Nuri Sevgen: Vıx İle Soluğu Kesilene Vıcks İyi Gelmez…

Avrupa’da borç kaynaklı krizin sürmesi ve FITCH’in Yunanistan’ın kredi notunu S&P ile Moody’s seviyesine çekmesinin yanı sıra İtalya’nın kredi notu görünümünü durağandan negatife çekmesi Avrupa ve ABD borsaları endekslerinde dün sert düşüşlere neden oldu. Özellikle Euro’da yaşanan değer kaybı nedeniyle değerlenen Dolar emtiada düşüşlere neden olurken; BRENT tipi petrol 110 dolara geriledi. Bir de son günlerde ekonomi habercilerinin çok sevdiği Volatilite endeksi olan VIX 15’in altında iken 19’lara geldi.

 
Bu sabah da FITCH Belçika’nın kredi notunu indirebileceği sinyali verdi ve AA+ olan kredi notunun görünümünü durağandan negatife çekti. Diğer yandan yine bu sabah S&P’de Brezilya’nın kredi not görünümünü durağandan pozitife artırdı.
 

Aslında piyasalarda son bir kaç gündür olanlar için Avrupa’daki borç kaynaklı krizin ayrıntılarından çok; Dolar’ın hareketlerine odaklanmak daha doğru bir yaklaşım olacaktır. Çünkü içinde bulunduğumuz bol likiditenin olduğu dönemde, özellikle dolar borçlanarak yapılan carry-trade nedeniyle; trend dönüşlerinde sert hareketler gözleniyor. Bu hareketlilik de piyasalardaki volatilitenin artmasına neden olurken; özellikle yatırım vadesine dair tercihlerde keskin ayrışmalara neden oluyor. Zira gün içi alım-satım yapanlar (day-traders) ertesi gün hiç olmayacak gibi o gün içerisindeki 5- 10- 15- 30 ve 60 dakikalık grafikler ile (genellikle 5/10/15 dakikayı daha çok kullanırlar) kendilerine yön belirlerken; bir kaç günlük pozisyon alanlar (swing-traders) günlük grafiklere göre kısa vadeli bir trend izleme çabasındalar.

 
Mayıs ayları için Amerikan piyasalarında “sell in May and go away” (mayısta sat ve uzaklaş) sözü çok söylenir. Geçmiş döneme bakıldığında da bazı istisnalar dışında mayıs aylarının Amerikan borsalarında genellikle satış ayları olduğu görülecektir. Bilanço beklentilerinin bittiği ve kar satışlarının gündeme geldiği  bir dönem olan mayıs ayı etkisi   doğal olarak içinde yaşadığımız bol likiditenin etkisiyle son dönemlerde daha keskin hissediliyor. Tabii bu büyük volatilite artışında önemli etken de; St. Louis FED Başkanı  James Bullard’ın da dün konuşmalarında hatırlattığı gibi, “parasal daralmaya yönelik ilk adım varlık yeniden alımlarının durmasıdır”. FED haziran sonunda 2. niceliksel gevşeme politikası çerçevesinde 600 milyar dolarlık tahvil alım programını sonlandıracak. Yani yeni likidite artık piyasalara gelmeyecek. Bu durum piyasada riske duyarlı profesyonellerin en ufak bir haberde pozisyon değiştirmelerine ve haberlerin devamının gelmesi durumunda “kar topu etkisi” ile sert hareketlerin yaşanmasına nede oluyor. Bu duruma en güzel örnek 5 mayıs 2011’de ECB toplantısı sonrasında Trichet’nin konuşmaları bahane edilerek Euro/Dolar paritesinin 1,50’ye yakın yerlerden aynı gün içerisinde 1,45’e sonrasında 1,40’a gelmesi gösterilebilir. Günlük %3 oynama hele bire 200 kaldıraç ile işlem yapılıyor ise %600’lük bir kar ya da tüm paranızın otomatik stop-loss ile sıfırlanmasına neden olabilecek büyüklüktedir. Artık o gün kaç fon ve yatırımcının battığını siz hesap edin. Bu nedenle içinde bulunduğumuz olağan üstü koşullarda volatilitenin hesaplanması ve kontrolü portföy yönetiminde çok önem kazanmaktadır.
 

