Nuri Sevgen: Altın, kir tutmaz

Bernanke’nin dün ABD Kongresi’nde yaptığı konuşmasında ABD ekonomisinin zayıf seyrinin sürmesi durumunda FED’in ek teşvikler sağlama konusunda hazır olduğunu belirtmesi ABD borsalarının açılışta %1 yükselmesine neden olsa da gün sonunda %0,3 civarında yükselişle kapandı. Dolar, Bernanke’nin açıklamaları ile değer kaybederken Altın ons bazında yeni bir rekor kırdı. Ancak 2 ağustosta ABD Hazinesi’nin 14,3 trilyon dolarlık borçlanma tavanının artırılması yönünde Kongre üyelerinin mutabakat sağlayamaması borsalardaki yükselişlerin kalıcı olmasını engelliyor. Bu hafta 4. kez anlaşma için muhalif kongre üyeleri ile bir araya gelen Obama Yönetimi yine anlaşma sağlayamadı. Hatta söylentiye göre;  Obama’nın görüşmeler sırasında sinirlenerek toplantı odasını terk etti. 2 ağustosa kadar uzlaşma sağlanamaması durumunda ABD tarihinde ilk kez temerrüde düşecek. Bu risk de doğal olarak derecelendirme kuruluşlarının uyarılarına neden oluyor. Moody’s dün yaptığı açıklamasında AAA olan, ABD ekonomisinin kredi notunu; borç limiti ile ilgili sorunun 2 ağustosa kadar çözülememesi durumunda, düşürülebileceğini vurguladı ve negatif izlemeye aldı.
 

Kredi derecelendirme kuruluşları demişken; FITCH Yunanistan’ın kredi notunu üç kademe indirerek B+’dan “potansiyel iflas” anlamında olan CCC seviyesine çekerken, İtalya’yi da borçları nedeniyle kredi notunun geleceği açısından uyardı. Yani Avrupa’da durum hala olumlu değil. Euro, Dolar karşısında yükseliyor gibi görülmesinin ana sebebi; Avrupa’da işlerin iyiye gitmesinden değil, ABD ekonomisinin geleceğine dair endişeler nedeniyle Dolar’ın değer kaybetmesinden dolayı. Zira Avrupa bankalarına dair stres testi sonuçları pek de parlak değil. Ayrıca parasal ve finansal istikrarı sağlamaya yönelik olarak MB’ları ve diğer kurumların işbirliğini artırmak amacı ile 1930 yılında İsviçre’nin Basel şehrinde kurulan Bank for International Settlement (BIS) 2010 yılı sonu itibari ile Fransız Bankaları’nın elinde 392,6 milyar dolarlık İtalyan kamu ve özel sektör tahvili olduğunu duyurdu. Rapora göre bu tutar, Alman Bankalarının ellerindeki İtalyan tahvillerinin iki katı. BIS’e göre bankaların elinde bulunan İtalyan borç senetlerinin %45’i Fransız finansal kuruluşlarında. Bu sadece İtalya riski ki Yunanistan, Portekiz ve İspanya risklerinin de İtalyan riskine eklenmesi durumunda Fransız Bankacılık sektörü riskinin 500 milyar doları geçebileceği konuşuluyor.
 

Kısacası; Yunanistan, Portekiz, İrlanda ve İspanya’nın Euro Birliğinden çıkarılması ya da bu ülkelere finansal yardımın kesilmesi Avrupa’nın Almanya’dan sonra ikinci büyük ekonomisi olan Fransa’yı vuracağından Avrupa’da Euro Birliğinin kısa vadede dağılması senaryoları pek mümkün görünmüyor. Fakat, Euro’nun geleceğine dair bu belirsizlik ile ABD ekonomisinin toparlanma sürecine girememesi ve tarihte olmadığı kadar piyasalara pompalanmış Dolar nedeniyle dünya parasal rezervinin %80’inden fazlasını oluşturan bu iki paraya olan güveni sarsıyor. Sarsılan bu güven ortamında değer koruma saikiyle varlıklar Altın’a yani 2600 yıllık alışkanlığa koşuyor. Şimdilik bu kaçış parasal sistemin geleceği açısından risk oluşturabilecek düzeyde değil. Ancak parasal sisteme olan güven, 2. dünya savaşı öncesinde olduğu gibi; çok daha büyük oranda kaybolursa, bilinen ve çıkarılmış rezervi 200 bin tonu bile bulmayan Altın’ın fiyatının nerelere çıkabileceğini varın siz düşünün. Anlaşılırlığı artırmak için belirtmek isterim ki; 1453 ya da 1789 yılları gibi çağ değiştiren, önemli bir dönüm noktası olan 11 eylül 2001’den bir gün önce Altının ons fiyatı 271 dolar iken FED’in bilanço büyüklüğü 1 trilyon doların altındaydı. Olimpik bir yüzme havuzunu doldurabilecek hacimdeki altın rezervi ile tüm dünya parasını buluşturmaya kalkıldığında, arz-talep dengesinin hangi fiyatta olabileceğini düşünmek; aslında “kaos senaryosu” yapmaktır. Yine de insan bu senaryonun gerçekleşme ihitimalinin az bir kısmını düşünse bile altının fiyatının nereye gidebileceği noktasında delirtici fikirlere kapılabileceğinden; siz, “altın yeniden 1000 doların altına gelecek” diyenlere yukarıda anlatmaya çalıştığım kaosu yaratabilecek şartlar değişmedikçe, kulak asmayın…

