Ne Olacak Bu TL’nin Hali?

 

 

Hükümet OVP’da dolar/TL’nin 2012 yılında ortalama 1.73’de olacağını söylüyor, bir çok büyük yatırım bankası da TL’nin 2012 yılında değer kazanacağını iddia ediyor.  Ama, “sahadaki maç” hiç de öyle gelişmiyor.  Büyük GOP para birimleri dolara karşı değer kazanırken, TL Döviz Sepeti’ne karşı değer kaybetmeye devam ediyor.  Nereye kadar diye soruyoruz?

 

Cuma günü G-20 Zirvesin’den gelen AB’nin bankalara destek vereceği yönüdeki duyumlar, Çin’de gelişen kredi darboğazına karşı bankalar kamu desteği başlayacağı haberi ve ABD’de Eylül perakende satışların %0.7 olan beklentiyi hayli aşan %1.1 artması ile gelişmekte olan piyasalar (GOP) para birimleir ve DİBS ABD dolarına karşı hızla değer kazandı.  Latin America para birimlerinde dolara karşı değerlenme %1’i bulurken, Türkiye’nin de dahil olduğu CEEMEA bölgesinde Rus rublesi rallide başı çekerken, Macaristan Fitch’den gelen kredi notu indirimi uyarısıdan sonra forint’in zayıfladığına şahit oldu.  Gelişen ülke F/X cinsinden tahvillerin eşvadede ABD tahvillerine karşı faiz farkını (spreadi) ölçen EMBİG ise 12 baz puan daralarak 407 baz puana indi.

 

GOP borsaları tarafında ise MSCI GOP Hisse Senedi Indeksi son 2 yılın en güçlü haftalık primini kaydederken, fonlardan çıkışlar 905 milyon dolara geriledi.

 

Türkiye’de ise TL’nin hali perişan.  Döviz Sepeti/TL Cuma akşamı bir kez daha 2.19 sınırını aşarken, DİBS gösterge bileşik faiz 7 baz puan artışla %8.43 oldu. TCMB ihale açmadı.  TL’nin diğer GOP para birimlerine zıt yönde hareket etmesinini birincil nedeni OVP’da cari açığın 2014 sonuna kadar GSYIH’nın %7’sinin altına inmeyeceğinin açıklanması olabilir.

 

Ancak, uzmanlar döviz piyasaında asıl talep unsurunun yüksek miktarda ve “hedge” edilmemiş döviz borcu ile devaluasyona yakalanan finans-dışı  şirketleden geldiğini düşünüyor.  Ağustos ödemeler dengesi de bu kesimin hızla F/X borç almaya devam ettiğini gösterdi.  Gelecek hafta açıklanacak TCMB verilerinde finans-dışı kesimin bilançosunda açık pozisyonu daha net ölçmemizi sağlayacak, ama ilk tahminlere göre 100 milyar doları aşabilir. Özel sektörün AB’deki kredi darboğazının borç çevrimini güçleştireceği, ya da yavaşlayan iç ve ihracat talebinin nakit akışına zarar vereceğini düşünmesi mümkün.

 

Henüz bireysel yatırımcıdan yoğun döviz talebi  gözlenmiyor, ama 2006’dan bu yana oluşan trendin aksine, bireysel dolar ve Euro değer kazındığı zaman döviz de satmıyor.

 

Bazı araştırmalara göre, TCMB’nin döviz rezervleri süresi 3 ayı aşacak bir küresel riskten kaçış senaryosunda TL’yi savunmak için yeterli değil. TL’nin TCMB desteği olmadan ayakta durabilmesi için, ya ekonominin hükümetin 2012 için öngördüğü %4 hedefinin çok altında bir tempoda büyümeye geçmesi, ya da sıcak paranın hızla sisteme dönmesi gerekiyor.  AB’nin 23  Ekim Liderler Zirvesin’de piyasaları tatmin edecek karar alması halinde, bu dönüş kısmen başlayabilir.  Kötümser senaryo ise, küresel risk iştahı düşük seyrederken, Avrupa’da bankaların kredi veremez duruma gelmesi, ve/veya bireysel yatırımcının da döviz furyasına katılarak mevduatını TL’den dolar ve Euro’ya dönüştürmesi.

 

Atilla Yeşilada,

ayesilada@gmail.com

 

Add a Comment

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Kudret Ayyıldır

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
İşdünyası OVP’yi Tartışıyor

  Türkiye’nin önde gelen holdingleri ve işveren konfederasyonları hükümetin Cuma günü açıkladığı Orta Vadeli Programı tartışıyor.  Otomotif ve alkollü içecek...

Kapat