Neden-1.1!

Foreks yatırımcısının “Düşük Risk – Yüksek Kazanç” sloganı ile çıktığı bu yolda, sermayesi üzerinden önemli ölçüde getiri elde etmek istediğini ancak çoğu zaman bazı sebeplerden dolayı başarısız olduğunu, bu başarısızlığın birincisi ve en temeldeki problemin ise yatırımcıların Forex piyasasını tam anlamıyla bilmeden kulaktan dolma bilgilerle ya da kendisini uzman görecek bilgiye ulaştığını zannederek piyasada yer alma dürtüsü olduğunu izah etmiş, mevcut hataların daha iyi pekişebilmesi için de yazı serimizin ikincisi olan Neden-1 makalemizi oluşturmuştuk.

Yazı serilerimizi detaylı bir şekilde inceleyen çoğu Forex işlemcisi, ilgili hataların ne olduğuna ilişkin bazı notlar almıştır muhakkak. Hatta yazıyı okurken bak ben de bu şekilde hata yapmıştım diyerek de adeta Ahmet bey’in yaşadığı olumsuzlukları empati kurarak hissetmiştir. Çünkü hikaye içerisinde aktardıklarımızın hemen hemen hepsi, her işlemcinin başına gelen en basit ancak etkili olaylar olarak kaydedilmiştir. Yaşanılanları izah ettiğimiz bu süreç sonrasında artık mevcut hikayelerden ders çıkartma vaktinin geldiğini düşünmekteyiz.

Öncelikle Forex piyasası ile yeni tanışan bir yatırımcının yaptığı en önemli hatanın sabırsızlık olduğunu söyleyebiliriz. Daha önce hiç kullanmadığınız bir arabanın direksiyonuna geçtiğinizde, aracı tanımak için belli bir süre hal ve hareketlerinize dikkat edersiniz öyle değil mi? Peki, aynı rutin alışkanlığı neden Foreks piyasası içinde gerçekleştirmiyoruz?

Çoğu yatırımcı, Forex piyasasını tanıdıktan sonra bir ayı bile geçirmeden gerçek işlemlere başlamaktadır. Peki, bu kadar acele etmemizi gerektiren husus nedir, fırsatlar mı kaçıyor yoksa acil paraya mı ihtiyaç var?

Öncelikle Forex piyasasını doğru bir şekilde tanımak ve kendinizi hazır hissettiğiniz anda gerçek hesap açmak, tabiri caizse er meydanına çıkılması gerekmektedir.  Aksi takdirde Ahmet Bey gibi çoğu yatırımcı da Forex piyasası içerisinde yok olmaya mahkumdur. 

Forex piyasasında başarılı olabilmek için belirli bilgi birikiminin yanında bu bilgileri doğru ve sistemli bir şekilde uygulamak gerekmektedir. Kimse elinde kahve fincanı, ayağını uzatarak Forex piyasasından istikrarlı bir kazanç elde etmeyi beklememeli. Piyasadan kazanç elde etmek bu kadar kolay olsaydı herkes mevcut işini bırakır sadece bu iş ile ilgilenir ve keyifli kazançlarla yoluna devam edebilirdi.

Bu yüzden de sermayesi üzerinden gelir elde etmek isteyen herkes; çelik gibi bir iradeye, sistemli ve disiplinli bir çalışma hayatının olması gerektiğini unutmamalıdır.

Forex piyasasında yapılan en önemli hatalardan bir diğeri de piyasa dinamiklerini tam anlamı ile bilmeden piyasa içerisinde kendisini bulmasıdır. Bu da yeterli eğitime sahip olmayan ve piyasa psikolojisi hakkında bilgiye vakıf olmayanların en fazla sorun yaşadığı profil olarak kaydedilebilir.