 
Bugün İzlenecek Datalar :
 

12:00   –           Euro Bölgesi TÜFE           

15:30   –           ABD perakende satışlar           

15:30   –           ABD haftalık işsizlik sigortası başvuruları           

15:30   –           ABD ÜFE            17:00   –           ABD iş dünyası stokları
 

İMKB Bugün İçin Beklenti :

 
Yukarıdaki grafikte de görülebileceği gibi kısa vadeli hareketli ortalamalar 76800 bölgesinde birbirlerini aşağı keserek kısa vadeli yükselen trend seviyesinin de altına kaydı. Bu teknik görüntü; önceki gün bültenimde de de belirttiğim, 75000 seviyesine doğru sert şekilde İMKB30 spot endeksi getirdi. 75000 seviyesinden gelen tepki alımları İMKB30 spot endeksi dün 76800 -77000 bölgesindeki kısa vadeli hareketli ortalamaların kesiştiği kritik bölgeye  getirdi. Bu kritik bölgenin henüz üzerine çıkılarak tutunuma başarılmadıkça;  düşüşün devam etme olasılığı, teknik olarak, bitmiş demek hata olacaktır. Bu nedenle İMKB30 spot endeks 77000 seviyesinin üzerine çıkarak orada tutunmadıkça teknik olarak aşağı trend olasılığı sürmekte ve 72500 ana hedef olarak önümüzde durmaktadır.Diğer yandan 77000 seviyesinin üzerine çıkılarak orada tutunması durumunda İMKB30 spot endeksin yeniden 78500 seviyesi civarından geçen 200 günlük hareketli ortalamasını denemesi kuvvetle muhtemel olacağı da dikkate alınmalıdır.
 

Euro/Dolar
  

Uzun süredir bültenlerimde önemle belirttiğim 1,4350 seviyesinin altına tekrar sarkması paritenin Euro aleyhine olan hareketini hızlandırdı ve hareket 200 günlük hareketli ortalama seviyesine hafta başında İtalya gerginliği ile geldi. 1,3970 civarından geçen 200 günlük hareketli ortalamanın altına kadar sarkan parite tekrar bu seviyenin üzerine çıkmayı ve tutunmayı dün itibariyle başararak dün bültenimde yazdığım 1,42’ye ulaştı. Paritenin 1,4150 – 1,43 arasında bi süre güç toplaması teknik olarak yukarı yöndeki hareketin devamı açısından önemli olacaktır. Zira bu durumda kısa vadeli hareketli ortalamalar birbirlerine yaklaşarak hareketin ivmesini artıracak gücün bulunmasına yardımcı olacktır. Dün başlayan tepki süreci, parite tekrar 200 günlük hareketli ortalaması seviyesinin altına gelmedikçe devam edecektir.
 

Dolar/TL
 
Dolar/TL uzun süredir önemle belirttiğim hareketini sürdürüyor. Teknik olarak önemli direnç bölgesi olan, 1,62’nin geçilmesi ile beklediğim gibi; sert bir şekilde,  1,65’e yükselen Dolar/TL geçen hafta başladığı gerileme ile 1,62’nin altını denese de bu önemli destek bölgesinin altında kalmayı başaramadı. Uluslararası piyasalarda Dolar’ın da yükseliyor olmasının verdiği destek ile dün yine 1,66 seviyesine yaklaşan Dolar/TL, Doların yurt dışında da değer kaybının sürmesi nedeniyle geri çekildi. Dolar/TL için önemli direnç seviyesi olan 1,6650 seviyesinin geçilmesi  ana hedefi 1,70 yapacağından önemlidir. Ancak Dolar/TL uzun süredir yazdığım gibi; 1,62’nin altında kalmadıkça trend yükseliş yönündedir ve ana hedefi teknik olarak 1,70’lerin görülme olasılığı yüksektir.

Nuri SEVGEN

A Yatırım

Add a Comment

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
M.Uğur Civelek: Euro Bölgesi’nde sular durulmuyor

Euro Bölgesi’nde yaşanan finansal deprem fırtınası, küresel düzeyde belirsizlik ve kırılganlığı artırıyor; riskten kaçınmaya sebep olan güvensizlik telafi edilemeyecek düzeyleri...

Kapat