Adına “korku endeksi” de denilen VIX (Volatilite endeksi) S&P 500 endeksi üzerine yazılan alım (call) ve satım (put) hakkı opsiyonlarının fiyatlarını hesaplamakta kullanılan formüllerin (ki genelde en çok kullanılan yöntem Black-Scholes hesaplamasıdır) içerisinde önemli bir yer teşkil eden beklenen volatilitedir (implied volatility). Yani opsiyonun fiyatının yükselmesi veya düşmesi formülde beklenen oynaklık oranının değişmesinden kaynaklanmaktadır. Bu oranın değişmesi de piyasa öngörülerindeki değişim olarak algılandığından, özellikle 2008 yılında Lehman Brothers’in batması ile başlayan süreç sonrasında “VIX artık dünya finansal piyasalarındaki volatiliteyi hesaplıyor” gibi bir kanı oluştu. Ancak işin aslı yukarıda da kabaca anlatmaya çalıştığım gibi New York Borsası’ndaki S&P 500 endeksin volatilite hesabı olsa da tüm piyasalar finansal piyasalar bu endeksi önemsemektredir. “Büyük ağabey” olan Amerikan piyasalarının volatilite algılaması tarihte olmadığı muazzamlıktaki dolar likiditesi sonucu olarak carry-trade etkisi nedeniyle; tüm piyasalara etki edeceğiden, S&P endeksi üzerindeki oynaklığın tüm dünya üzerindeki önemi bu nedenle büyük…

 
Bugün İzlenecek Datalar :

            09:00   –          Almanya GSYH

            11:00   –          Almanya IFO reel sektör güven endeksi

            12:00   –          Euro Bölgesi sanayi yeni siparişleri

            17:00   –          ABD yeni konut satışları

            17:00   –          ABD Richmond FED imalat endeksi
 

İMKB Bugün İçin Beklenti :

 
İMKB30 spot endeks için 200 günlük üssel hareketli ortalamasının geçtiği seviye olan 79250 seviyesi civarı teknik olarak çok kuvvetli bir destek olduğunu son bültenlerimde sürekli vurguluyorum.  Zira 200 günlük ortalamalar uzun vadeli hareketin yönü açısından çok önemlidir. Bu nedenle İMKB30 spot endeks bu desteğinin altına kayınca satışlar sertleşti ve İMKB30 spot endeksi 76000’e kadar düşürdü.

 
İMKB30 spot endeks dün yurtdışındaki olumsuz havaya rağmen taban yapma çabasındaydı. Görülen o ki bu seviyelerde taban yapma çabasında olan İMKB30 spot endeks mevcut seviyelerden bir tepki yükselişine hazırlanıyor. Olası bir tepki yükselişinde kuvvetli direnç bölgesi daha önce önemli destek seviyesi olan 200 günlük üssel hareketli ortalamanın geçtiği 79250 civarı olacaktır. 79250 seviyesinin üzerine çıkılarak orada kalınmadıkça “tepki” olarak kalacak hareketin; 79250’nin üzerinde kalması durumunda ise; yukarı yönde teknik olarak eğilim ihtimali artabileceğinden dikkatle izlenmelidir.
 

Diğer yandan İMKB30 spot endeksin beklediğim tepkiyi verememesi ya da olası tepki ile 79250 seviyesini geçememesi durumunda; 75000 hedefi hala geçerli olacaktır…!

 
Euro/Dolar
 

Euro/ Dolar paritesi 1,50 hedefinden başlattığı sert düşüş sonrasında 1,40 seviyelerine yeniden geldi. 1,40 teknik olarak çalışır ve yeniden Euro tepki verirse ikili dip olasılığı teknik olarak mümkün. Ancak 1,40’ın altında kalınması durumunda ise teknik göstergeler paritenin 200 günlük üsssel ortalaması olan 1,36’ları hedefleyebileceğini söylüyor…!

 
1,40’ın çalışarak paritenin tepki vermesi durumunda ise; önemli kuvvetli direnç bölgesi ve kısa vadeli hedef 1,43 olacaktır…
 

Dolar/TL

 
Yukarıdaki grafikte kırmızı daireler içerisinde de gösterdiğim gibi Dolar/TL’de teknik olarak bir yükseliş formasyonu olan Ters Omuz-Baş-Omuz (OBO) formasyonu görüntüsü veriyor. Bu formasyonun teyidi boyun çizgisi olan 1,62’nin geçilmesi ile teyid edecektir. Teknik olarak 1,58-1,60 bandı arasında tutunan ve “güç topluyor “ görüntüsü veren Dolar/TL’nin bu haftaya 1,61’e değerek başlaması nedeniyle 1,62 seviyesini görme hatta geçme olasılığı göz ardı edilmemelidir. Bu seviyenin geçilmesi ve üzerinde kalınması yükseliş hareketini sertleştireceği için alarm seviyesi olarak kabul edilmelidir.
 

Diğer yandan 1,58’nin altında kalmayan ve güçlü duran Dolar/TL 1,58’in altına sarkar ise; kısa vadede 1,55’e kadar geri çekilme olasılığı yükseleceğinden dikkatli takip edilmelidir…!

Nuri SEVGEN

A Yatırım

Add a Comment

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
24 Mayıs Forex Piyasaları Sabah Analizi

EUR/USD ANALİZ İspanya'da iktidardaki Sosyalist İşçi Partisi'nin seçimlerde yenilgiye uğraması ve Standard & Poor's'un İtalya'nın görünümünü negatife çevirmesiyle Avrupa hisse...

Kapat