Nuri Sevgen: Eurogroup’tan Yunanistan’a Nanik

Sonunda Yunanistan’da parti liderleri, uygulanacak reformlar konusunda uzlaşmaya varabildiğini açıkladı ve Euro Birliği ve IMF’ye (troyka) “hadi para ver” dedi. Ama Euro Birliği Maliye Bakanları; “yok öyle yağma” diyerek, reform paketi Yunan Parlamentosu’nda kabul edilmeden Yunanistan’a kaynak sağlamayacağını net şekilde ifade etti. Dün Brüksel’de biraraya gelen Euro Bölgesi Maliye Bakanları, Yunanistan’ın 130 milyar euroluk kurtarma paketine onay vermedi. Bunun da nedeni, geçmişte sözlü onay verse de bu sözlerini yerine getirmeyen Yunan Hükümetlerine olan güvensizlik. Zira Yunanistan’da nisan ayında seçimler var ve hangi parti gelirse gelsin yapılacak reformlara sadık kalınacağının taahhüdü almadan Yunanistan’a yardım yapılmayacak. Dün Eurogroup Başkanı ve Lüksemburg Başbakanı Jean-Claude Junker; uygulama olmadan, kurtarma yardımı yok” diyerek, 15 şubat Çarşamba gününe bir toplantı daha koydu.
           
 
20 marttaki 14,5 milyar euroluk tahvil itfası için bu yeni yapılandırmaya ihityacı olan Yunanistan’ın reform paketini bu Pazar günü parlamentosuna götürmesi bekleniyor. Ancak çok ağır şartları içeren ve Yunan halkına büyük bir yük getirecek bu reformlara tepkiler Yunanistan’ı epey karıştıracağa benziyor. Şimdiden sivil toplum kuruluşları birer birer grev ve gösteri kararı almaya başladılar bile…
           
 
Dün gerçekleşen önemli haberlerden biri de Euro MB(ECB) Başkanı Draghi’nin açıklamaları oldu. Draghi, Euro Bölgesi’nde bu yıl ekonominin çok yavaş toparlanacağını beklediğini söylerken; ekonominin aşağı yöndeki risklerle karşı karşıya olduğunu söyledi.Dragh, Yunan tahvilleri konusunda birşey söylemeyeceğini belirtti. ECB’nin elinde 36-55 milyar euro arasında Yunan tahvili olduğu tahmin ediliyor. Bu durum da ECB’nin bir taraf olarak hair-cut kesintisi ile muhatap olabileceği anlamı taşıyor. Konuşulan seçenek ise; ECB’nin tahvilleri aldığı fiyattan Avrupa Finansal İstikrar Fonuna (EFSF) devrederek kendi bünyesinde zarar yazması yönünde.

 
Bilanço büyüklüğü FED ile kapışacak seviyeye gelen ECB’nin toplam aktifleri 2,7 milyar euroya ulaştı. FED’in aktif toplamının 2,9 milyar dolar olduğu düşünüldüğünde ECB’nin FED’i para basmada geride bıraktığı aşikar. Yani piyasaların son dönemdeki olumlu havasında, ECB’nin tahvil alımları ile yarattığı likiditenin yanı sıra, aralık ayında yapılan ECB’nin bankalara sınırsız kredi imkanı sağlanması ile 500 milyar eurodan fazla likidite ve FED’in 2014 sonuna kadar düşük faiz politikasına devam edeceği açıklamaları oldu.  Yani MB’ları zaman kazanmak için piyasaları paraya boğarak 1929 buhranında aldıkları önlemin tam tersini alıyor. Zira o dönemde; FED başta olmak üzere, MB’ları sıkışan piyasalara likidite vererek rahatlaymak yerine mevcut likiditeyi iyice kısarak krizin 10 yıla yakın ekonomileri etkisi altına almasına neden oldu. Ancak sorun şu ki; verilen yüksek likidite, büyük bir yara almış hastaya verilen adrenalin gibidir. Bu adrenalin hastanın direncini artırırken, asıl tedavi için gerekli kriz ortamını yatıştırmakta hekime zaman kazandırır. Bu nedenle yaratılan likidite ile kazanılan değerli zaman hastalığın asıl tedavisi için gerekli önlemlerin alınamaması durumunda ileride daha büyük bir krize neden olabileceği de asla unutulmamalıdır. Yaratılan para sanaldır. Karşılığı yoktur. Bu durum geçici olarak sorun yaratmaz ama uzun dönemde o fazla para piyasadan çekimez ya da karşılığı parayı basan ekonomilerde oluşturulamaz ise; ardından bütün kötülüklerin anası enflasyon, dünya ekonomileri esareti altına alır. Sürecin ne olabileceğine dair merak içindekilere Almanya’nın 1918 – 1940 arası ekonomi tarihini araştırmalarını öneririm. 
            
