MB “Son Gülen” Değil “İyi Gülen” Olmak İstiyorsa…

TÜİK’in yayınladığı verilere göre Şubat ayı sanayi üretimi bir önceki senenin aynı ayına göre %13,9 artarak (aylık bazda %4,1 aşağıda), piyasanın %14,8’lik ve bizim %14,5’lik beklentimizin altında bir resim ortaya çıkardı.

Aylık sanayi üretiminin bileşenlerine baktığımızda, imalat sanayi üretiminin yıllık bazda %14,7 ile görece kuvvetli bir artış sergilediğini görüyoruz (aylık bazda %2,8 azalış). Öte yandan,elektrik-gaz sektörleri yıllık bazda sırasıyla %6,4 ve %11 arttı.

Böylece yılın ilk iki ayında sanayi üretiminin yıllık bazda %16,5 arttığını görüyoruz. Geçen yılın aynı dönemde bu rakam %15,1 seviyesindeydi.

Takvim ve mevsim etkilerinden arındırılmış verilere göre sanayi üretimi aylık bazda %1,7 geriledi. Her ne kadar arındırılmış seri aylık bazda daha kuvvetli dursa da, son üç aydır gerilemeye devam ediyor.

Detaylara bakıldığında sermaye malları imalatı hariç tüm alt grupların aylık bazda gerilediği görülüyor.

İmalat sanayi cephesinde ise motorlu taşıt ve makine ekipman üretimi aylık bazda olumlu katkı sağlarken diğer alt gruplar bir miktar hız kesiyor.

Şubat ayı sanayi üretim rakamlarını Şubat ayı dış ticaret miktar endeksleri ile birlikte değerlendirmenin daha doğru olduğunu düşünüyoruz. İthalat miktar endeksi aylık bazda %7 düşerken ihracat miktar endeksi sadece sınırlı bir miktarda; %2 yükseldi. Fiyat etkileri, açıklanan dış ticaret verilerinde net resmi görmemizi engellese de dış ticaret cephesini sanayi üretimine etkilerini de düşünecek şekilde yakından takip etmekte fayda var.

Beklentilerin bir miktar altında kalan sanayi üretim rakamlarının Merkez Bankası’nın (MB) yeni politika oluşumunun başarısı olduğunu söylemek için henüz erken. Kredi büyüme hızında bir yavaşlama olmadığı sürece bu sonuca varmak çok mümkün olmayacaktır. Yine de Şubat ayı sanayi üretim rakamlarının bir miktar hız kesmesi, en azından MB’nin iletişim stratejisi adına olumlu.

Sanayi üretiminin mevcut eğiliminin devam etmesi ve kredi büyümesinde olası bir yavaşlama, bundan sonrasında MB’nin elini kuvvetlendirecektir. Ancak bu senaryoda bile, fiyat istikrarının sağlanması adına faiz arttırımlarının yılın ikinci yarısında başlayacağını düşünmeye devam ediyoruz.
MB’nin ekonomide kalıcı bir istikrarı desteklemek için, tek seferlik hareketlerden ziyade eğilimlerle ilgilenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu nedenle önümüzdeki dönemde sanayi üretimi ve kredi büyümesi rakamlarının yanı sıra çekirdek enflasyon göstergelerinin de yakından takip edilmesi faydalı olacaktır.

Burcu Ünüvar

İş Yatırım Menkul Değerler A.Ş

Kıdemli Ekonomist

Add a Comment

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Kudret Ayyıldır

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
GE Güneş Enerjisine Yatırım Yapıyor

Amerika’da şimdiye kadar yapılmış en büyük güneş enerjisi fabrikasını kuracagını belirten şirket, 600 milyon dolar’a mal olacak  fabrika ile yıllık...

Kapat