PPK’dan Bekle Göre Devam

Para Politikası Kurulu (PPK) bugün gerçekleştirdiği toplantının sonrasında art arda ikinci ayda da bekle-gör politikasını devam ettirdi. Tüm katılımcılar tarafından beklendiği şekilde kısa vadeli faiz oranlarında değişikliğe gitmeyen Kurul, politika faizi olan 1-hfatlık repo ihalesi oranını %6,25 olarak teyit etmiş oldu. Ayrıca Merkez Bankası’nın (MB) gecelik vadede borçlanma ve borç verme oranlarında da değişikliğe gitmeyen PPK, ek bir politika aracı olarak sunduğu kısa vadeli faiz koridorunun genişliğini 7,5 puan olarak muhafaza etti. Zorunlu karşılık cephesinde ise PPK, benim ve birkaç katılımcının tahminlerinin aksine ama genel piyasa beklentisi ile uyumlu şekilde ek bir artırıma gitmedi.

   
PPK duyurusuna eşlik eden bir sayfalık karar metnini incelediğimde büyüme görünümünün Mayıs ayında sunulan ile önemli farklılıklar içermediğine şahit oluyorum. Genel ekonomik aktivitede bir yavaşlama olduğunu vurgulayan PPK, özel kesim tüketim ve yatırım talebinde ılımlı seyir izlenmekte olduğunu, dış talebin ise zayıf kalmaya devam ettiğini yinelemiş. İş gücü piyasası koşullarındaki iyileşmeyi kaydeden ve işsizlik oranlarının artık kriz öncesi seviyelere dönmüş olduğunun altını çizen Kurul üyeleri, ek bir tespit olarak artan verimlilik oranlarına vurgu yapmışlar. Artan verimlilikle beraber birim işgücü maliyetlerinin aslında düşüte olduğuna işaret eden PPK, dış talepteki zayıflığın ise imalat sanayi kapasite kullanım oranlarının düşük düzeylerini korumakta olduğunu tespit etmiş. Ekonomik aktivitenin aşağı yönlü bir döngünün başlangıcında olduğu fikrine üretim cephesindeki verilere bakarak katılıyor olsam da,  son dönemdeki veri akışının talep yönünde fark edilebilir bir yavaşlamanın sinyallerini içerdiğini düşünmüyorum.
 

Enflasyon cephesinde PPK’nın yaptığı en önemli tespit Mayıs ayında önemli bir olumsuz şok yaşatan işlenmemiş gıda fiyatlarında Haziran’da yaşanan aşağı yönlü düzeltme. Kurul’a göre bu düzeltme yıllık TÜFE’yi aşağıya çekecek. Şu andaki mevcut tahminlerim de bana benzer bir tablo sunuyor ve yıllık TÜFE’nin %7,17’den %6,9’a gerileyebileceğini gösteriyor. Ancak PPK’nın orta vadeli enflasyon görünümü ile ilgili söylediklerinin oldukça yüzeysel kaldığını not etmekte fayda var. Bir kez daha birikimli ithalat fiyat artışlarının yarattığı risklere ve baz etkisinin çekirdek TÜFE’yi sınırlı miktarda yukarı taşıyacağı ile kısıtlı kalan tespitlerini yineleyen PPK’nın, 7 aydır düzenli bir artış sergileyen çekirdek enflasyonun hedef altında kalmaya devam edeceği yönünde herhangi bir güvence veremiyor oluşu bence olumsuz.
 

Karar metninde gözümüze çarpan son önemli unsur ise BDDK tarafından son dönemde alınan tedbirlerin iç ve dış talebin dengelenmesinde rol oynayacağı konusundaki vurgu. Bu tespit ile beraber PPK, cari dengede kayda değer bir iyileşmenin görülebilmesi için yılın son çeyreğini işaret etmeye devam ediyor. Ek olarak MB alışılmamış para politikası bileşimine duyduğu güvenin halen devam ettiğini net bir şekilde ortaya koyarken, bugüne kadar alınmış tedbirlerin kâfi gelebileceğine dair örtülü bir mesaj da veriyor. Gerekli görüldüğü takdirde aynı doğrultuda ek tedbirler alınacağını söyleyen kilit cümlenin karar metninde aynen tekrarlanmış olması, Temmuz ayında bir faiz artırımının bazı piyasa oyuncularının beklentisinin aksine mümkün olmadığını gösteriyor.
 

Mayıs toplantısı sonrasında şahit olduğumuz şekilde, PPK’nın enflasyon görünümü konusundaki rahatlığının ve finansal istikrarı korumak adına yükümlülüklerini şu an için yerine getirmiş olduğuna dair inancının piyasa tarafından kabul görmüyor oluşu, döviz kurunu dışsal dengesizlikler için tek düzeltme kanalı alternatifi haline getiriyor. MB’nın konvansiyonel para politikasına dönüşte gönülsüzlüğünü sürdürmesi durumunda TL’nin daha fazla aşağı yönlü baskılara maruz kalabileceğini, enflasyon içinse yukarı yönlü risklerin artacağını düşünüyorum.

Add a Comment

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
Tüketici Kredileri ve Kredi Kartları 195,4 Milyar Liraya Ulaştı

Mevduat bankalarının tüketici kredileri ve   kredi kartları tutarı, 17 Haziran 2011 tarihi itibariyle 195 milyar 445 milyon   529 bin lira...

Kapat