MB-PPK Toplantı Özeti

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası 20 Eylül tarihinde  gerçekleştirilen Para Politikası Kurulu Toplantı Özetini yayımladı. Toplatı Özeti’nde şu bilgilere yer verildi:  
  

“Ağustos ayında tüketici fiyatları yüzde 0,73 oranında artarken,  yıllık enflasyon yüzde 6,65’e yükselmiştir. Döviz kuru gelişmelerinin temel mal fiyatları üzerindeki yansımalarına bağlı olarak temel  enflasyon göstergeleri de yükseliş göstermiştir. Öte yandan, hizmet fiyatları ılımlı seyrini korumuştur.     
  

Gıda ve alkolsüz içecekler grubunda yıllık enflasyon yüzde 6’ya  gerilemiştir. İşlenmemiş gıda fiyatları, sebze ve et fiyatlarındaki artışla yükselirken, bu grupta yıllık enflasyon baz etkisi ile yüzde  2,98’e gerilemiştir. İşlenmiş gıda grubunda ise ekmek ve tahıllar ile  katı ve sıvı yağlar başta olmak üzere, alt gruplar genelinde fiyat  artışlarının sürdüğü görülmektedir. Böylelikle grup yıllık enflasyonu  son dönemdeki artış eğilimini korumuş ve yüzde 8,59’a yükselmiştir.      
 

Hizmet fiyatları Ağustos ayında yüzde 0,39 oranında artarken,  yıllık hizmet enflasyonu yüzde 5,68’e yükselmiştir. Akaryakıt fiyatlarının yansımalarıyla ulaştırma hizmetleri fiyatlarındaki artış  devam etmiştir. İşlenmiş gıda fiyatlarındaki artışın yemek hizmetleri  fiyatları üzerindeki etkisi sürmüştür. Kiralar ise ılımlı eğilimini  korumuştur. Sonuç olarak, döviz kurundaki gelişmelerin hizmet  fiyatlarına yansımaları bu dönemde ulaştırma hizmetleri ile sınırlı  kalmış ve grup fiyatlarının ana eğiliminde belirgin bir değişim  gözlenmemiştir.      

 

Temel mal grubunda yıllık enflasyon, Türk lirasındaki değer  kaybının etkileri neticesinde yüzde 6,76’ya yükselmiştir. Bu artışta, özellikle otomobil ve mobilya gibi dayanıklı mal fiyat gelişmeleri  önemli rol oynamıştır. Giyim grubunda ise yıllık enflasyon artış eğilimini korumuştur. Tekstil ve hazır giyim ithalatında alınan koruma  önlemlerine bağlı olarak yılın son çeyreğinde giyim fiyatlarında  ivmelenme gözlenmesi beklenmektedir.      
 

Enflasyonu Etkileyen Unsurlar     İkinci çeyreğe ilişkin milli gelir verileri Temmuz Enflasyon  Raporu’nda ortaya koyulan görünüme kıyasla daha olumlu  gerçekleşmiştir. İktisadi faaliyet beklendiği şekilde bir önceki  çeyreğe kıyasla ivme kaybetmiş, ancak yurt içi talepteki yavaşlama  beklenenden daha sınırlı olmuştur. Öte yandan, ithalattaki hızlı düşüş  neticesinde net ihracatın dönemlik büyümeye katkısı öngörüldüğü  şekilde pozitif olmuştur.      

 
Son dönemde açıklanan veriler yılın ikinci yarısında iktisadi  faaliyetin büyüme hızında kayda değer bir düşüş olacağına işaret etmektedir. Mevsimsellikten arındırılmış sanayi üretimi beş ay üst  üste azaldıktan sonra Temmuz ayında toparlanmıştır. Kurul, Temmuz  ayında gözlenen artışın küresel sorunların derinleştiği son döneme ait  eğilimleri yansıtmadığını not etmiştir. Nitekim, üretim ve siparişlere  dair öncü göstergeler Ağustos ayından itibaren iktisadi faaliyetteki  yavaşlamanın daha belirgin hale geleceğine işaret etmektedir. Kapasite  kullanım oranının Temmuz-Ağustos dönemi itibarıyla ikinci çeyrek  ortalamasına kıyasla düşüş eğilimini sürdürmesi de imalât sanayi  faaliyetindeki yavaşlamanın sürdüğünü göstermektedir.      

 

Dış talep zayıf seyrini korumaktadır. Yakın dönemde ABD ve euro  bölgesine yönelik büyüme tahminlerinin aşağı yönlü güncellenmesi küresel ekonomiye dair giderek olumsuzlaşan bir görünüme işaret  etmektedir. Kurul, dış dünya büyümesine ilişkin belirsizliklerin  giderek arttığını belirterek, döviz kuru hareketlerinin sağladığı  rekabet avantajına rağmen küresel sorunların dış talebi sınırlamaya  devam edeceğini ifade etmiştir.      

 
Yurt içi nihai talepteki yavaşlama eğilimi sürmektedir. Türk  lirasındaki değer kaybına paralel olarak başta araç satışları olmak  üzere dayanıklı mal grubuna yönelik talebin zayıflamaya devam etmesi  beklenmektedir. Tüketici güvenindeki zayıf seyir bu görünümü desteklemektedir. Düşen kapasite kullanım oranları ve artan talep  belirsizliği yatırımlar üzerinde aşağı yönlü risk oluşturmaktadır.  Bütün bu gelişmeler, yurt içi talepteki yavaşlamanın devam edeceği  yönünde sinyal vermektedir.      
 