 

Bugün İzlenecek Datalar :
09:00   –          Almanya, ocak ayı TÜFE
11:30   –          İngiltere, ocak ayı tüketici girdi ve öıktı fiyatları
15:30   –          ABD, aralık ayı dış ticaret dengesi
16:55   –          ABD, Michigan Ünv. tüketici güven endeksi
21:00   –          ABD, ocak ayı hazine bütçe dengesi
                                                                                                                                             
 

İMKB Bugün İçin Beklenti :
İMKB30 spot endeks, bültenlerimde de önemle belirttiğim; 75000 hedefini gördükten sonra dün de dikkat çektiğim bu bölgenin gücünün etkisiyle kar satışı sürecine girdi. Yukarıdaki grafikte de görülebileceği ve son günlerde sürekli vurguladığım gibi; 75000 seviyesi uzun vadeli düşen kanal üst bandı olması ve her 5000 puanın psikolojik etkisi nedeniyle çok kuvvetli bir direnç bölgesidir. Bu seviye bu nedenle yükselişin önünde önemli bir baskı oluşturmaktadır. İMKB30 spot endeks ilk denemesinde 75000 seviyesinin üzerine çıkmayı başaramadı ve 69500-70000 bandı seviyesine değin sürebilecek potansiyeli olan bir düzeltme hareketine başladı. Zira 69500-70000 bandı seviyesinde 200 günlük hareketli ortalama geçiyor ve bu seviyenin altına inilmedikçe dün başlayan düzeltme süreci geçici olarak algılanmalı, alım fırsatı olarak değerlendirilmelidir. 69500’ün altını konuşmak için ise henüz çok erken…
Kısacası İMKB30 spot endeks için genel teknik görünüm; yeniden 75000 seviyesinin üzerine çıkılmadıkça; kar satışı sürecinin başladığı ve satışların 69500-70000 aralığına kadar sürebileceğini göstermektedir…
 

Euro/Dolar  
 

Euro/Dolar paritesi; Yunanistan borç yeniden yapılandırılmasına dair beklentilerin olumlu yönde olması ile yeniden 1,32’lere geldi. Kritik bölge olan 1,30’un altına gerilemeyen paritenin 1,3250’nin altına gelmemesi teknik olarak hedefi; 200 günlük hareketli ortalama seviyesi olan 1,35-1,36 aralığı yapacaktır. Çok önemli bir seviye olan ve uzun vadeli düşüş trendinin kırılması anlamını da taşıyan 1,3250 seviyesinin üzerinde kalınması; uzun vadeli euro lehine trendi başlatabileceğinden dikkatle izlenmelidir.
Diğer taraftan; 1,32’nin altına gelinmesi durumunda ise; ilk önemli destek 1,31 seviyesinde…
 

 
Dolar/TL 

 
Dolar/TL 1,82’nin altına kayınca 1,75 – 1,76 seviyesi civarından geçen 200 günlük hareketli ortalamaya doğru sert bir hamle yaptı. 1,75 seviyelerine gerileyerek 200 günlük hareketli ortalamasında tutunmaya çalışan Dolar/TL, dönceki gün yurtdışında doların değer kaybetmesinin de etkisiyle 1,75’in altına da geriledi ama kalıcı olmadı. Zira Dolar/TL’nin 1,75 seviyesinin altına kayması; uzun dönemde değer kaybının sürmesini beraberinde getirerek; hedefi yeniden 1,60’lar yapabileceğinden çok önemlidir. Ancak dün doların dünya paralarına karşı genel değer kaybının sürmesne rağmen içeride doların TL karşısında değer lazanarak 1,76’ya doğru hamle yapması 1,75 desteğinin çalıştığını gösteriyor.

 
Dolar/TL’nin yeniden 1,75-1,76 bölgesinden geçen 200 günlük ortalamasının üzerine çıkması durumunda; 1,78-1,80 aralığına doğru bir hareketlilik görmemiz teknik olarak muhtemel olacaktır.

 

Nuri SEVGEN

A Yatırım

Add a Comment

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Kudret Ayyıldır

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
Prof. Dr. Taner Berksoy: Sanayi Üretimi, Fon Akışı, Büyüme

2011 yılının büyüme performansına ışık tutabilecek olan sanayi üretim verileri açıklandı. Geçtiğimiz yılın Aralık ayında sanayi üretiminin beklenen düzeyi aşarak...

Kapat