Nuri Sevgen: Demek ki; Güven Vermedikçe, Açığa Satışı Engellemek Çözüm Değilmiş…

Beklentilerden olumsuz gelen ekonomik veriler ve şirket bilançolarının etkileri ile düne olumsuz başlayan Avrupa piyasalarına dün ilk darbeyi; Morgan Stanley’in, Avrupa’daki borç krizi ve ABD ile Euro Bölgesi’nin resesyona telikeli biçimde yakın olmasını gerekçe göstererek, küresel büyüme tahminlerini aşağıya çekmesi vurdu. Ancak piyasaları yere seren asıl yumruk ise; Wall Street Jurnal gazetesinden geldi. Gazete, ABD Merkez Bankası FED’in, Avrupalı büyük bankaların ABD’de bulunan birimlerindeki denetimini yoğunlaştırdığını yazdı. Wall Street Journal’a göre FED’in, Avrupalı bankalara incelemesini artırması, Avrupa’nın borç krizinin, ABD bankacılık sistemine yayılabileceği endişelerinin arttırdı. Bu haberlerin üzerine gelen haftalık işsizlik sigortaları başvuruları datasının da beklentilerden olumsuz gelmesi morallerin iyice bozulmasına neden oldu.
 

Moral bozukluğu içerisindeki yatırımcıların; Avrupa’da açığa satış işlemlerinin yasaklanması üzerine Avrupa borsa endekslerinde, özellikle de DAX endeks vadeli sözleşmelerinde, kısa (short) pozisyon alımlarını çoğaltmalarına neden oldu ve Avrupa borsaları dünü %6’ya yakın sert düşüşlerle kapattı. Avrupa’nın ardından günü sürdüren ABD borsa endekslerindeki düşüş ise %4’ün üzerinde gerçekleşti. Korku endeksi olarak da adlandırılan Volatilite endeksi VIX geçen hafta başındaki gibi 40 seviyelerini geçerek 42,67’ye yükseldi. VIX için, 20 civarı ortalama oynaklık kabul edilirse geleceğe dair S&P üzerine yazılan opsiyonlar için oynaklığa dair beklentilerde %100 bir fark olması piyasalardaki paniğin daha iyi anlaşılması için önemli bir göstergedir.
 

İçeride ise; yurtdışındaki bu gelişmeler karşısında sert düşüşler yaşayan borsalardaki kayıplara uyumlu ama abartmayan bir İMKB ile geçen haftaki büyük oynaklığa göre oldukça sakin döviz ve faiz piyasası vardı. Yani içeride piyasalar dışarıdaki büyük paniğe oranla daha ölçülü bir reaksiyon verirken; bir süre sonra dışarıdan ayrışabileceğinin sinyallerini vermeye başladı.

 
Sonuç olarak; Sarkozy-Merkel görüşmesinden piyasaları yatıştıracak mesajların dışında önemli bir aksiyonun alınmamış olması; dünya piyasalarında geçen hafta yarım kalan negatif yöndeki reaksiyonun, açığa satışların engellenmesine rağmen, sürmesine neden oluyor. Çünkü sorun ekonomikten çok güven bazlı. Bu güven sorunu uluslararası piyasalarda bitmedikçe riksten kaçış da sürecektir. Bence önemli olan ise; geçen hafta yurtdışındaki olumsuz reaksiyona içerideki piyasalarca verilen karşılığın, bu hafta aynı oranda verilmemiş olması. Çünkü içeride ekonomimize ve ekonomimizin en temel yapılarından olan finansal sisteme güven konusunda bir sorun yok. Bu nedenle; dünkü piyasa stresi içerisinde içeride piyasaların, geçen haftaya nazaran, daha pozisitf tavrını fark etmeyenlerin özellikle dikkatini çekmek istedim..

 

Bugün İzlenecek Datalar :
 

09:00   –           Almanya temmuz ÜFE
 

İMKB Bugün İçin Beklenti :
 

İMKB30 spot endeksin 60000 seviyesinin altında kalmayarak başlattığı tepkisini, uzun vadeli düşen kanalın alt bandı direnci seviyesi olan 66000 seviyesinin üzerine taşımayı başaramadı. Bu seviyenin özenmini son günlerdeki bültenlerimde önemle vurguluyordum.  “Sınırına dayandığı 66000 civarından geçen bu direncin üzerine çıkılması mümkün olmadıkça da hala İMKB30 spot endeksin yeniden 60000 seviyesine geri çekilme, hatta altını görme riskinin olduğu akıllarda tutulması gerektiğini” de yazıyordum. Bu dün olasılık gerçekleşti ve önemli direnç bölgesi olan 66000’i geçecek gücü bulamayan İMKB30 spot endeks yeniden kısa vadeli dip yaptğı seviye olan 60000’e yöneldi. Teknik olarak İMKB30 spot endeksin 60000 seviyesindeki taban seviyesini hedeflediği grafiklerde net şekilde görülüyor. Ancak 60000 seviyesinin altında kalınmadıkça hareket şimdilik güç toplama amaçlı olarak algılanacaktır. Ancak şurası net ki İMKB30 spot endeks bir süredir önemle belirttiğim uzun vadeli düşen trend kanalı içerisine kendini atmadıkça düşüş trendi ve taban arayışı sürecektir…!
 

Euro/Dolar
 

Beklentilerim de yani bir gelişme henüz yok: Yukarıdaki grafikte de görülebileceği gibi; paritenin, kısa vadeli hareketli ortalamalarında destek ve güç bulma çabası ile geçen hafta boyunca yaptığı 1,43 seviyesinden geçen kısa vadeli ortalamaların altına ve üstüne doğru hamleleri sonlandırma çabası sürüyor. Bir süredir bültenlerimde ısrarla yazdığım gibi; 1,43 seviyesinin altında kalması paritenin 200 günlük hareketli ortalamasına yöneltirken; 1,43’ün geçilmesi hareketin hedefini 1,50 yapacak güçte olacaktır. Bu nedenle; Kısa vadeli hareketli ortalamaların birbirlerini yukarı kestikleri ve kısa vadeli düşen trend direncinin geçtiği seviye olan 1,43’ün geçilmesi paritenin 1,50’ye doğru hareketini başlatabileceğinden; parite, tekrar 1,43’ün altına kaymadıkça da, bu hedefe yönelik alınan pozisyonlar korunmalıdır…
 

Dolar/TL
 

Dolar/TL kısa vadeli yükselen trend kanalı üzerindeki hareketini sürdürmeye devam ediyor. Bu görüntünün güç toplamamı yoksa güç kaybı mı olduğunun teyidi; Dolar/TL’nin kısa vadeli yükselen trend kanalı üst bandının altına gelip-gelmemesi ile netleşecektir. 1,75 seviyelerinden geçen bu desteğin altına gelinmesi Dolar/TL’nin 1,70’e kadar bir geri çekilmesine neden olabilecek güçte olabileceğinden 1,75 çok kritik bir seviyedir. Bu seviyenin dikkatle takip edilmesini öneririm…!Diğer yandan 1,75’in altına gelinmemesi durumunda; Dolar/TL’nin yeniden zirve seviyesini deneyebilecek, hatta geçebilecek bir güç toplama döneminde olabileceği de akıllarda tutulmalı, pozisyonlar bu duruma göre şekillendirilmelidir. 

Nuri SEVGEN

A Yatırım

Add a Comment

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
Endeksler (Cem Şengezer)

Kayıplarımızın devam etmesi gerektiği şeklinde ilgili son yazıyı bitirmiştik. Yetmeyecekti ve ekledik: Dow Jones ile fark açılmalıydı. İki koşul da...

Kapat