Nuri Sevgen: Yıl 1923, Almanya: 1 Somun Ekmek İçin El Arabası Dolusu Para Gerekli…

Hacimsiz ve isteksiz şekilde borsalarda geçen Cuma günü yaşanan kapanışların ardından FITCH, Fransa’nın AAA olan uzun vadeli kredi notunu teyid ederken; görünümünü durağandan negatife düşürdü ve İspanya, İtalya, Belçika, Slovenya, Kıbrıs Rum Kesimi ve İrlanda’nın kredi notlarını negatif izlemeye aldığını duyurdu. Bir süredir Fransa’nın kredi notunun düşürüleceğine dair beklentinin piyasalarda arttığı bu dönemde Fransa’nın notu henüz düşürülmese de, belki de piyasaları hazırlamak adına, Fransa’ya ilişkin uyarılar gelmeye devam ediyor. FITCH bu uyarıları yaparken; Moody’s Belçika’nın uzun vadeli kredi notunu iki basamak düşürerek Aa3’e indirdi. Avrupa Liderler zirvesi öncesinde sert uyarılarda bulunan S&P’den henüz bir not indirimi yok ama Avrupa’ya dair uyarıları sürüyor. S&P Başekonomisti Jean-Michel Six, Euro Bölgesi ülke liderleirnin ekonomik büyüme ile meşgul olmadıkça Avrupa’da çok ciddi bir resesyon riskinin arttığına vurgu yaptı ve böyle bir resesyona girme olasılığını %40 olarak değerlendirdi.

 

Avrupa’da ise; son liderler zirvesinden sonra ilk önemli toplantı bugün öğleden sonra Euro Bölgesi Maliye Bakanları arasında telekonferansla yapılacak. Yapılacak toplantıda son zirvede alınan kararlara ilişkin teknik konuların ele alınacağı açıklandı ki bu teknik görüşmelerin kilidi IMF’nin aynaklarının artırılmasına yönelik görüşmeler olacaktır. Zira Avrupa’nın itici ekonomik gücü olan ve Avrupa borç krizine hamilik yapması beklenen Almanya’nın en büyük korkusu olan likidite artışı ya da kaba tabirle para basılmasına olan karşı tutumu Avrupa’yı borç sorununun çözümü için yeni kaynak arayışlarına itiyor. Ancak Almanya’nın da para basılmasına olan karşıtlığını da anlayabilmek için Alman tarihine hafifçe göz atmak gerek. Çünkü yaşadıkçarı düşünüldğünde kendilerince çok haklılar.

  

1. Dünya savaşının mağlubu olarak ağır savaş borçları altına sokulan Almanya 1920’li yıllarda yaşaddığı ekonomik çöküntüyü, para basarak aşma yoluna gitmişti. O dönemde kısa süreli bir başarı da sağlayan bu durumun ardından mali düzenlemeler ve iyileştirme gelmeyince, doğal olarak; “hiper enflasyon” ülkeyi esir aldı. Yaşanan hiper enflasyon Almanya’da öylesine bir tablo oluşturdu ki; 1923 yılı Almanya’sında bir somun ekmeğin fiyatı olan 201 milyon markı (yanlış okumadınız “milyon” yazıyor) ödemek için fırına el arabası ile gitmek gerekiyordu. Hayali bile bugün mümkün olamayan bu durum; o dönemde,  çaresiz Almanların Hitler gibi bir deliyi başa getirilmesinin zeminini hazırladı ve sonrası malum. Dünya üzerinde yaşanan büyük bir vahşetin müsebbibi olan Almanya ve yeniden harap olan koca bir ülke.

 

Yukarıda kısaca bahsettiğim Almanların yeni para basılmasına olan itirazlarının ECB’deki son dönem istifa ederek sembolü olan Jürgen Stark ve Axel Weber, Avrupa’ya para basmanın geçici bir etki yaratacağını ve piyasaları bir süreliğine susturacağını ama sonrasında ekonomilerin içinden çıkılması kolay olmayacak büyük bir felakete gidebileceğine dair uyarıyor ya da uyarmaya çalışıyor. Ancak diğer ülkeler öylesine bataktalar ki Almanlar gibi direnecek güçleri yok. Bu nedenle de başta Fransa olmak üzere para basılması yönünde kulis yürütüyor. Sonuçta da; mevcut yapıya bakılırsa, para basılmasını isteyenler başarılı olacaklar ama Almanya’nın direndiği gibi mali yapıda bir disiplin oluşturulmadıkça likidite artışı ile krize çözüm aramak; pisliği halı altına süpürmekten öte birşey olmayacaktır…
  

