Piyasalar geleceği görebilir mi?

Bugün dünyada finansal piyasaların bilimsel olarak nasıl işlediği konusunda çok fazla kaynak varken piyasaların doğasını anlatan araştırma ve yazıya rastlamak neredeyse imkansız gibidir.

Klasik Ekonomi bilimi, insanların ekonomik kararlarını verirken bilerek ve isteyerek verdiklerini söyler. Hemen ardından da bu rasyonellik bilincinin sınırlarını çizer: İnsan kollarını kanat gibi çırparak uçamaz. İnsanın doğal kısıtlarını aşamayacağı gerçeği bugünün finansal sistemi için artık kabul edilebilir bir olgu değildir. İnsanlar kollarını çırparak artık uçabilmektedirler.

İşte piyasalar denilen bu karmaşık sistem kendi doğası üzerinde hareket etmekte, olanları ve olacakları belirleyebilmektedir. Piyasaların olacakları önceden kestirmesi mümkün müdür? Aşağıda anlatacağımız hikaye bu sorunun cevabını sanıyoruz fazlasıyla verecektir.

Piyasaların olacakları tüm sosyal bilimlerden önce gördüğü çarpıcı bir olay New York Borsasında yaşanmıştır. Tarih 28 Ocak 1986. Dünya havacılık tarihinin en trajik kazasının gerçekleştiği gün. Uzay Mekiği Challenger, kalkışından 73 saniye sonra yedi mürettebatı ile havada infilak eder. Birçok kişinin televizyon başında izlediği bu acı olayın nedeni uzun süre öğrenilemez. NASA, patlamanın nedenini araştırması için uygarlık tarihinin en önemli teorik fizikçilerinden Richard P.Feynman’ı görevlendirir. Rogers Komisyonu adlı araştırma ekibi kazanın nedenini yaklaşık altı ay sonra açıklar. Hatalı üretilen küçük bir motor parçası kazaya sebep olmuştur. Hatalı parçanın üreticisi ise Morton Thiokol adlı şirkettir. Gözler bir anda Morton Thiokol’a çevrilir. Uzay mekiğinin inşasında Morton’un dışında 3 firma daha görev almıştır. Bunlar mekiğin motorlarını yapan Rockwell, yer desteğini sağlayan Lockheed ve dış tankları üreten Martin Marietta’dır. Fakat komisyon sadece Morton’u suçlu bulmuştur.

Kazaya, mekiğin katı yakıt ek motorunu yapan Morton Thiokol’un neden olduğu açıklandığı gün, yani kazadan altı sonra, Morton Thiokol ile ilgili çok çarpıcı bir gerçek daha ortaya çıkar.

Mekiğin yapımında rol oynayan dört şirketin de hisse senetleri New York borsasında işlem görüyordu. Patlamanın olduğu gün, New York Borsası’nda, Challenger’ın yapımında görev alan dört büyük yüklenicinin hisseleri düşmeye başlar. 4 şirket de günü düşüşle kapatır. Fakat diğer üç şirketin hisse senetleri günü %3 düzeylerinde zararla kapatırken Morton Thiokol hisseleri %12 oranında düşmüştür. Bu gerçekten şaşırtıcı bir durumdur. Bu ayrışma neden kaynaklanmıştır? Acaba şirket içinden birileri kazayı öngörmüş olabilir miydi?

Kazadan sonra yapılan araştırmalar Morton Thiokol yöneticilerinin 28 Ocak tarihinde hisse satmadıklarını gösteriyordu. Öyleyse nasıl olmuştu da patlamanın olduğu gün New York Borsası hatalı parça üreticisini keşfedebilmiş ve suçluyu kazanın gerçekleştiği gün bulabilmişti?

Bu sorunun cevabı yapılan tüm sorgulamalara rağmen bugün hala gizemini korumaktadır. Ama sonuç herkesin kabul ettiği tek bir gerçeğe işaret etmektedir: Piyasaların gizli doğası! Finansal piyasaları ve onun doğasını anlamadan ekonomiyi anlamak artık mümkün değildir. Tıpkı diğer sosyal bilimlere ihtiyaç olduğu gibi piyasaların doğasını inceleyen bir bilim dalına,- tarafımca devşirilen adıyla piyasa-loji’ye büyük ihtiyaç duyulmaktadır.

Kaynak: http://globalekonomikmonitor.blogspot.com/2012/03/piyasalar-gelecegi-nasl-goruyor.html

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
Draghi: En kötü sona erdi

AMB Başkanı Draghi, Euro Bölgesi'ndeki borç krizinde en kötünün geride kaldığını savundu

Kapat