Nuri Sevgen: Anomali mi, Değişen Bakış Açısı mı?

ABD’de 19 bankanın 15’inin kıyamet günü varsayımları ile dolu olan stres testinden geçmesi ve J.P. Morgan’ın kar payı ve hisse geri alım programı açıklaması ABD borsa endekslerine önceki gün %2’ye yaklaşan yükseliş yaşamasına neden oldu. Bu yükseliş ve  Yunanistan’a 130 milyar euroluk kredinin verilmesi için imzaların resmen atılması da dün borsalardaki yükselişin sürmesin ana nedeni gibi görülüyor.

Önceki gece FED’in ABD ekonomisine dair enflasyonist risk görmeyen ve istihdam datalarında da daha istenen gelişimenin olmadığını açıklaması; düşük faiz politikasının devam edeceği  olarak piyasalarca  algılandı. Ancak piyasalarda asıl hareketi J.P. Morgan’ın FED’den önce yaptığı açıklamalar tetikledi. FED’in stres testine dair açıklamasını erkene çekmesine neden olacan JP Morgan’ın açıklamaları borsalarda bankacılık sektörü öncülüğünde yükselişin tüm dünyada başlamasına neden oldu. Zira JP Morgan’ın açıklamaları sonrası konut fiyatlarında %21, hisse fiyatlarında %50 düşüş; işsizlik oranının da %13’lere çıktığı varsayımlarını içeren FED’in stres testine giren 19 bankanın 15’inin geçtiği açıklaması da borsalardaki coşkuyu artırdı.

FED ve JP Morgan’a dair yazdıklarım aslında önceki güne dair haberler olsa da etkisi piyasalarda borsalarda yükseliş, emtiada baskı sürecinin başlamasına dair mesajları içeriyor gibiydi. Zira enflasyonun riskli bir durumda olmadığını ve yükselen petrol fiyatlarının suni olduğu yönünde açıklama yapan ve bankaların kıyamet benzeri bir senaryo için bile hazır olduğunu duyuran FED sonrasında; hisse senedi piyasası bankacılık sektörü önceliğinde cazip hale gelmişe benziyor. Ancak borsalardaki bu olumlu havayı diğer olumlu günlerden ayıran, hatta tedirgin eden ise; değer kazanan doların değeri ve yükselen tahvil faizleri. Emtia fiyatları doların ve faizin  yükselmesinden etkilenerek, belirgin düşüşler gösterirken, borsalardaki yükseliş eğiliminin sürüyor olması; kalıcı bir değişimi mi, yoksa geçici bir anomaliyi mi içeriyor hep beraber göreceğiz. Ancak doların değer artışından daha dikkat çekici olan; ABD tahvil faizlerinde (özellikle uzun vadeli tahvillerde), yaşanan sert yükseliş oldu. Son üç günde 10 yıllık tahvil faizleri %2,02 seviyelerinden %2,35 seviyelerine, 30 yıllıkların da %3,17’den %3,48 e yükselmesi doğrusu borsalardaki yükselişi göz önüne alınca garip bir anomalik yapıyı içeriyor.

 
Amacım bunları yazarak moral bozmak ya da “borsalardaki yükseliş kalıcı değil, yapay” demek değil. Sadece anlatmaya çalıştığım; temel oyun kuralı gereği, paranın maliyeti yükselirse (ki buna biz alternatif maliyet diyoruz) borsaların bu duruma negatif yönde reaksiyon vermeleridir. Ancak ilginç olan ABD’de hatta Avrupa’nın sağlam ekonomisi kabul edilen Almanya’da bile uzun vadeli faizlerin yükseliyor olmasına rağmen borsalardaki son iki günkü yükseliş, FED’in açıklamaları sonrasında, bakış açısında önemli bir kırılmanın ortaya çıkmaya başladığı olarak algılanabilir. Zira o bakış açısı; bu yıl kasım ayında seçime gidecek ABD’de, psikolojilerin ekonomik sorunlardan kurtulabilmesi için borsaların yükselmesi ve emtia fiyatlarının enflasyon tehtidi oluşturmamasına odaklı bir manipülasyon üzerinde olacak gibi. Çünkü yaratılan büyük miktardaki paranın ekonominin çarklarını döndürmesi; ekonomilere ve geleceğe dair güvenli bakışla mümkün olabilir. Bu durumu sağlayabilecek en dikkat çekici durum ise; hisse senetleri yükselirken, enflasyonist ortamın olmayacağına dair mesaj veren emtia fiyatlarında düşüştür. Ancak faizler bu hızla yükselmeye devam ederken hisse senetleri de aynı hızla yükseliyorsa; arkadan emtia fiyatlarının ve uzun dönemde de cüsseli bir enflasyonun gelmesi kaçınılmaz gibi duruyor…

