Nuri Sevgen: Asalak ABD ve Buna Yeni Uyanan Dünya…

ABD’de beklenen 2 ağustosa bir kala borçlanma tavanı konusunda uzlaşmaya sağlanması dün uluslararası piyasaların sert yükselişlerle başlamasına neden oldu. Avrupa ve ABD borsaları uzlaşma haberi ile %1,5 yükselişle güne başladı. Ancak ilerleyen saatlerde ABD’de gelen ISM imalat endeksinin son iki yılın en düşük seviyesinde gelmesi, borç tavanına ilişkin, beklentinin bitmesinin ardından gerçek ekonomik verilere piyasaları odaklattı. Avrupa borsa endeksleri dünü %1’e yakın düşüşlertle kapatırken; ABD borsa endeksleri %1’e yakın düşse de kapanışta hafif eksi bir görünümle kapattılar.
 

İçeride ise; Cuma günü TSK’nde yaşanan erken emekliliklerin şokunun dün itibariyle piyasalarda yaşanmamasının rahatlığı olsa da; piyasalardaki hava hala çok gergin. Zira İMKB’de, belki de ramazan ayının ilk günü rehavetinden, likidite neredeyse kaybolmuş durumda iken; döviz piyasası ise hala ateşi sönmemiş kor halde ve ufak bir rüzgar ile yeniden  alevlenmeye hazır görünümde. Yurtdışında yaşanan sıkıntılı süreç ağırlaştıkça bu etkileri biz de yaşayacağız. Çünkü biz, 100 birim harcamasının sadece %52’sini kazanan bir ülkeyiz. Aradaki farkı ise dış finansman ile çeviriyoruz. Demek ki; dışa bağımlıyız. Bu durumda bize para getirenler zarar görürse; bizim hiç zarar görmeyeceğimizi düşünmenin ( kastettiğim finansal piyasalar anlamındadır ) ne kadar rasyonel olacağı kararını varın siz verin…

  
Son Not: Dün Temsilciler Meclisi’nde borçlanma tavanının arttırılmasına yönelik oylama tasarı lehine geçse de; Kongre’nin onayı henüz alınmadığından borçlanma limiti sorunu henüz yasal olarak sonuçlanmadı. Bu oylama bugün yapılacak. Süpriz çıkması beklenmeyen oylama ile ABD’nin temerrüt riski nedeniyle piyasaların üzerindeki baskı tamamen kalkacak. Fakat ABD’nin bu önemli sorunu son güne kadar ötelemesi ABD’nin sorunları erkenden görme ve çözme yönündeki ihtiyatlı tutumunu borçlanma limiti konusunda gösterememesi, uluslararası camiada güven kaybına neden oldu.
 

Bu konudaki en sert açıklama ise; Rusya Başbakanı Putin’den geldi. Putin; “ABD’nin borçla yaşayan bir ülke olduğunu ve borcunun bir kısmını dünya ekonomisinde dinlendirdiğini belirterek, ABD’nin doların tekel durumunu kullanarak, dünya ekonomisinde “asalak” gibi yaşadağını” savundu. Çünkü Rusya, ABD gibi sadece para basarak dünyadan istediği mal ve hizmeti (bakınız: senyoraj hakkı) kolayca alırken; Rusya gibi 2 dünya savaşında doğal kaynaklarının gücü nedeniyle Batı’nın hep hedefi olan bir ülkenin lideri bu kaynaklarını ABD’nin bastığı kağıt (para) karşılığında vermek zorunda olmanın sıkıntısı içerisinde. İşte mevcut parasal sistemin durumu bu. ABD parasal büyümeyi artırdıkça uluslararası anlamda büyük borçlanma içerisinde olurken; Putin’in de belirttiği gibi parasal sistemden beslenen bir “asalak” konumunda. Tabii 1944’te Bretton Woods’ta ABD’yi bu konuma getiren de yine o uluslararası camia. Çünkü o dönemde ABD bir nevi dünyanın MB’sı olacağım tavrı ile basacağı her dolar için altın rezerv tutacağını açıklamış, uluslararası camia da savaşın bitikliği içinde güçlü ABD’nin bu sözüne güvenmek zorunda kalmıştı. 1972 senesine kadar sistem gerektiği gibi çalışırken; bu tarihten sonra sistemin ABD tarafından terk edilmesi artık ABD’nin global liderliğini ilan etmesini sağladı. Çünkü 1944 ile 1972 arasında neredeyse tüm mal ve hizmet fiyatları uluslararası ticaret piyasasında ABD doları ile fiyatlanır hale geldi. 1972 senesinden sonra da ABD’nin uluslrarası parasal sistemdeki büyüküğü her geçen gün arttıkça “Dolar” vaz geçilemez bir para olma yolunda ilerlerken; ABD’de Putin’in dediği gibi sitem içinde “asalak” yaşamı sayesinde tek güç oldu.
 