Bu sabahın flaş haberi ise; Kuzey Kore lideri Kim Jong İl’in ölüm haberi. İl’in ölümü ile nükleer bir kapalı kutu olan ülkenin başına 20’li yıllarındaki oğlunun geçecek olması, başta Güney Kore olmak üzere, tüm Asya piyasasında satışlara neden oluyor. Gerçi Asya’da ve ABD borsa endeks vadeli sözleşmelerinde yaşanan satışlarda; Fransa’nın görünümünün Cuma günü piyasalar kapandıktan sonra gelmesinin de etkisi olduğunu ve Kuzey Kore’den gelen bu ölüm haberi gelmeseydi de bu sabah satışların yaşanacağını da eklemek isterim…

  
Son Not: Bu hafta sonu Noel tatiline girecek dünyanın büyük piyasalarında büyük pozisyonlar kapatıldığından likidite çok daraldı ve bu daralmayı bu hafta çok daha fazla hissedeceğiz. Likiditede bu yönlü daralma dönemlerinde beklentiler dışında gelen haberlere verilecek reaksiyonların olması gerekenden daha sert olabileceğini tekrar hatırlatmak isterim. Zira bu haftadan itibaren yıl sonuna kadarki iki haftalık dönemde oluşacak fiyatlar, piyasaların 2012’ye dair beklentilerini doğru yansıtmayarak yanılgılara düşülmesine neden olunabileceğinden temkinli hareket edilmesnde fayda vardır.

 
Bugün İzlenecek Datalar :
11:00   –          Euro Bölgesi, ekim ayı cari işlemler dengesi
12:00   –          Euro Bölgesi, eylül ayı inşaat üretimi
                                                                                                                                             

 
İMKB Bugün İçin Beklenti :

 
İMKB30 spot endeks, son dönemlerde vurguladığım gibi 65500 seviyesinin altına kayınca, aşağı yönde sert bir düşüş hareketine başladı ve hedef olarak özellikle belirttiğim 62000 seviyesinin de altında geriledi.

  
Yukarıdaki grafikte de görülebileceği gibi İMKB30 spot endeks uzun vadeli düşen trend kanalı alt bandının da altına kayarak kısa vadeli düşen trend kanal alt bandı olan 61000 seviyesine doğru yöneldi ama 61000 sevisinin kuvvetli desteğinin verdiği destek ile 62000’in üzerinde son iki gündür kapatarak yeniden uzun vadeli trend kanalının içerisine dönme çabası içerisine girdi. 62500 civarından geçen uzun vadeli düşen trend kanalının üzerinde tutunmayı Cuma günü başaramayan İMKB30 spot endeks, teknik olarak 60800 – 61000 seviyesinden geçen kısa vadeli düşen kanal alt bandına doğru hareketlenecek gibi görünmektedir.

 
Diğer taraftan 62500 seviyesinin üzerine tekrar çıkarak, orada tutunabilmesi durumunda; İMKB30 spot endeksin yeniden 65000 seviyesine doğru bir tepki hareketi yapmasını beklemek mümkün olacaktır…

 
Euro/Dolar  

 
1,33 ile 1,35 seviyeleri arasında belirgin bir sıkışma içerisinde olan parite 1,33 seviyesinin altına kayınca; bültenlerimde önemle uyardığım gibi, yönünü çevirdiği 1,30 – 1,31 seviyelerine ulaştı. 1,30 seviyesinin de altına sarkan parite geçen hafta yeniden 1,30’ların üzerine çıkma ve orada tutunabilme yönündeki çabasını bu sabah da sürdürüyor. Zira paritenin 1,30’ların üzerinde tutunması yeniden 1,33’lere doğru bir tepki hareketi için temel oluşturabileceğinden çok önemlidir.
Diğer taraftan 1,30’lrada tutunmayı başaramayann paritenin ise; aşağıda hedefi 2011 yılı başında görülen 1,26 seviyeleri olacaktır…

 

Dolar/TL 

 
Dolar/TL, son dönemde özellikle uyardığım bölge olan 1,83 seviyesinin üzerinde tutunmayı başarınca, yurtdışında Doların değer kazanmasının da verdiği destek ile yeniden 1,90’a doğru oluşan teknik hedefine doğru hareketi, geçen hafta 1,90’a yakın yerden dirençle karşılaşarak 1,87’ye Dolar/TL’yi getirse de 1,87’nin altına gelinmemesi yukarı yöndeki gücün hala devam ettiğini teknik olarak teyid ediyor. Bu nedenle 1,87’nin altında Dolar/TL kalmadıkça 1,90’lardaki hedefine doğru trendini sürdürecektir.
  

Nuri SEVGEN

A Yatırım

 

Add a Comment

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Kudret Ayyıldır

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
Digitürk: Mahkemeye Gidebilirim

Spor Toto Süper Lig’in yayın hakkına sahip olan Digital Platform İletişim Hizmetleri A.Ş. (Digitürk), futbolda şike soruşturmasının ardından aboneliklerin iptal...

Kapat