Nuri Sevgen: Öyle Bir Döneme Giriliyor ki; Kral Artık “Nakit(Cash)” Olmayacak…!

 

Yunanistan sonrası rahatlamanın etkisi ile borsalarda yaşana kar satışları ardından, geçtiğimiz haftanın son işlem gününde; bu hafta yapılacak Euro Bölgesi MB (ECB)’nın bankalara yapacağı 3 yıllık likidite ihalesinin beklentisi ile euro ve bankacılık sektörü öncülüğünde borsa endeksleri değer kazandı.
 

ECB’nin yapacağı likiditeyi artırıcı ihalenin beklentisinin, dolar bazlı carry-trade etkisini tetiklemesi nedeniyle; dolardan kaçış hızlanırken, euro/dolar paritesi 1,35 sınırına geldi. Dolardaki değer kaybı emtia ve borsa endekslerinde yükseltici etkisini yine gösterdi. Altın, gümüş ve özellikle de petrol fiyatlarındaki artışın ardında İran ana sebep olarak gösterilse de asıl neden; ECB’nin yapacağı likidite artışı beklentisi oluyor. Bilançosu 3 trilyon euro büyüklüğe ulaşan ECB’nin bilançosunda 1 trilyon euroluk daha artış yapacağı yönündeki beklentiler piyasalardaki coşkunun asıl kaynağı. Yoksa diğer sebepler yancı sebeplerdir. Zira likiditede artış bu düzeyde olmasa ve artışın devamı beklenmese, ekonomik kriz ekonomilerde reel bazda hala hissedilirken; kim, petrolün varilini 125 dolardan almaya hevesli olabilir ki ? Yani son aylarda sürekli vurguladığım gibi; piyasalarda parasal genişleme sürdükçe; arzı daha sınırlı artabilen emtia ve hisse sneetleri fiyatları artma eğilimini sürdürecektir.

 
İçerideki piyasalarda ise; yurtdışındaki bu olumlu havadan uzak bir görünüm haftanın son işlem gününde etkili idi. Özellikle Unicredit’in Türkiye için tavsiyesini “ağırlığını artır”dan “nötr”e indirmesi ve Goldman Sachs gibi Türk bankaları yerine Rus bankalarını tercih ettiğini belirten Rusya için “ağırlığını artır” önerileri İMKB’de satışlara, Rus Borsası’nda %5’i geçen yükselişe neden oldu. Petrol fiyatları artarken Rusya ekonomisinin daha karlı hale geleceği aşikar iken Türk ekonomisinde enerji gideri nedenyile cari açık beklentilerinin artacağı Unicredit’i, Goldman Sachs gibi böylesi bir raporu yazmaya sevk etmişe benziyor. Ancak Rus bankalarının alım için Türk bankaları yerine önerilmesi bence garipti. Zira Rusya’da bankacılık sistemi gelişkin olsaydı Rusya ile iş yapan Türk firmaları akreditif başta olmak üzere pek çok bankacılık işlemi konusunda sorun yaşamazlardı.
 

Sonuç olarak Unicredit’in raporu İMKB’de Cuma günü bankacılık sektörüne sert satışlar getirdi. Doğal olarak endeks üzerinde, hesaplama siteminden dolayı, büyük ağırlığı olan bankacılık hisseleri de endekste düşüşe neden oldu. Seansın kapanışına doğru banakacılık sektörüne gelen satışların durması ile gelen alışlar İMKB’de haftanın son gününde yatay bir kapanış yapılmasına neden olsa da geçen hafta Yunanistan’dan sonra en çok düşen borsa İMKB oldu. Ancak yıllık bazda hala İMKB yılın en çok yükselen üç borsası içerisinde.

 
Bu haftaya girerken, hafta sonu dikkatle izlenen G-20 toplantısına dair haberler ise Oscar ödül töreni kadar dikkat “çekememişe” benziyor. Zira G-20 Maliye Bakanları ve MB Başkanları toplantısında büyüklüğü 2 trilyon doları bulacak 2. Küresel kurtarma planı üzerinde çalışıldığı biliniyor. Ancak toplantıda 2009 nisan ayında 1. Küresel kurtarma planı için fon olarak kullanılan IMF’nin kaynaklarının artırılması hususunda bir uzlaşma sağlanamamış görülüyor. Bu konudaki nihai karar nisan ayındaki G-20 toplantısına bırakıldı. Burada küçük bir not düşmek lazım. Nisan 2009’daki G-20 toplantısı ile IMF’nin kaynakları yükseltilince borsalarda dipten döüşler başlamıştı. Nisan 2012 toplantısında da benzer bir fon artışı mart ayının en önemli gündemi olacak gibi görülüyor…

