Nuri Sevgen: Araba, 3 Atın Çekeceğinden Daha mı Ağır ?

Yunanistan kaynaklı sorunun sürmesi ve bu sorunun başta Fransız bankaları olmak üzere Avrupa ekonomik sistemine olan tehdit Euro’nun değer kaybetmesine neden olurken, Dolar’ın değerlenmesine neden oluyor. Sürekli olarak bültenlerimde; piyasalarda ana gösterge olarak Dolar’ın nisbi fiyatının dikkatle izlenmesi gerektiğini özellikle vurguluyorum. Çünkü; sebep ne olursa olsun, Doların değerlenmesi başta borsalar olmak üzere piyasalara satış gelmesi demek.Ucuz ve bol miktardaki dolar ile borçlanarak diğer ülke paralarına, borsalara ve emtiaya yapılan yatırım (carry-trade), dolar değer kazanınca zarar oluşturmaya başlıyor. Bu zararın büyümesine tahammülü olmayan kaldıraçlı fonların başlattığı stop-loss satışları da kartopu efekti yaratıp, satışların paniğe neden olmasını sağlıyor. Aşağıda anlatacağım Yunanistan haberleri sadece ayrıntı. Bunlar bilinmesi gereken ayrıntılar olsalar da piyasalar için önemli olan; yukarıda yazdığım Dolar borçlanarak yapılan carry-trade amaçlı işlemlerin piyasalardaki volatilitenin ana nedeni olduğudur.

  

Gelelim Yunanistan’a: Yunanistan, 2011 ve 2012 bütçe hedeflerinin tutamayacağını açıklamasının ardından; Troyka olarak adlandırılan AB, IMF ve Euro MB yetkililerinin bütçede 30.000 kamu personelini işten çıkararak kısıntıya gidilmesi isteğine Yunanistan’ın sert tepkisi piyasalarda bozulmaya neden olan haber. Zira Yunanistan’ın “bir Hindistan değiliz..!” şeklindeki çıkışla Troyka’nın talebine itirazı; “Yunanistan bu sefer kesin iflas edecek” söylentisinin yayılmasına neden oluyor. Bu haberler de Avrupa bankacılık sisteminde her geçen gün daha büyük gediklerin açılmasına neden olan spekülasyonlara neden oluyor. Fransız banakalarının ellerinde bulundurdukları Yunan Euro tahvilleri nedeniyle zaten adları çok zikredilirken; bir de Fransız-Belçika ortak bankası Dexia dün akşam saatlerinde gündeme geldi. Moody’s olası bir kredi notu indirimi için Dexia’nın notunu izlemeye aldığını açıkladı. Sebep yine aktiflerindeki 3,4 milyar euroyu bulan Yunan tahvilleri. Bu haber Avrupa borsalarında başta bankacılık hisseleri olmak üzere %3’e yaklaşan düşüşlerle kapanışlara neden olurken; ABD borsa endekslerinin %2,8’i bulan düşüşlerle kapanmasına neden oldu.

 

Özetlemek gerekirse; kimse Yunanistan’ın batması ile ilgilenmiyor, hatta Yunanistan’a herkes batmış gözü ile bakıyor. Ancak sorun şu ki; “Yunanistan’ın batmasına asla izin vermeyeceğiz” diyen Avrupa’lı yöneticilerin sözlerine güvenerek Yunan tahvili alan Avrupa bankalarının, Yunanistan’ın resmi olarak batması durumunda iflas ile yüzyüze gelme riskidir. Bu durum da zincirleme bir reaksiyon ile tüm dünya bankacılık sisteminde Lehman Brothers’in batışını mumla aratabilecek bir kaos senaryosunun akıllarda oluşmasına neden oluyor. Bu nedenle Avrupa’nın soruna acil müdahil olması ve ABD’nin yaptığı TARP benzeri bir operasyon ile finansal sistemini düze çıkarması bekleniyor. Bu düzlüğe çıkarmayı başarabilir mi göreceğiz ama Avrupa’nın kurucu iki ülkesinin ilk seçimde gideceğine kesin gözüyle bakılan liderleri Merkel ve Sarkozy 9 ekim Cuma günü Berlin’de görüşeceklerini açıkladı. Buluşmanın ana sebebinin 17-18 ekimde yapılacak Euro Grup toplantısı için hazırlık çalışması olduğu söylense de; ana konu Yunanistan probleminin aşılmasına yönelik atılması gereken adımlar olacaktır.

