Kapital Menkul: Piyasalar Jackson Hole’den Umduğunu Bulamayabilir

AB’de bankacılık sektörüne güvence verilmeli:
 

Küresel piyasalar Euro Bölgesi bankacılık sektörünün oluşturduğu endişeler ve küresel ekonominin yavaş yavaş resesyona gidiyor olması sebebiyle sıkıntılı günler geçirmeye devam ediyor. Özellikle Euro Bölgesi bankacılık sektörüne dair endişeler ve bu endişelerin getirdiği yerli yersiz spekülasyonlar finansal piyasalardaki volatilitenin aşırı yüksek seviyelere çıkmasına neden oldu. Geçtiğimiz hafta da ABD’de düzenleyici kurumların ABD’de faaliyet gösteren Avrupa kökenli bankalar hakkında inceleme başlattığı haberiyle finans sektörü öncülüğünde borsalarda yeni bir satış dalgası yaşandı. İlerleyen günlerde Euro Bölgesi’nde bankacılık sektörüne dair yeni düzenlemeler ve devlet teşvikleri ve garantileri gündeme gelmedikçe bu tür spekülasyonlara daha uzun süre maruz kalmamız olası. Son iki haftadır yaşanan küresel türbülansın kalıcı bir krizi dönüşmemesi için atılacak en önemli adımlardan birinin Euro Bölgesi bankacılık sektörüne karşı yaşanan güven erozyonunun etkilerinin silinmesi ve güvenin yeniden tahsis edilmesi olduğunu düşünüyoruz. Bu nedenle dünyanın geri kalanında işler nasıl giderse gitsin AB tarafında ülke borçları ve bu borçların bankacılık sektörü üzerinde oluşturduğu negatif baskı atlatılamadığı sürece geçtiğimiz iki haftaya benzer süreçlerin tekrarlanabileceğinden şüphe olmasın. Bu nedenle özellikle uzun vadeli alım yapmayı düşünenlerin aceleci olmasına gerek olmadığını düşünüyoruz.
 

ABD’de sorun resesyon endişesi:
 

Euro Bölgesi’ndeki sorun ülke borçları ve bankaların taşıdığı riskin tam olarak hesaplanamaması iken ABD tarafında endişelerin büyüme üzerine kurulduğunu görüyoruz. Bu nedenle AB tarafında bütçe istatistikleri ve yeni borçlanma oranları izleyeceğimiz en önemli veriler haline gelirken, ABD tarafında üretim, istihdam gibi büyüme rakamları ile doğudan ilişkili veriler ön plana çıkacaktır. Bu süreçte FED’in nasıl bir politika izleyeceği ise ABD tarafındaki en önemli gündem maddesi. Bu nedenle bu hafta FED Başkanı Bernanke’nin Jackson Hole’de ekonomi üzerine yapacağı açıklamalar çok çok önemli olacaktır. Cuma günü TSİ 17:00’da başlayacak bu konuşma FED’in önümüzdeki aylarda izleyeceği politikalar hakkında ipuçları vereceği için piyasaların bu konuşmaya reaksiyonu çok sert olabilir.
 

Asya büyümeyi desteklemeli:
 

Euro Bölgesi ve ABD bir taraftan tasarruf tedbirleri uygulamak zorunda kalırken diğer taraftan küresel ekonomik büyümeye muhtaç durumdalar. Bu sürecin sağlıklı işleyebilmesinin tek yolu ise başta Asya olmak üzere AB ve ABD dışında kalan ülkelerin büyümeyi teşvik edici politikalar izlemesi. Bu hafta Jackson Hole’de gerçekleştirilecek olan Maliye Bakanları ve Merkez Bankası Başkanları’nın katılacağı toplantıların ardından yapılacak açıklamalar iyi analiz edilmeli. Bu açıklamaların piyasalar üzerindeki etkisi büyük oranda önümüzdeki hafta hissedilecekken, Türkiye’de piyasaların Ramazan Bayramı dolayısıyla büyük ölçüde kapalı olacak olması Türkiye’deki yatırımcıların yaşanabilecek sert dalgalanmalardan uzak kalmasını sağlayabilir. Fakat dış piyasalarda yaşanacak hareketlerin ve oluşan fiyatların içeride tatil ardından tek seferde açılışta fiyatlanacak olması nedeniyle yatırımcıların kaldırabileceklerinden fazla pozisyon bulundurmamaları gerektiğini düşünüyoruz.
 