  • Forex piyasasında başarılı olabilmek için, işlemlerimizin kazançlı olması gerekmektedir.
  • İşlemlerimizin kazançlı olabilmesi için, doğru noktalarda işlemler açmak gerekmektedir.
  • Doğru noktalarda işlem açabilmek için, uygun seviyeleri bulmamız gerekmektedir.
  • Uygun seviyeleri bulabilmek için, doğru analizler yapmamız gerekmektedir.
  • Doğru analizler yapabilmek içinse, teknik ve temel analiz konusunda kendimizi iyi yetiştirmemiz gerekmektedir.

Peki, bütün bunlar başarılı olabilmek için tek başına yeterli midir?

Tabii ki HAYIR.

Çünkü işlem açma kararı aldığın anda sermaye yönetimi, açtıktan sonra da yatırım psikolojisi devreye girecektir. Öncelikle mevcut sermayeye göre risk yönetimini nasıl yapacağınıza karar vermeniz gerekmektedir.

Örneğin, kaç lot’luk işlemler açacağım, Zararı Durdur ve Kar Al seviyeleri ne olacak gibi. Bu değerleri doğru bir şekilde belirleyebilmek için de işleme girdiğin varlığın tüm istatistiki bilgilerine hakim olmak ve buna ilaveten de bu bilgilerin sermaye miktarı ile örtüşmesi gerekmektedir.

Örneğin 10.000$ altındaki çoğu forex yatırımcısı, Altın ve Gümüş gibi önemli emtia ürünlerinde kaldıraç avantajını kullanarak işlem yapmak ister. Ancak ilgili ürünler anlık olarak agresif fiyatlama davranışı oluşturduğu için genellikle 20 bin dolar altındaki yatırımcıların paritelere yönelmesi gerektiği hususu göz ardı edilebilmektedir. Ama olur mu hocam 0,01 ya da 0,1 lot ile Gümüş’te işlem açılabiliyor hem de 1000 dolar ile diyenleri duyar gibiyim… Ancak yukarıda da izah ettiğim gibi anlık hareketler sebebiyle düşük meblağlara uygun varlıklar olmaması sebebiyle mevcut riskin daha da artmasına bilmeden ya da umursamadan imkan tanıyor Forex yatırımcıları.

Peki, kaliteli bir eğitim ve profesyonel bir risk yönetimi, başarılı işlemlerin oluşmasında tek başına yeterli midir? 

Hayır, yeterli değildir…

Forex yatırımcıları kayıplar elde ederken herkes yanlış analiz yapıyor ya da doğru sermaye yönetimi yapmıyor diyemeyiz. Gerçekten yatırımcılar bu konuda kendilerini geliştiren imkanlara sahiptirler ve bizlerde bunları görebiliyoruz. Ancak başarılı olabilmek için ilgili bilgileri piyasa psikolojisi ile birleştirmek gerekiyor. Bu sebeple de işlemi açtıktan sonra yani er meydanına çıktıktan sonra profesyonel ile amatör trader arasındaki farkı çok net bir şekilde görebilirsiniz. Sadece yaptıklarınızı biraz düşünmeniz ve kendinizi kandırmamanız yeterlidir…

Çoğu işlemci işleme girmeden önce gerek analizleri gerekse sermaye yönetimi konusunda örnek teşkil eden davranış biçimi içerisinde yer alır ancak aynı profesyonelliği işlem açtıktan sonra sergileyemez. Çünkü pozisyon açık, işlem kar ya da zararda. İşlem açmadan önce hazırladığın tüm profesyonel bilgi ve attığın yönetimsel adımlar bir fısıltı ile yerle bir olmaktadır.

Fısıltı derken?

Trader psikolojisi, işlemler açıkken yaptıklarını sürekli sorgular bir mekanizmaya sahiptir. Özellikle de mevcut işlemlerin zarara gittiği anda ilgili analiz ve risk yönetiminin doğru olmadığına yönelik düşünceler yani negatif enerjiye maruz kalır ve bu da işlemlerin erkenden kapatılmasına ya da inatçılık ederek zararlı işlemlerde beklenmesine sebep olur. İşlemlerin kazançlı olarak devam etmesi durumunda da bu sefer de sorgulamalar, istediğim hedeflere ulaşamayacak şeklinde negatif bir enerjiye dönüşür ve  çoğu işlemler hedefe ulaşmadan erkenden kapatılır çünkü yatırımcı “Zararda beklemek kolaydır ancak karda beklemek zordur” psikolojisi ile hareket eder…

