Maliye Politikası ve Yanılsamalar

Aynı veriye bakan iki kişinin zıt şeyler söylüyor olması sanırım davranışşal ekonominin araştırma sınırları içine giriyor. Şu günlerde maliye politikasına ilişkin de birbirine zıt bir takım söylemler var. Hükümet “disiplin” devam ediyor derken, diğer taraftan yükselen sesler “bu disiplin değil neredeyse genişlemeci bir maliye politikası” diyor. Bu iki zıt sese rağmen ortada bazı somut göstergelerin olduğunu ve “genişlemeci” bir politikayı bile işaret ettiğini söylemek gerekiyor. Ek mali önlemler ve disiplin gerekiyor dedikçe önümüze aylık merkezi bütçe sonuçları getiriliyor ve “herşey yolunda”  mesajı veriliyor.

 
Uzun zamandır söylüyoruz, 2011 yılı bütçesi ya da daha geniş bir perspektifte “orta vadeli mali plan” maliye politikasında bir disiplinden sözetmiyor. Ufak adımlarla ilerleyen kamu sektörü faiz dışı fazlasından sözediliyor. 2011 yılı özelinde ise sadece merkezi bütçe performansı gözönüne alındığında  “bütçe dengesi” ya da “faiz dışı dengesine” bakıldığında işler beklenenden de iyi gidiyor gibi. Bu anlamda maliye politikasının disiplin yönündeki desteğinden bahsediliyor.
 

Evet, bütçe açığı geçen seneye oranla beklenenden daha hızlı bir daralma içinde. Üstüne üstlük, faiz dışı fazla ile ilgili olarak performansın yine beklentileri aştığı söylenebilir. Hatta rakamlara dökersek, hükümet yılsonunda bütçe açığının GSYİH’ya oranını yüzde 2,8’e indirmeyi planlıyor (geçen sene yüzde 3,6 idi), şahsi beklentim bunun yüzde 2,3’lerde bile olabileceği yolunda. Yılsonu faiz dışı fazlanın GSYİH’ya oranının ise yüzde 1,5 larda olacağını tahmin ediyorum.
 

Rakamlar ortada, şikayet nedir” sorusunun cevabına gelince; bu performansın kaynaklarına bakmak gerekiyor. Bütçeyi “beklentileri” aşan bir performansa sürükleyen en önemli faktör artan gelirler. Beklenenin üzerindeki büyüme performansı vergi gelirlerinin de artışını beraberinde getiriyor. Vergi gelirleri performansı içine bakıldığında ise en göze batan kalemin, ithalat üzerindeki KDV den kaynaklandığı anlaşılıyor. Yani bir taraftan cari açık tırmanırken bunun bütçe üzerindeki etkisi de açığı kapatma yolunda oluyor. Artan ithalat finansal istikrarı yaralarken ve bozulan dengelerin düzelmesi yolunda önlemler alınmaya çalışılırken, bütçe dengesinin “bu dengesizilikten” yararlanıyor olması ironiktir ve daha da önemlisi “sürdürülebilir” değildir. Ya da diğer bir deyişle istenen bir durum değildir. İthalden alınan KDV neredeyse toplam vergi gelirlerinin yüzde 20’sini oluşturuyor.

 
Peki gelirler performansının yanısıra, harcamalar kısmında neler yapılıyor ona bakalım? Özellikle talebi körükleyici yöndeki harcama kalemlerinde; personel harcamaları, mal ve hizmet alımları, tarımsal desteklemeler, bazı cari transfer kalemlerinde ki artışlar harcamalar üzerinde bir disiplininden bahsedilemeyeceğini gösteriyor. Burada ciddi bir boyutta bütçeden tavizi tartışmıyoruz. Ancak süregiden performansın da “cari işlemler açığı” ile savaş yolunda yeterli olmaktan uzak olduğunu hatta bir anlamda köstek rolünü oynadığını belirtmek gerekir.
 

İşte tam da bu nedenle seçim bahanesinin kalmayacağı ikinci yarıda hükümetin somut ve disipline odaklanan bazı önlemleri beraberinde getirebileceği yönüdeki beklentiler arttı. Bunun kısa vadede tek çıkış yolu olduğunu düşünüyorum. Harcamaları disipline edici ve seçimler dolayısıyla yansıtılmayan vergi artışlarının yansıtılması gerekliliği iyice ayyuka çıktı. Deneysel para politikasının ilk günlerinde bunun “tek bacaklı” bir savaş olduğunu ve maliye politikasında bir “disiplinden” bahsedilemiyor oldukça cari işlemler açığı ile savaşın olumlu sonuçlar vermeyeceğini söylüyorduk. Geldiğimiz noktada alınan önlemlerin yeterli olmadığını da gördük.
 

Ozlem Bayraktar Goksen

Add a Comment

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Kudret Ayyıldır

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
TOBB’nin Başı Tweet’le Dertte

TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu’nun hesabından yazılan tweetlerle ilgili soruşturma başlatıldı. Şifrenin tahmin edilebilir olduğu ve kurum içinde 10-12 kişinin bildiği belirtiliyor....

Kapat