 
Geçen haftaya dair olanları ve bu haftaya dair beklentileri özetlemek gerekirse; dünya ekonomileri parasal genişleme konusunda hem fikir olmuş görüntüsü içerisinde ECB bilançosunu ve IMF bünyesinde kurtarma fonlarını büyütmeyi planlarken, emtia ve hisse senetleri fiyatları yükseliyor. Doğal olarak arz artışı daha sınırlı olan emtia ve hisse senedi arzı, parasal arz artışı ile yarışamayınca fiyat yükselişlerine sahne oluyor. Bu fiyat yükselişleri özellikle değerli metallerde ve petrolde sürdükçe borsalar yükselişte daha cesur olacaklardır. Gidilen yol enflasyon canavarının yokedici boyutlarda güçlenmesine neden olsa da; piyasalar, bu durumdan gayet memnun. Çünkü içinde bulunulan durumda elinde para tutan değil mal tutan zarar etmeyecek de ondan…

 
 
Bugün İzlenecek Datalar :

11:00 – Euro Bölgesi, ocak ayı CB öncü göstergeler

17:00 – ABD, ocak ayı tamamlanmamış konut satışları endeksi

İMKB Bugün İçin Beklenti :

 

İMKB30 spot endeks, yukarıdaki grafikte de görülebileceği gibi; 75000 seviyesini ikinci denemede de geçemeyerek, başlayan kar satışı dalgası ile geçen haftanın 72000 desteğinin altına doğru yöneldi. Bir süredir bültenlerimde yazdığım ve beklediğim gibi; 82000 hedefine doğru bir hareketin oluşması için İMKB30 spot endeksin 72000 ile 75000 arasında dalgalanarak güç toplaması gerekmektedir. Bu nedenle dün başlayan satışlar İMKB30 spot endeksi 72000’in altına getirmedikçe 82000 seviyesine dair hedefim teknik olarak bozulmayacaktır. Cuma günü, özellikle bankacılık sektörüne gelen satışların etkisi ile; 72000’in altına gerilese de kapanışta 72000’in üzerinde kapanan İMKB30 spot endeks için hala teknik olarak 82000 potansiyeli sürmektedir.

 
Diğer taraftan uzun vadeli düşen trend kanalının geçilemeyerek 75000’den geçen hafta başlayan satışlara; 72000 seviyelerindeki kısa vadeli hareketli ortalamalar ilk kuvvetli ve önemli destek oluşturamazsa görünüm teknik açıdan düşüşün süreceğine işaret edecektir. 70000’e değin sürmesi muhtemel satışlar İMKB30 spot endeksi 200 günlük hareketli ortalamasınn geçtiği 70000 seviyesinin altına getirmedikçe; yükselen trend içerisindeki görüntüsü bozulmayacaktır ama 72000’in altında kalınması da kısa vadede olası gördüğüm 82000 hedefinin ertelenmesine neden olacaktır.

 

Euro/Dolar

 

Euro/Dolar paritesi, beklediğim kırılmayı geçen haftanın son gününde yaparak; 200 günlük hareketli ortalama seviyesinin geçtiği bölge olan 1,35’lere doğru hareketlenmiştir. Yunanistan’ın borç yeniden yapılandırmasına onay çıkması ve bu hafta ECB’nin parasal geveşemeyi artırıcı ihalesinin beklentisi paritenin 1,35’e doğru hamle yapmasına neden olmuşa benziyor.

 

Teknik olarak, 1,35 seviyelerinden geçen 200 günlük hareketli ortalamanın ilk denemesinde geçilmesi zor göründüğünden paritenin; 1,35 – 1,3250 bandında bir süre yatay bir bant hareketi ile güç toplaması kuvvetle muhtemel görünüyor. 1,32’lerin altına gelinmedikçe de; paritenin uzun vadeli yükseliş trendinin devam edeceğinin teyidi olan 200 günlük hareketli ortalamasının geçileceğine dair beklenti, bozulmayacaktır…

 

Dolar/TL

 

Dolar/TL, önemli destek olarak gösterdiğim bölge olan 1,75-1,76 bandının altına kaysa da orada kalıcı olmayarak tekrar 1,75’in üzerine çıkarak şimdilik 1,70’e doğru düşüş ve 200 günlük ortalamasının altında kalacağına dair teyid hareketini bertaraf etmişe benziyor. Eğer 1,75’in üzerinde tutunmayı başarabilirse yeniden 1,78, sonrasında da 1,82’yi deneme olasılığı teknik olarak yüksek olacaktır. Ancak 1,75’in altına tekrar inilirse; 1,69-170 bandına doğru bir düşüş sürecine girebileceği şeklindedir. Zira 200 günlük hareketli ortalamasının geçtiği seviye olan 1,75-1,76 bandının altında kalınması; teknik olarak, dolarda uzun vadeli yükseliş trendinin sonlandığı olarak yorumlanmasını gerektirir…
 
 
Nuri SEVGEN

A Yatırım

Add a Comment

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Kudret Ayyıldır

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
HSBC: Şeytanin Avukati..

Avrupa borc krizini (Yunanistan spesifiginde) konustugumuz bir hafta daha geride kalirken, finans piyasalarindaki “beklentiyi al, gerceklesmeyi sat” anomalisi bir kez...

Kapat