PPK en önemli iç gündem:

 

İç gündem baktığımızda ise ekonomi ajandasındaki en önemli gündem Salı günü gerçekleştirilecek olan TCMB Para Politikası Kurulu Toplantısı. Hatırlanacak olursa Banka en son 4 Ağustos tarihinde planlarda olmayan bir ara toplantı gerçekleştirmiş ve bu toplantıda küresel yavaşlama endişelerine vurgu yaparak politika faizinde 50 baz puanlık sürpriz bir indirim gerçekleştirmişti. Bunun yanında gecelik borçlanama faizlerinde de önemli bir artış yaparak faiz koridorunu da önemli ölçüde daraltmıştı. Bu toplantının ardında da döviz DTH’larda zorunlu karşılıklarda yarım puanlık indirim yapılmış ve döviz satış ihaleleri yoluyla piyasaya döviz likiditesi sağlanmıştı. Bu hafta yapılacak toplantıdan ise bizim beklentimiz, döviz cinsi DTH’larında zorunlu karşılıklarda yeni bir indirim ve politika faizlerinde maksimum 25 baz puanlık bir indirim daha gerçekleştirilmesi yönünde. Kararın bu yönde çıkması durumunda önceki faiz indirimi sürecinde yaşandığı gibi bir panik yaşanmasını beklemiyoruz. Aksine bu yönde kararlar çıkması ve bu kararların ek tedbirlerle desteklenmesi piyasalarda pozitif olarak algılanabilir. İç gündemde terör sorununu ile ilgili beklentilerimizde geçtiğimiz haftakinden çok fazla bir değişim olmadığı için bu hafta yeniden gündeme almıyoruz. Fakat bu konunun da geçtiğimiz hafta çizdiğimiz perspektif dâhilinde izlenmeye devam edilmesi gerektiğini düşünüyoruz.

 
Riskler hala çok yüksek: Teknik olarak görünümü aşağıda değerlendirecek olmakla birlikte, piyasalarda son iki hafta yaşanan türbülansın nedenlerine baktığımızda bu sorunlara çok kısa vadede çözüm bulunabileceğini düşünmüyoruz. Benzer şekilde hisse senetlerindeki şuan ki fiyatları düşük bulmakla birlikte taban oluştuğu konusunda ciddi endişelerimiz var. Bununla paralel olarak borsalarda geçen hafta görülen diplerin çok daha altında yeni diplerin oluşma olasılığının da en az %40 olduğunu düşünüyoruz. Bu nedenle de gün içi ya da birkaç günlük vadede portföyün tamamını riske atmadan cüzi bir tutarla trade edilmesinde bir sakınca görmemekle birlikte, orta ve uzun vadeli alım için uygun ortamın oluşmadığını düşünüyoruz.
 

Bu hafta açıklanacak verilerden ön plana çıkanlar:
 

22 Ağustos 2011 Pazartesi:
 

· 14:30 – Türkiye TCMB Beklenti Anketi

· 15:30 – ABD Temmuz Ayı Chicago FED Ulusal Aktivite Endeksi

· 17:00 – Türkiye Temmuz Ayı Hazine Toplam Borç Stoku
 

23 Ağustos 2011 Salı:
 

· 12:00 – Euro Bölgesi Ağustos Ayı ZEW Anketi – Ekonomik Duyarlılık

· 12:00 – Almanya Ağustos Ayı ZEW Anketi – Ekonomik Duyarlılık

· 14:00 – TCMB Para Politikası Kurulu Faiz Oranı Kararı

· 17:00 – ABD Temmuz Ayı Yeni Konut Satışları

 
24 Ağustos 2011 Çarşamba:
 

· 11:00 – Almanya Ağustos Ayı IFO Endeksi

· 15:30 – ABD Temmuz Ayı Dayanıklı Mal Siparişleri

· 17:00 – ABD Haziran Ayı Konut Fiyat Endeksi
 

25 Ağustos 2011 Perşembe:

 
· 14:30 – Türkiye Ağustos Ayı TUİK Kapasite Kullanım Oranı

· 15:30 – ABD Haftalık İşsizlik Başvuruları
 

26 Ağustos 2011 Cuma:
 

· 10:00 – TCMB PPK Toplantı Tutanaklarını Açıklayacak

· 15:30 – ABD 2. Çeyrek GSYH

· 15:30 – ABD 2. Çeyrek Kişisel Harcamalar

· 16:55 – ABD Ağustos Ayı Michigan Üniversitesi Tüketici Güven Endeksi

· 17:00 – FED Başkanı Bernanke konuşma yapacak
 

İMKB 30 TEKNİK ANALİZİ :
 