Bugün İzlenecek Datalar :

09:00   –           Almanya, şubat ayı TEFE

10:00   –           Türkiye, aralık ayı işsizlik oranı

11:00   –           Türkiye, Maliye Bakanlığı şubat ayı bütçe ve faiz dışı denge dataları

14:30   –           ABD, şubat ayı ÜFE

14:30   –           ABD, haftalık işsizlik maaşı başvuruları

14:30   –           ABD, mart ayı Empire State imalat endeksi

15:00   –           ABD, ocak net sermaye giriş/çıkış verileri

16:00   –           ABD, mart ayı Philedelphia FED endeksi

İMKB Bugün İçin Beklenti :
İMKB30 spot endeks için 72000-72500 bandının önemini sürekli yazıyor, bu seviyenin geçilmesi durumunda hereketin 74000 civarından geçen uzun vadeli düşen kanal üst bandına sert bir ivmelenme yapabileceğini özellikle yazıyordum. Dün bu beklediğim durum gerçekleşti ve 72500 üzerinde tutunan İMKB30 spot endeks 74265’e kadar sert bir yükseliş yaptı ve dünü %2,7 yükselişle 74000 seviyesinin hemen altında kapattı.

Yukarıdaki grafiğe dikkatli bakıldığında teknik analizden anlayan gözler belirgin bir formasyon olasılığını göreceklerdir. İMKB30 spot endeks uzun vadeli düşen trend kanalı üst bandı olan 74000-74500 bandının geçilmesi ile 82000 – 85000 aralığına doğru sert bir yükseliş hamlesi potansiyelini içeren “bayrak formasyonu” oluşumu; yükselişin gücünün süreceği yönünde sinyal veriyor. İMKB30 spot endeks yeniden;72500’ün altına kaymadıkça bu potansiyel yükseliş olasılığı dikkate alınmalıdır.

Euro/Dolar 

Euro/Dolar paritesi; son günlerde önemle belirttiğim 1,31 seviyesinin yeniden altına kayarak düşüş yönünde 1,2850’ye dair hedefine doğru yönelmişe benziyor. Eğer yeniden 1,31’in üzerine çıkarak orada tutunamadıkça da teknik hedef 1,28 seviyeleridir.

Diğer taraftan; parite, üzerinde kalamadığı 1,32’ler seviyesinde aşağı yönde birbirlerini kesen hareketli ortalamaların üzerine çıkamadıkça euro lehine yükselen bir trend oluşmayacağını da belirtmek isterim.

Dolar/TL

Dolar/TL yukarıdaki grafikte de görülebileceği ve son günlerdeki bültenlerimde de önemle uyardığım gibi kısa, orta ve uzun vadeli hareketli ortalamaların tamamının yukarı yönde birbirlerin kesmesi le kısa vadeli önemli direnç olan 1,80’i geçerek yeniden uzun vadeli yükseliş trendi üzerine çıktı. 1,80’in altına gelinmedikçe ilk hedef 1,82-1,83 aralığı olacaktır. 1,76 seviyesinde kısa ve uzun vadeli hareketli ortalamaların birbirlerini yukarı yönde kesmelerinin verdiği güçle yükseliş potansiyeli süren Dolar/TL’nin 1,83’ü geçmesi yeniden 1,90’ın konuşulmasına neden olabileceğinden dikkatle takip edilmelidir.

Nuri SEVGEN

A Yatırım

 

Add a Comment

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
Ali Ağaoğlu: ABD’nin Banka Stres Testi, Stresi Azalttı!

Salı günü Fed’in Açık Piyasa Komitesi’nin toplantısı vardı. Fed, faizleri değiştirmedi ve ABD ekonomisinin “ılımlı” bir şekilde toparlandığını söyledi. Piyasaların...

Kapat