PIIGS ve Yunanistan’ın Kader Ayı Haziran

Yunanistan ve borçtan dertli tüm PIIGS’ler için Haziran kader ayı.  Ay sonunda yapılacak AB liderler zirvesinde Atina’ya ek kredi verilmesi kararı çıkmazsa, ülke iflasa yönelirken, Portekiz ve İrlanda, hatta İspanya ve Belçika bile tahvil pazarlarında panik yaşayabilir. 

Cuma günü muhalefet liderleri ile toplanan Yunan Başbakanı Papandreuo, bütçe tasarrufları konusunda uzlaşma sağlayamadı.  Bir parti yeniden yapılandırma, diğeri ise vergi artırımları yerine harcamalarda tasarruf talebinde bulundu.

IMF hala eğer ülkenin 12 ay içinde iflas edeceğine emin olmazsa  kredi dilimini serbest bırakmayacağını vurguluyor. Ama, AB Kurtarma Fonu EFSF’den ismi açıklanmayan bir yetkili ”Liderler anlaştı, bir çözüm bulunacak” dedi. Diğer uzmanlar da Atina-IMF ve AB arasında blöflü poker oynandığını,  Haziran ortasında yapılacak Maliye Bakanları toplantısında kredi sorununun çözüleceğini iddia etti.  Haberler Yunan piyasalarında çelişkili tepkiler yarattı.  Atina borsası parti liderleri zirvesinden sonra %2 düşerken, Yunan tahvillerinin Alman Bundları’na spreadi daraldı (tahviller değer kazandı). İspanyol ve Portekiz tahvilleri de bu dalgadan prim yaptı.

Euro/dolar haftayı 1.4319 seviyesinde kaparken, traderlar Euro’yu almıyor, doları satıyor. Ama, bütün büyük AB borsaları haftayı kayıplarla kaparken, Stoxx600 de 4cü kez değer yitirdi.

Bazı uzmanlar Atina IMF’den kredi alamazsa, Temmuz’da yapacağı borç ödemeleri için kaynak bulunmadığın iddia ediyor.  EMDAŞ’tan Sertan Kargın PIIGS krizindeki son gelişmeleri şöyle değerlendirdi:

Gelecek haftadan itibaren Yunanistan borç dramasında yeni perde açılıyor. Resmen takvimlendirilmemekle birlikte, gelecek hafta açıklanması beklenen AB/IMF değerlendirme raporu Yunanistan borç krizinde kritik öneme sahip. Bu noktada, Euro Bölgesi Maliye Bakanları toplantılarına başkanlık eden Lüksemburg Başbakanı Junker’in “Yunanistan’ın kredi önkoşullarını tam olarak sağlayamamasından dolayı IMF’nin beşinci kredi dilimini serbest bırakamayabileceğini” söylemesi çok ilginç ve bir o kadar da tehlikeli bir gelişme. Zira, 12 milyar euro’luk beşinci kredi dilimi serbest bırakılmazsa, Yunanistan’ın Temmuz’daki 13.4 milyar euro’luk borcunu çevirmesi neredeyse imkansız. IMF yönetimi, beşinci gözden geçirme kapsamında mali taahhütlerini tam olarak yerine getiremeyen Yunanistan’dan acilen gelecek yılın sonuna kadar 11.5 milyar euro değerinde yeni bir özelleştirme planıyla birlikte vergi oranlarında artırım sağlayacak ek mali paket bekliyor. Ayrıca, AB’nin IMF’den kullandırılacak kredilere garanti vermesi isteniyor. Ancak, Junker AB’nin kredi garantisi vermesinin şu anda mümkün olmadığını söylüyor.

AB/IMF Yunanistan Raporu’nun açıklanmasının ardından gözler Euro Bölgesi Maliye Bakanlarının (EcoFin) 14-15 Haziran’da yapacakları toplantılara çevrilecek. Toplantılar, 23-24 Haziran’da yapılacak AB Liderler Zirvesi öncesi teknik hazırlık kapsamında olacak. EcoFin üyelerinin, Liderler Zirvesi öncesinde 20 Haziran’da birkez daha bir araya gelip teknik çalışmaları sonlandırması beklenmektedir. Bu toplantıların öncesinde, piyasaların 9 Haziran’daki ECB faiz kararına ve Trichet’nin aynı gün yapacağı basın toplantısına odaklanacağını düşünüyoruz. ECB’nin Haziran toplantısında faizi sabit tutmasını bekliyoruz, ayrıca basın bildirisinde Temmuz’da 25 baz puanlık faiz artırımına işaret eden kodların verileceğini tahmin ediyoruz. Bu noktada, Yunanistan konusunda bir şokla karşılaşılmazsa, Fed’in parasal normalleşme sürecine geçişte acele etmeyeceği öngörüsü ile birlikte euro/dolar paritesi euro lehine hareket edebilir.

Ancak, gerek QE2′nin Haziran’da sonlandırılacak olması ve gerekse global ekonomide güçlü büyümeden ılımlı büyümeye geçiş sürecine doğru gidilmesi, başta euro/dolar olmak üzere tüm para birimlerinde ciddi oynaklığa sebebiyet verebilir. Bu durumda, gelecek iki-üç haftada, hisse senedi piyasaları zaman zaman risk alan zaman zaman risken kaçınma eğilimi sergileyen, ancak net net de pek fazla risk iştahı göstermeyen bir kimliğe bürünebilir. Öte yandan, ABD’de şu sıralar ılımlı düzeyde (belki de potansiyelin bir miktar altında) büyüme işaretleri veren makro verilerle desteklenen Fed beklentisi (Haziran’da QE2′yi sonlandırdıktan sonra normalizasyon adımlarında acele edilmeyeceği öngörüsü), bir ölçüde dengeleyici olabilir. Bu da global piyasalarda düşüş baskısını sınırlandırabilir.

Add a Comment

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Kudret Ayyıldır

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
FOREX: Swiss Franc Soars After IMF Calls for SNB Rate Hike, US Dollar Sold

The Swiss Franc mounted a sharp rally against major currencies after the IMF called for the SNB to hike interest...

Kapat