorum” sözleriyle yukarıdaki başlığı dile getirir ve bilimsel yöntemini açık yüreklilikle ortaya koyar.

 
Kapital’in ilk satırları “Meta” kavramına değinir.  Marx’a göre, “kapitalist üretim tarzının egemen olduğu toplumların zenginliği, ‘muazzam bir meta yığını’ olarak görünür; bunun basit biçimi tek bir metadır.  Bu nedenle, Marx’ın kapitalizmi incelemesi “metanın” analiziyle başlar ve kapitalist üretim tarzı ve onunla uyuşan üretim ve dolaşım ilişkilerinin analiziyle devam eder.  Marx, “bunların bugüne kadarki klasik yurdu İngiltere’dir” derken bir yandan da “Alman okuyucuya” seslenir: (siz “Alman” ve “Almanya” sözcükleri yerine “Türk” ve “Türkiye” sözcüklerini koyarak okumaya devam ediniz).

 
Ama Alman okuyucu, İngiliz sanayi ve tarım işçilerinin durumları karşısında ikiyüzlüce omuz silkecek ya da Almanya’da işler hiç de o kadar kötüye gitmiyor diye kendisini iyimser bir havaya bırakacaksa, ona şöyle seslenmeliyim: De te fabula narratar”.
 

Yani: Anlatılan senin hikayendir!
 

                                                                                                                     ***

 
Bu noktada, geçen haftaki yazımızda sunduğumuz, Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından yayınlanan verileri bir kez daha anımsamakta fayda var: ILO “kendi hesabına çalışan küçük üreticileri ve ücretsiz aile çalışanlarını”  güvencesiz istihdam (vulnerable employment) olarak tanımlıyor.  ILO’nun hesaplamalarına göre, 2009 yılı itibariyle küresel ekonomide güvencesiz istihdam toplam 1.5 milyar kişi düzeyinde idi.  Bu rakam, 3 milyar olan toplam küresel istihdamın yarısına ulaşıyor.

 
Gene ILO verilerine göre, en dar yoksulluk sınırı olarak kabul edilen “günde 1.25$ gelir” (günde yaklaşık 1TL, 80 kuruş) kıstasına göre çizilen yoksulluk sınırının altında 632 milyon kişinin çalıştırıldığı ve bu oranın tüm dünya emekçilerinin beşte birine ulaştığı görülüyor.  Tekrar vurgulayalım: dünyamızda her beş emekçiden birisi günde 180 kuruşun altında bir “ücret” geliri elde edebiliyor.  Eğer “yoksulluk  sınırı” biraz daha genişletilir ve günde 2$ (günde 3 TL) düzeyine  çekilirse, 1.2 milyar kişinin yoksulluk düzeyinde çalıştırıldığı hesaplanıyor.  Bu rakam ise küresel istihdamın yüzde 40’ı demek.
 

Emeğin yoksullaşma süreci, kapitalizmin eşitsiz gelişme yasaları altında istihdam koşullarının enformalleştirilmesi ve emeğin sosyal hak ve ücret kazanımlarının geriletilmesiyle birlikte daha da şiddetleniyor.
 

                                                                                                                             ***
 

Kapital’in “Sermayenin Üretim Süreci” alt başlığını taşıyan Birinci Cildi, Nail Satlıgan ile 2005 yılında kaybettiğimiz Mehmet Selik’in çabalarıyla Almanca aslından çevrildi ve Yordam Kitap tarafından geçtiğimiz günlerde yayımlandı.  875 sayfalık bu dev eser diğer iki cilt ile tamamlandığında, Almanca aslından doğrudan çevirisi ile Türk okuru ilk kez buluşmuş olacak.
  

Yordam Kitap’ın notuna göre, Kapital’i Almanca aslından Türkçeye çevirip yayınlamaya ilk başlayan Hikmet Kıvılcımlı’dır.  1937 yılında başlayan bu girişimi Kıvılcımlı, her ay bir fasikülü yayınlanarak dört yıla yayılacak bir tasarı olarak planlamış.  Ancak  Kapital’in basımı ilk yedi fasikülün yayınlanmasından sonra Kıvılcımlı’ın tutuklanmasıyla yarım kalmıştı.  Bu çabanın ardından 1966/67’de Mehmet Selik’in Sol Yayınları’ndan yayımlanan I. Cilt ve 1975-78 yılları arasında Alaattin Bilgi’nin toplam üç ciltlik İngilizce’den çevirileri Türk okuruyla buluşmuştu.

 
Yordam Kitap’tan yayımlanmış olan 1. Cilt, güncelleştirilmiş bir “sözlükçe” ve “sonuçlar” ile tamamlanarak okuyuculara sunulmuş.  Marx’ın, Kapital’in Fransızca basımında dile getirdiği önsözü anımsayarak, “bilime giden düz bir yol bulunmuyor ve yalnızca onun dik patikalarını tırmanmaktan çekinmeyenler, aydınlık doruklarına ulaşma şansına sahiptir”.
 

Yordam Kitap emekçilerine bu son derece özverili uğraş için teşekkür borçluyuz.
 

Erinç YELDAN

Cumhuriyet Gazetesi

Add a Comment

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Kudret Ayyıldır

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
Özelleştirmede 5 Milyar Dolarlık Tehlike

Başkent Gaz’da 100 milyon dolar teminatı yakarak kendi aralarında da köprüleri atmaya hazırlanan İki Mehmetler Ortaklığı, bu sene bütçe dengesini...

Kapat