 

İMKB’de yüksek volatilite geçtiğimiz hafta da devam etti. 60,350 ile 66,500 aralığında hareket eden spot İMKB 30’da gün içinde dahi 3-4 bin puanlık hareketler görmeye başladık. Bu yüksek volatilite yatırımcının kararlarının ve beklentilerinin de sürekli değişmesine neden oluyor. Sık değişen beklentiler de yanlış kararların alınmasına neden oluyor. Bu nedenle bu gibi öngörülemeyen hareketlerin yaşandığı dönemlerde izlemede kalınması ya da portföylerin çok düşük oranlarıyla işlem yapılması daha sağlıklı olacaktır. Teknik olarak görünüme baktığımızda ise henüz net bir dip oluşumu görmüyoruz. Geçtiğimiz hafta gerek haftalık gerekse günlük bültenlerimizde sürekli olarak 65,500 civarına kadar bir tepki beklentimiz olduğunu dile getirmiş ve bu seviyelerden nakde geçerek yeniden alım için 61,000 civarına kadar beklenmesi gerektiğini dile getirmiştik. Haftanın son günü ise beklediğimiz bu gerileme olsa da alım için aceleci olunmaması yönünde tavsiyelerde bulunmuştuk. Bu görüşümüzü bugün de koruyoruz. Piyasalardaki volatilite düşmediği sürece öngörülebilir bir tahmin de bulunmanın çok zor olduğunu düşünüyoruz. Bu nedenle de İMKB 30’da yeni diplerin oluştuğunu görmeden ya da 66,500 üzerinde kapanışları teyit etmeden yeni alım yapılmasını doğru bulmuyoruz. Bu şartlar sağlanmadığı sürece de aşağı yönlü baskıların devam edeceği kanaatindeyiz. İMKB 30’a baktığımızda aşağıda yönlü hareketlerde 51,500 civarına kadar yeni bir gerileme yaşanma olasılığının ciddi oranda arttığını düşünüyoruz. Endeksin 60,000 altında yapacağı kapanışlar bu süreci başlatabilir. Bu nedenle yukarı yönlü pozisyonlarda 60,000 altında riskin çok daha fazla artacağını düşünüyoruz. Yukarı yönlü hareketlerde ise 66,500 geçilip bu seviye üzerinde kapanışlar görmediğimiz sürece yükselişleri sadece tepki olarak görmeye devam edeceğiz. 66,500’ün aşılması durumunda ise alınacak yukarı yönlü pozisyonların riskinin daha az olacağını ve 72,000 civarına kadar bir çıkış gerçekleşebileceğini düşünüyoruz.

 
USD/TL TEKNİK ANALİZİ :
 

 

Geçtiğimiz hafta hisse senedi piyasalarında yaşanan sert hareketlere karşın, Dolar/TL kurundaki hareketlerin göreceli olarak daha dar bir banda gerçekleştiğini söyleyebiliriz. Dolar/TL kuru geçtiğimiz haftanın büyük çoğunluğunda 1,7650 ile 1,7950 aralığında dalgalanırken, geçtiğimiz hafta da dile getirdiğimiz üzere özellikle orta ve uzun vadeli pozisyonlarda 1,80 civarından kademeli olarak TL’ye geçiş öneriyoruz. Kurun 1,80 üzerinde kapanışlar yapması durumunda 1,85’e kadar bir hareket potansiyeli daha olsa ada yıl sonuna kadarki süreçte yeniden alım için çok daha uygun seviyelerin görülebileceğini düşünüyoruz. Geçen hafta da dile getirdiğimiz gibi kurda teknik olarak ilk etapta 1,72 civarına kadar bir geri çekilme bekliyoruz. Önümüzdeki birkaç aylık dönemdeki beklentimiz ise bu gerilemenin 1,62-1,66 aralığına kadar devam etmesi yönünde. Yıl sonu hedefi olarak kurda bu seviyeleri öngörüyor ve bu seviyelerin de altına sarkma olasılığını düşük görüyoruz.

Üzeyir DOĞAN

Kapital Menkul

Add a Comment

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
Ziraat Bankası, Parmak İzi Dönemini Başlatıyor

Otomatik para çekme makinelerinden (ATM) artık parmak izi ile para  çekme dönemi başlıyor.   Sabah Gazetesinin haberine göre, yeni kurulan...

Kapat