Nuri Sevgen: Yassah Hemşerim…!

Oynaklığın en üst seviyelere çıktığı son günlerde borsalarda yaşananlar akıl almaz boyutlara ulaşmayı sürdürüyor. Düne önceki günkü düşüşün aksine %2 civarında sert yükselişle başlayan Avrupa borsaları, Societe Generale Bank başta olmak üzere Fransız bankalarına ilişkin endişeler nedeniyle gün içerisinde %2’den fazla değer kaybetti. Gün sonuna doğru Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin önümüzdeki hafta Salı günü Türkiye saati ile 17:00’de Euro Bölgesi’ndeki krizi görüşmek üzere toplanacağı haberleri ile gelen alım dalgası Avrupa ve ABD borsa endekslerinin %4’ü bulan yükselişlerle kapanmasını sağladı. Marjlara lütfen dikkat edin; %2 yükseliş, sonrasında %2 düşüş ve gün sonunda %4 yükseliş ile kapanış. Bu marjlar dünyanın en büyük ve en etkin borsalarından; Alman Borsasının önemli endeksi DAX ve ABD borsa endekslerinden en çok izlenen Dow Jones endeksindeki marjlar.
 

Aslında önceki günkü düşüşe tepki anlamında olumlu bir başlangıçla başlayan piyasalar Asya kökenli bir bankanın Fransız bankalarına kredi hatlarını kapattığını ve beş bankanın daha Fransız bankalarıyla alışverişi ve riski gözden geçirdiği haberi ile bir anda karıştı. Çünkü adı çıkan bir bankaya mudiler paralarını çekmek için koştuklarında; aktiflerindeki varlıkları kolay likide etmesi ve kısa vadeli borçlanması o bankanın kredi ilişkisi içerisindeki olduğu bankalar ile yaşadığı iyi ilişkileri çok önemli kılar. Eğer bu durumdaki bir banka ile hatlar diğer bankalar tarafından koparılmaya başlanmışsa o bankanın batması artık kesin gibidir. Bu duruma Türk yatırımcısı için en iyi örnek 2001 krizinde bankacılık sistemimizde yaşananlardır. Demirbank’ın batışı da; diğer bankaların bu banka ile hatlarını koparmaları ile hızlanmıştı. Bu batış tüm bankacılık sistemimize şok dalgası yaratmış ve Türkiye Cumhuriyeti’nin gördüğü en büyük krizin yaşanmasına neden olmuştu.

 
Dün içerideki piyasalarda yaşananlara bakarsak; olumlu başlangıç ile düne başlayan piyasalar önce TCMB tarafından açıklanan cari açık verileri ile sarsıldı, sonrasında ise tamamen yurtdışı piyasalardaki havanın etkisine kapıldı. Dün açıklanan ödemeler dengesi rakamlarına göre Türk ekonomisi 2011’in ilk yarısında 45 milyar dolar cari açık verirken; yıllık bazda açık 72 milyar dolar ediyor. Ancak ilk altı ayda 46 milyar dolarlık da finansman da sağlanmış. Yani ülkenin hala finansman açığı yok, hatta fazlası var. Açığın kapatılmasında 9,8 milyar dolara yakın net hata noksan kalemi dikkat çekmeye devam ediyor.
  

Cari açık rakamları ve yurtdışındaki gerginlik TL’nin değer kaybını hızlandırıken kur sepeti dün bir ara 2,17 seviyesini geçti. Kurlarda bu hareketlilik olurken gözden kaçan ama bence önemli açıklama ise; TV’de bir röportajında Ali Babacan’ın “son türbülansta ülkeden 1,5-1,6 milyar dolar civarında bir paranın çıktığını” söylemesi idi. Bu açıklamada ilginç nokta; geçmişte bir haftada 10 milyar dolar çıktığında bu kadar etkilenmeyen TL’nin 1,5 milyar dolar çıkışında bu kadar değer kaybetmesi. Bu durum; ya döviz piyasasında likiditenin iyice azaldığına, ya da yabancı talebinden dövize çok yerli, talebinin olduğuna delalet gibi…
 

Son Not: Avrupa Birliği piyasa düzenleyicisi, piyasalardaki aşırı oynaklığa karşı adım attı ve Fransa, İtalya, İspanya ve Belçika’da borsalarda açığa satış yasaklandı. Açıklamada bu dört ülkedeki açığa satış kararının yanlış söylentiler ve dedikoduların yayılması ile elde edilecek yararları önlemek için verildiği belirtildi. Uygulama bugünden geçerli olarak başlayacak. Fransa’da aralarında Societe Generale, BNP Paribas ve Credit Agricole gibi büyük bankaların da yer aldığı 11 hisse senedinde 15 günlüğüne açığa satış yasaklandı. Bizi “yasakçı zihniyet” sahibi olmakla suçlayan batının durumuna bakın hele…
 