Özetlemek gerekirse; parasını dünyada kullandırtan, o para ile dünyanın mal ve hizmeti yanında, en zekilerini de ülkende barindırtan ve sadece kağıt basarak, askeri olarak büyük yatırımlar yapan bu “asalak”, doğal kaynakları büyük olan Sovyetler’i de yendi ve  dünyanın tek lideri de oldu. Bu dönemde ise bu büyük liderin artık sistem içerisinde bir “asalak” olduğu yeni fark ediliyor. Bu gücü o “asalağa” verenlere sadece “günaydın” demekten başka elden ne gelir…?
 

Bugün İzlenecek Datalar :
 

12:00   –           Euro Bölgesi haziran ayı ÜFE           

15:30   –           ABD kişisel gelir ve harcamalar

  
İMKB Bugün İçin Beklenti :
 

Yukarıdaki grafikte de görülebileceği gibi; İMKB30 spot endeks’te fiyat hareketliliği daraldıkça kısa vadeli hareektli ortalamalar birbirlerine iyice yaklaştılar. Bir süredir bültenlerimde bu duruma özellikle dikkat çektiğim bu sıkışmada sona gelinmek üzere. Zira İMKB30 spot endeks 75500’ün üzerine çıkarak orada tutunabilmesi; yükseliş hareketini destekleyerek hedefi 200 günlük hareketli ortalama seviyesi olan 78000 yapacaktır. Diğer yandan 75000’in altına dün sarkan İMKB30 spot endeks yeniden kendini 75000 seviyesinin üzerine atamaz ise; 70000 seviyelerine değin düşüş trendini başlatacaktır.  Zor bir dönem içerisindeyiz ve yukarıda verdiğim bu önemli bölgelerin geçildiğinden emin olunmadan pozisyon alınması riskli olacaktır. Az daha sabır… Not: Acemi avcı her gördüğü ava ateş edince kurşununu tüketir ve asıl avı bulduğunda kurşun kalmadığından başarılı olamaz. Oysa usta avcı ise; doğru zamanı bekler…
 

Euro/Dolar

   

Yukarıdaki grafikte de görülebileceği gibi; 1,50 seviyesindeki kısa vadeli zirve seviyesinden düşen tren direncini geçen gün geçen ama orada tutunmayı başaramayan parite; kısa vadeli hareketli ortalamalarında destek ve güç bulma çabasında başarılı olamadı ve altına kaydı.  Paritenin, 1,43 civarından geçen ortalamaların altında kalınması; yeniden 1,40 seviyesi civarındaki 200 günlük hareketli ortalamasına doğru bir hareketi tetikleyeceğinden; dikkatle izlenmesi gereken seviyedir.! Bu nedenle; 1,43 seviyesinin üzeri stop-loss olarak kabul edilmek şartı ile Dolar lehine olan mevcut harekete katılmak en rasyonel tutum olacaktır.

 
Dolar/TL
 

Neredeyse 1 aydır ısrarla uyardığım Dolar/TL’deki 1,70 seviyelerine değin yükseliş gerçekleştikten sonra Dolar/TL, kısa vadeli yükselen trend kanal üst bandı olan 1,70-1,71 aralığı üzerinde tutunmayı başaramadı. Bu seviyenin altında kalınması ile bültenlerimde belirttiğim düzeltme; geçen hafta TCMB Başkanı Başçı’nın açıklamaları ile geldi ve Dolar/TL’yi 1,67’nin de altına getirdi. Yukarıdaki grafikte de görülebileceği gibi 1,6650 seviyesindeki kanal desteğine yaklaşan ve buradan aldığı destek ile yeniden yükselen Dolar/TL’nin kısa vadeli hedefi kanal üst bandı olacaktır. (Trend yukarı olduğundan bu seviye şimdilik 1,7250 civarında)

Nuri SEVGEN

A Yatırım

Add a Comment

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
OPEC’in Ham Petrol Üretimi 2008′den Bu Yana En Yüksek Seviyede

Dow Jones tarafından yapılan araştırmaya göre OPEC’in ham petrol  üretimi Temmuz ayında 2008 yılının son çeyreğinden bu yana görülen  en...

Kapat