Trader psikolojisi, mevcut kararların birileri tarafından  teyit edilmesine ihtiyaç duyar. Güvendiğiniz bir analist & ekonomistin hazırladığı rapor eğer sizin beklentileriniz ile örtüşüyorsa, yaptığınız işlemin ve öngörülerinizin doğru olduğuna inanır, beklentilerinizin tam tersine bir sonuç mevcutsa da bu seferde işleminizi & kararlarınızı sorgulamaya başlarsınız.

Sorgulamalar başladığı andan itibaren hatalar birbiri ardına gelir ve bu hataların en masumu bile para kaybetmeniz ile sonuçlanır. Hatta bazı durumlarda yapılan tek  bir hata, hatalar zincirini de beraberinde getirir ve bu durum stop out nedir sorusunu canlı bir şekilde öğrenmenizi sağlar. Bu sebeple de Forex piyasasında işlem yapma niyetinde olan yatırımcılar, bu işin profesyonelce yapılması gerektiği yönündeki düşünceye vakıf olmalı ve buna uygun stratejiler belirlemeli, mevcut kararlar alındıktan sonra fısıltılardan etkilenmemelidir.

Peki, ne yapmalıyız?

1-) Forex & Viop & Borsa fark etmez. Öncelikle ne kadarlık bir sermaye ile başlayacağınıza karar vermeniz gerekmektedir. Bu sermayenin olası kaybında bunalıma girmeyeceğiniz & kendinizi kaybetmeyeceğiniz bir rakam, işlemlerinizde daha başarılı bir profil çizmenizde fayda sağlayacaktır. Bu sorunuzun cevabını hiçbir uzman veremez çünkü bu uzmanlar sizi tanımıyor. Kendi karakteristik yapınıza uygun bir sermaye miktarı belirleme koşulu sadece sizin elinizdedir…

2-) Gerçek hesabınızda işlemler yapmadan önce piyasalar hakkında ayrıntılı bilgilere vakıf olmak ve özellikle de piyasa dinamiklerini doğru yorumlamak gerekmektedir. Bu sebeple de gerek alınan eğitimler gerekse demo hesapta yapılacak pratikler, piyasası anlayabilmek adına önemlidir.

3-) Yatırım Psikolojisi iki şekilde öğrenilir. En etkili ve tecrübe kazanılacak çözüm, gerçek hesapta işlem yapmaktır ancak hata yaptığınız an para kaybetmeye mahkumsunuzdur. İkincisi ise geçmiş fiyat hareketlerini incelemek ve bu fiyatlamaların nedenlerini araştırmaktır. Yani istatistiki bilgileri elde etmek ve bu bilgileri demo hesapta uygulamak olacaktır. Ancak ikinci seçenek birincisi kadar etkin olmayacaktır. Çünkü demo hesapta elde edeceğiniz kazanç ile sevinç çığlıkları atmayacak, zarar ile de başınızdan aşağı kaynar su dökülmeyecektir.

4-) Yatırım kararı verirken ilgili işlemlerinizin tüm sonuçlarını bilmeli ve işlem açtıktan sonra da bu sonuçlara uygun davranılmalıdır. Yani trader, sistemine bağlı ve sadık bir profil çizmelidir. Özellikle de stop loss yani zararı durdur seviyesi işlemlerde muhakkak bulunmalıdır. Hocam, ” ne zaman stop loss kullansam zarar elde ediyorum ama stop loss kullanmadığım zamanlarda kazanç elde ediyorum” şeklinde geri dönüşler olacaktır muhakkak. Ancak 100.000 doların bile denizde damla olduğu Forex piyasasında, her işlemde zararı durdur seviyesi belirlememiz gerektiği unutulmamalıdır. Çünkü her işlemde başarılı olacağız şeklinde kesin bir bilgi mevcut değildir.  Eğer doğru bölgelerde işleme dahil olabilirsek, buna uygun bir zararı durdur ve kar al seviyesi belirlemiş olmakla birlikte yukarıdaki bahane de ortadan kalkmış olacaktır.