  

İçeride ise; faiz ve İMKB tarafı yurtdışındaki büyük satış dalgasına rağmen daha olumlu bir hava sergilerken; TL’deki değer kaybı sürüyor. Dün açıklanan eylül ayı enflasyon datalarının az da olsa beklentilerden yukarda olmasına rağmen yıllık bazda enflasyonun düşüyor olması, faiz piyasasında, olumlu karşılandı. Ancak kur sepetinin 9 ağustostaki 2,22 seviyesindeki zirvesine yaklaşıyor olması tedirginlik yaratsa da; faizlerde faiş bir yükseliş olmadıkça TL cinsinden varlıkların, özellikle de hisse senetlerinin, döviz bazında ucuzlamasına neden olduğundan beni pek de tedirgin etmiyor. Endeks üzerindeki etkileri yüksek olan bankacılık sektörünün de çok iyi durumda olmaları; İMKB’nin yurtdışı borsalardan olumlu yönde ayrışmasına neden oluyor…

 

Son Not: Troyka, Rusça, üç atın çektiği araba anlamına gelmektedir.(Troika) Ülkemizde 2002 seçimleri öncesinde  İsmail Cem, Kemal Derviş ve Hüsamettin Özkan’ın başlattığı siyasi hareket için kullanıldığında aşina olduğumuz bu terim; son yıllarda arabayı çeken 3 at bulununca kullanılan bir “moda” terim oldu. 
 

Bugün İzlenecek Datalar :

 
09:00   –          Almanya ağustos ayı perakende satışlar
12:00   –          Euro Bölgesi ağustos ayı ÜFE
14:45   –          ABD haftalık mağaza satışları
17:00   –          ABD temmuz ayı fabrika siparişleri
                                                                                                                                           
 

İMKB Bugün İçin Beklenti :

 
İMKB30 spot endeks, yukarıdaki grafikte de görülebileceği gibi; yükselen trend kanalının içerisine girdikten sonra kanalın içinde kalma çabasını sürdürdüğü gözleniyor. 72000-72500 seviyesi aralığından geçen yükselen kanal alt bandının altında kalınmadıkça teknik olarak kanalın üst bandı 77500 seviyesi ana hedef olacaktır. Ancak bu ana hedef öncesinde çok güçlü bir direnç vazifesi gören 200 günlük hareketli ortalamanın geçtiği seviyenin üzerine çıkılması ve orada kalınması gerekmektedir. Zira 74500-74700 civasından geçen bu hareketli ortalamanın üzerinde kalınması ve taban yapılabilmesi uzun vadeli yükselişin teknik olarak teyidi olacağından dikkate alınmalıdır.

 
Diğer yandan, İMKB30 spot endeksin yükselen trend kanalının altında kalması durumunda ise; 70000 seviyesine değin sert bir satış dalgası olasılığı göz ardı edilmemelidir…

 
Euro/Dolar

 
Euro/Dolar paritesi 1,35 seviyesinde tutunmayı başaramayınca bir süredir bültenlerimde de önemle belirttiğim 1,28 teknik hedefine doğru hareketlenmesine neden oldu. Yukarıdaki grafikte de görülebileceği gibi 1,28 seviyeleri hem yatay hem de Fibo desteği olması nedeniyle bu seviye çık kuvvetli bir destek vezifesi görecektir. Zira parite 1,35’in üzerine çıkarak orada tutunmayı başaramadıkça da 1,28 teknik hedef olmaya devam edecektir…

 
Dolar/TL 

 
Dolar/TL orta vadeli yükselen kanalı Dolar’ın dünyada değer kazanmasının da etkisiyle geçerek 1,8950 ile bu sabah yeni bir rekor seviye gördü. Fiyat 1,84 seviyesinden geçen trend kanalının içerisine tekrar dönmedikçe yükseliş trendinin devamını beklemek rasyonel bir tavır olacağını son bültenlerimde özelllikle belirtmiş 1,89-1,90 bandındaki direncine doğru olası bir hamleye dikkat çekmiştim. 1,84’ün altına gelmeyen Dolar/TL beklediğim gibi 1,90 direncini zorluyor.  1,90 seviyelerinin geçilmesi teknik olarak güç olmakla birlikte, bu seviyenin geçilmesi; teknik olarak 1,95’e doğru teknik bir hareketin önünü de açabileceği akıllarda tutulmalıdır…
 

Nuri SEVGEN

A Yatırım

 

Add a Comment

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Kudret Ayyıldır

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
Osman Arolat: Dolar Yine Yeniden

Yıllar yılı Anadolu toplantılarının ilk sıradaki gözde sorusu  “Dolar ne olur?” şeklindeydi. Doların çıktığı gibi inebileceği gerçeğini de bize hatırlatan...

Kapat