Mayıs döneminde istihdamdaki ivme kaybının etkisiyle artan  mevsimsel etkilerden arındırılmış işsizlik oranları, Haziran döneminde yatay seyretmiştir. Söz konusu dönemlerde, hizmet ve inşaat  sektörlerinde istihdam artarken sanayi sektöründe beklentiler doğrultusunda gerilemiştir. Öncü göstergeler sanayi istihdamındaki  yavaşlamanın süreceğine işaret etmektedir.     
 

Para Politikası ve Riskler Kurul, döviz kuru hareketleri nedeniyle kısa vadede temel  (çekirdek) enflasyon göstergelerindeki yükselişin sürebileceğini  hatırlatmıştır. Döviz kurundan yurt içi fiyatlara geçiş etkisinin kısa  bir süre daha özellikle temel mal grubu fiyatları üzerinde etkili  olabileceği ifade edilmiştir. Kurul, enflasyonun Eylül ayında  işlenmemiş gıda fiyatlarından kaynaklanan baz etkisiyle düşeceğine,  ancak döviz kurunun gecikmeli etkilerine bağlı olarak 2011 yılsonunda  hedefin belirgin olarak üzerinde kalabileceğine dikkat çekmiştir.  Bununla birlikte, iktisadi faaliyetteki yavaşlamaya bağlı olarak döviz  kurundan kaynaklanan fiyat hareketlerinin ikincil etkilerinin sınırlı  kalması ve enflasyondaki yükselişin geçici olması beklenmektedir.  Dolayısıyla Kurul, 2012 yılsonu için enflasyon görünümünün yüzde 5  hedefi ile uyumlu olduğu değerlendirmesinde bulunmuştur.     
 

Gerek kredilerde ve yurt içi talepte gözlenen yavaşlama gerekse  döviz kuru hareketleri iç ve dış talebin dengelenmesine katkıda bulunmaktadır. Yılın üçüncü çeyreğine dair veriler, toplam talebin  bileşenlerinin arzu edilen doğrultuda ilerlediğine işaret etmektedir.  İç talep ivme kaybetmeye devam etmekte, ithalatta kayda değer bir  yavaşlama gözlenmektedir. Bu çerçevede Kurul, önümüzdeki dönemde cari  işlemler dengesinde belirgin bir iyileşme olacağını tahmin etmektedir.  Bununla birlikte Kurul üyeleri, orta ve uzun vadede cari işlemler  dengesinin kalıcı olarak makul düzeylerde tutulabilmesi için  verimliliği ve tasarrufları artırıcı yapısal düzenlemelerin önemine  dikkat çekmiştir.      
 

Son dönemde gerek küresel iktisadi faaliyete dair açıklanan  verilerin giderek zayıflayan bir görünüme işaret etmesi gerekse  Avrupa’da kamu borcunun sürdürülebilirliğine ilişkin kaygıların  artması, risk iştahında hızlı bir bozulmayı beraberinde getirmiştir.  Küresel ekonomiye dair belirsizlikler dikkate alındığında,  gelişmelerin yakından izlenmesinin ve gerekli politika tedbirlerinin  gecikmeksizin alınmasının önemi artmıştır. Kurul üyeleri, 4 Ağustos  2011 tarihinde yapılan ara toplantıda alınan kararlarla, küresel  ekonomiden kaynaklanabilecek olası bir finansal çalkantı durumunda  piyasaya ihtiyacı olan likiditenin zamanında, kontrollü ve etkili bir  şekilde sağlanabilmesi için gerekli altyapının hazırlanmış olduğunu  hatırlatmıştır. Bu çerçevede, önümüzdeki dönemde de gelişmelerin çok yakından takip edileceği ve gerekirse bir sonraki toplantı beklenmeden  ilave tedbirlerin alınabileceği belirtilmiştir. Ayrıca Kurul, Temmuz  Enflasyon Raporundaki risk senaryolarına atıfta bulunarak, önümüzdeki  dönemde küresel ekonomideki sorunların daha da derinleşmesi ve yurt  içi iktisadi faaliyetteki yavaşlamanın belirginleşmesi halinde bütün  politika araçlarının genişletici yönde kullanılmasının söz konusu  olabileceğini tekrar vurgulamıştır.     
 

Para politikası fiyat istikrarının kalıcı olarak tesis edilmesine  odaklanmaya ve finansal istikrarı gözetmeye devam edecektir. Bu süreçte Merkez Bankası ve diğer kurumlarca finansal istikrara yönelik  alınan önlemlerin enflasyon görünümü üzerindeki etkileri de dikkatle değerlendirilecektir. Orta vadede mali disiplinin sürdürüleceğine dair  taahhütlerin yerine getirilmesi ve yapısal reform sürecinin güçlendirilmesi, ülkemizin kredi riskindeki göreli iyileşmeye katkıda  bulunarak makroekonomik istikrarı ve fiyat istikrarını destekleyecektir. Mali disiplinin devamı aynı zamanda para  politikasının hareket alanını genişletecek ve faizlerin düşük  düzeylerde kalıcı olmasını sağlayarak toplumsal refahı  destekleyecektir. Yeni Orta Vadeli Program’ın bu doğrultuda  hazırlanması ve Avrupa Birliği müktesebatının gerektirdiği yapısal  düzenlemelerin devamı büyük önem taşımaktadır.”  

 

Add a Comment

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
İsrail’den Süpriz Faiz Kararı

Faiz indirimlerine bir karar da İsrail’denKüresel ekonomiye ilişkin belirsizlikler, hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ekonomileri faiz indirmeye itiyor. İsrail...

Kapat