5-) İşlemlerinize başlamadan önce günlük, haftalık, aylık, çeyreklik hatta yıllık hedeflerinizi belirlemeli ve bu hedeflerinize uygun bir sistem oluşturmalısınız. Ancak bu hedefler sermayenize uygun hedefler olmalıdır. Örneğin 1000 dolar sermayesi olan bir yatırımcı yıllık 12000 dolar kazanacağının hayalini kurmamalıdır. Bu oranlar kaldıraç desteği ile imkansız olmamakla birlikte yüksek risk teşkil etmektedir. Örneğin, herhangi bir yatırım aracında istikrarlı bir şekilde aylık %10 – %20 arası elde edilecek kazanç, önemli bir kazanç örneği olarak kabul edilmektedir. Bu kazançlar şuan için bankalardaki mevduat oranları ya da devlet teşviki sebebiyle Bireysel Emeklilik sistemlerinde dikkat çekmektedir. Ancak Forex piyasasında aynı oranlarda kazançlar elde edildiği zaman Forex yatırımcısı kendisini başarılı hissetmez.  Örneğin,  1000 dolarlık sermayesi ile 100 dolar kazanan Forex yatırımcısı, mutlu olmaz hatta kazandığı rakamla dalga geçer. Ancak önemli olan mevcut süreçte ne kadarlık bir oranda kazanç elde ettiğin ve bu kazancının istikrara ulaştırıp ulaştırmadığınızdır. Yeni bir örnek verecek olursak, 100 dolar sermayesi olan bir trader, her ay sermayesinin %10’u kadar kazanç elde etse, 72 ay yani 6 yıl sonra 100 dolarlık sermayesi 86 bin 400 dolara çıkması beklenilmektedir. Bu sebeple de sermayeye uygun rasyonel hedefler belirleme, uzun soluklu önemli kazançlar elde edebilmek adına önemlidir.

6-) Ticarette emek vermek, doğru kişilerle çalışmak ve ön görülebilir ve yenilikçi modeller oluşturmak istikrarlı bir başarı için önemlidir. Forex yatırımcısı da istikrarlı bir şekilde piyasada yer almak ve başarılı olmak istiyorsa, yukarıda belirttiğimiz üç sloganı doğru bir şekilde yönetmelidir. Aksi takdirde Ahmet Bey gibi çoğu yatırımcı da Forex piyasası içerisinde yok olmaya mahkumdur.

7-) Son olarak da insan psikolojisi başarıyı sahiplenmek, başarısızlığı ise karşı tarafa suçlama konusunda etkin bir davranış biçimi sergiler. Örneğin para kazanan trader, mevcut kazancın karşılığında başarılı olduğunu düşünür, kaybettiği zaman da karşı tarafı suçlar. Örneğin Forex kumardır, Aracı Kurum bana karşı pozisyon açtı, analistin dediği çıkmıyor, yatırımcı temsilcim beni yanlış yönlendirdi gibi yüzlerce negatif örnek sunabilir. Yatırımcı, başarıya nasıl sahipleniyorsa başarısızlığa da sahiplenmeli ve özellikle de neden başarısız oldum sorusuna gerçek cevaplar bulmalıdır. Unutulmamalıdır ki hata yapılmadan başarıya ulaşılamaz. Forex piyasasında en masum bir hata da para kayıpları ile sonuçlanmaktadır. Başarısız olmanızın gerçek sebebi sizin dışındaki faktörlerse eğer o zaman yasal hakkınızı aramayı da unutmayınız.

Saygılarımla…

Kudret Ayyıldır

Add a Comment

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
Neden-1!

Forex piyasasında kayıpların sebeplerini araştırdığımız yazı serisinin ikinci bölümündeyiz. İlk bölümde mevcut kayıpların nedenlerine kısa bir giriş yapmış olmakla birlikte...

Kapat