Sabreden Derviş Muradına Erecek Mi?

TÜİK’in yayınladığı verilere göre Mayıs ayı sanayi üretimi bir önceki senenin aynı ayına göre %8 artarak (aylık bazda %2,9 yukarıda), piyasanın %7,4’lük ve bizim %7’lik beklentimizin üzerinde gerçekleşti.
 

Aylık sanayi üretiminin bileşenlerine baktığımızda, imalat sanayi üretiminin yıllık bazda sanayi üretimi büyümesinin bir miktar üzerinde kalarak, %8,7 arttığını görüyoruz (aylık bazda %3,3 artış). Öte yandan, madencilik sektörü yıllık bazda neredeyse sabitken elektrik-gaz üretimi %5,1 artış sergiledi.
 

Böylece yılın ilk beş ayında sanayi üretimi yıllık bazda %11,7 artış sergiledi. Geçen yılın aynı dönemde bu rakam %16,7 seviyesindeydi.
 

Sanayi üretiminin aylık artışının büyük bir kısmı takvim ve mevsim etkilerinden kaynaklanıyor. Aylık olarak bakıldığında son dört aydır düşüşünü devam ettiren arındırılmış seri %3,1 geriledi, yıllık olarak ise %5,1 yukarıda.
 

Alt detaylara bakıldığında dayanıklı ve dayanıksız mal imalatlarının güçlü büyümeleri devam ederken kara taşıtları üretiminin bir miktar hız kestiği görülüyor. Merkez Bankası (MB) yılın ikinci çeyreğinde iktisadi aktivitenin ilk çeyreğe göre yatay seyredeceğini öngörüyor. Mayıs ayı arındırılmış rakamları bu görüşü desteklese de Haziran PMI verilerinin aylık bazda yükselişi soru işaretleri yaratıyor.
  

Avrupa cephesindeki kırılganlıklar Türkiye’nin dış talebini ve dolayısıyla toplam talebi sınırlamaya devam edecektir. MB’nin aldığı tedbirler sonucunda iç talep cephesinde de bir miktar yavaşlama görebiliriz. Dolayısıyla genel resim bizim baz senaryomuzda da bulunan MB’nin %25’lik yıllık kredi büyüme hedefiyle uyumlu.
 

MB, önümüzdeki dönemde sanayi üretim cephesinde, öngördüğü senaryoyla uyumlu seyreden arındırılmış rakamları vurgulamaya devam edebilir. Haziran ayı TÜFE gerçekleşmeleri, ılımlı seyreden enflasyon beklentileri ve Mayıs ayı sanayi üretiminde görülen resim MB’nin elini kuvvetlendirdi. Sanayi üretim rakamlarında arındırılmış serilerin  mevcut zayıf eğilimlerini devam ettirmesi MB’nin aldığı tedbirlere daha az kuşkuyla bakılmasını sağlayacaktır. Ancak henüz bu noktada değiliz.
  

Beklentilerin üzerinde gelen yıllık sanayi üretimi büyümesine rağmen rakamlardaki resim MB’nin çıktı açığı cephesinde mevcut senaryosunu korumasını sağlayacaktır. Önümüzdeki aylarda büyüme eğiliminin bir miktar hız kesmesini bekliyoruz ancak büyüme cephesinde yukarı yönlü riskler henüz tam anlamıyla ortadan kalkmış değil. Dolayısıyla iç talebin ne ölçüde hız kaybedeceğini görmek isteyenlere biraz daha sabretmelerini tavsiye ediyoruz.
 

Bahsi geçen yukarı yönlü riskleri ortadan kaldırmak adına BDDK’nın ek önlemlerinin ve sıkı para politikasının devam ettirilmesini ve mali disiplinin arttırılması gerektiğini düşünüyoruz. Önümüzdeki dönemde “kontrollü yavaşlama” en iyi senaryo olacaktır. 

Burcu ÜNÜVAR

Add a Comment

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
Türkiye’nin Enerji Tüketimi Yüzde 9,8 Arttı

BP Dünya Enerji İstatistikleri Raporu’na   göre 2010 yılında dünyadaki toplam enerji tüketiminin yüzde 0,9′unu   gerçekleştiren Türkiye’de enerji tüketimi 2009 yılına...

Kapat