Bugün İzlenecek Datalar :
 

12:00   –           Euro Bölgesi sanayi üretimi           

15:30   –           ABD perakende satışlar           

16:55   –           ABD Michigan Üniversitesi güven endeksi           

17:00   –           ABD iş stokları
 

İMKB Bugün İçin Beklenti :
 

Son günlerde volatilitesi iyice artan İMKB30 spot endeksin bu artan volatilitesinin yurtdışı piyasalardakinden daha fazla olmadığını özellikle vurgulamak isterim. Yani İMKB bilinen global ekonomileri etkileyen haberlerin dışında ek bir haber ile fazladan satış ile karşılaşmıyor. Aksine yurtdışındaki dalga azaldığında gün içi en sert tepkiyi vermesi dikkat çekici. Son günlerdeki bültenlerimde özellikle belirttiğim taban oluşum çabası içerisinde İMKB30 spot endeksin sert düşüşlere rağmen günü 60000 seviyesinin üzerinde kapatmayı başarması; bu oluşumun gerçekleştiğini dün teyid etti. Görünen o ki İMKB30 spot endeks 60000 seviyesinin altına kısa süreli gerilese bile orada kalmayarak kendini 60000 seviyesinin üzerine atmayı başarması taban oluşumu açısından dikkat çekiciydi.İMKB30 spot endeksin 60000 seviyesinin altında kalmayarak başlattığı tepkisini, 67500 seviyesine kadar sürdürmesi teknik olarak muhtemel görülmektedir. Diğer yandan İMKB30 spot endeksin 60000 seviyesinin üzerinde tutunamaması ve bu seviyenin altında kapanış yapması durumunda ise; 56500’ü hedefleye bilir. Bu nedenle 60000 seviyesinin altı stop-loss olarak kabul edilmesi şartı ile 67500’ü hedefleyen bir tepki için pozisyon alınması; teknik olarak rasyonel tavır olacaktır.
 

Euro/Dolar
 

Yukarıdaki grafikte de görülebileceği gibi; paritenin, kısa vadeli hareketli ortalamalarında destek ve güç bulma çabası ile 1,43 seviyesinden geçen kısa vadeli ortalamaların altına ve üstüne doğru hamleleri sürüyor. 1,43 seviyesinin altında kalması paritenin 200 günlük hareketli ortalamasına yöneltirken; 1,43’ün geçilmesi hareketin hedefini 1,50 yapacak güçte olacağını bir süredir bültenlerimde önemle belirtiyordum. Tüm piyasalar gibi oynaklığın yüksek olduğu Euro/Dolar paritesinde de taban arayışı sürüyor. Ancak şurası net ki; aşağıda 200 günlük hareketli ortalamanın, yukarıda kısa vadeli hareketli ortalamaların ve düşen trend direncinin baskısı kırılmanın yakın olduğunu gösteriyor. Mevcut görüntü ise; 1,40 seviyesinden geçen 200 günlük hareketli ortalamanın altında kalınmadıkça, kırılmanın yukarı yönde ve sert olabileceği şeklinde ama bu kırılmanın sinyali 1,43’ün üzerinde kalınmasını paritenin teyid etmesi ile mümkün olacaktır.
 

Dolar/TL
 

Dolar/TL için dün bültende yazdığım yorumda vurguladığım; “1,75 seviyesinden geçen yükselen trend bandın altına gelinmesi Dolar/TL’nin yeniden 1,70-1,71 bandına geri çekilmesine neden olabileceğinden önemli bir teknik seviyedir.” Görüşüm hala sürüyor. Önceki gün bu bandın altına kaymayı deneyen Dolar/TL, yurtdışı piyasalardaki dalgalanma ve cari açık endişeleri ile yeniden bandın üzerine kendini attı. Bu nedenle bu trend üst bandı desteği olan 1,75 seviyesi dikkatle takip edilmelidir. 1,75’in altına gelinmesi durumunda; 1,70’in, teknik olarak, hedef olduğu dikkate alınarak Dolar/TL’de pozisyon alınmalıdır…Diğer yandan bu nadın altına gelinmemesi ise Dolar/TL’deki hala yükseliş yönündeki potansiyele vugu yapacağından yeniden zirve seviyesini olan 1,82-1,83’ü deneme olasılığı artacaktır. Bu nedenle 1,75’in altına kaymadıkça; Dolar/TL, Dolar lehine hareketini sürdürme potansiyeli içerisinde olacaktır… 

Nuri SEVGEN

A Yatırım

Add a Comment

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
Avrupa’nın Dört Ülkesinde Açığa Satış Yasaklandı

AB piyasa denetçisi, piyasaların karışık   olduğu bir dönemde Fransa, İtalya, İspanya ve Belçika’nın açığa satış yapılmasını  yasakladığını bildirdi.   AB denetleme...

Kapat