Kapital Menkul: Genel Hava Olumlu, Düzeltmeler Alım Fırsatı

AB kurtarma planı ve TCMB’nin 5 maddelik eylem planı gölgesinde geçen bir haftayı geride bıraktık. Krizin çözümü konusunda AB nihayet ciddi bir adım attı. Ortaya çıkan plan içerik olarak piyasaları büyük oranda memnun etti. Artık piyasalar bu planın uygulama sürecini takip edecektir. Bu süreçte zaman zaman piyasalar tarafından AB’nin müdahale gücü de test edilmek istenebilir. Bu kapsamda beklentinin büyük oranda gerçekleşmiş olması ve kardaki pozisyonların kapatılma eğilimine gidilmesi ile bunu destekleyecek spekülatif ataklar zaman zaman negatif bir görünüm oluşmasına neden olabilir. Bu tür atakların başlayacağı ilk yer ise tahvil piyasaları olur düşüncesindeyiz. Bu nedenle AB’de sorunlu olarak tanımlanan ülkelerin tahvil piyasasının ve ihalelerin bir süre takip edilmesi gerekebilir düşüncesindeyiz.
 

TCMB politikaları kararlı:
    

TCMB’nin geçtiğimiz hafta açıkladığı enflasyon raporu ve 5 maddelik eylem planı enflasyon konusundaki hassasiyeti göstermesi açısından oldukça olumluydu. TCMB yaptığı ve uygulamaya aldığı kararlarla kurların enflasyona neden olmasından duyduğu rahatsızlığı net bir şekilde dile getirdi ve buna müsaade etmeyeceğini açıkça beyan etti. Bu nedenle önümüzdeki dönemde kısa vadede kurlarda sert yukarı yönlü hareket olasılığı bizce azaldı ve kurda daha stabil bir döneme girdiğimiz düşüncesindeyiz. Buna karşın faiz tarafında bant açılarak kurdaki belirsizlik faiz tarafına kaydırıldı. Bu durum en çok bankacılık sektörünü etkileyecektir düşüncesindeyiz. Faiz farkından ve faiz artışı olacağı beklentisiyle, mevduat tutma vadeleri kısalabilir ve yüksek oynaklık bankaların DİBS piyasasında zarar yazmasına neden olabilir. Bunun yanında TCMB mali sektör üzerinde oluşabilecek olumsuz etkileri azaltacak, bankalara maliyet avantajı sağlayabilecek bir adım da attı. Bu adım zorunlu karşılık oranlarında indirilmesi ve kompozizosyonunun değiştirilmesi şeklindeydi. Buna karşın kararları bir bütün olarak değerlendirdiğimizde ve piyasanın ilk reaksiyonuna baktığımızda kararlar mali sektörü çok da memnun etmişe benzemiyor. Bu durum önümüzdeki günlerde yeni denge bulunana kadar bir süre daha etkisini hissettirebilir ve banka hisselerinde performans göreceli olarak düşük kalabilir.

 
Genel trend olumlu:
  

Global ölçekte baktığımızda AB tarafında sorunların büyük oranda aşılmış olması, en azından şimdilik öyle görünmesi en büyük belirsizliğin ortadan kalkmasını sağladı. ABD tarafında veriler en azından beklentileri karşılamaya devam ediyor. Bu hafta açıklanacak tarım dışı istihdam rakamlarında da beklentilerin karşılanması ya da daha pozitif rakamların gelmesi piyasaları destekleyecektir. Bunun yanında Çin’in yakında parasal gevşemeye başlayacağı, Avrupa Merkez Bankası’nın ilk toplantıda en azından 25 baz puan indirimine gideceği beklentileri piyasalara güç veren unsunlar. Bu hafta 3-4 Kasım’da gerçekleştirilecek G-20 toplantısında AB borç krizinin ön plana çıkması bekleniyor. Bu toplantılardan AB’nin son kararlarına destek mesajları gelmesi olumlu olacaktır. Haftanın önemli gündem maddelerinden biri de FED’in açık Piyasa Komitesi Toplantısı (FOMC). Toplantıdan FED’in politikasında bir değişiklik kararı çıkması beklenmiyor. Fakat dünyanın en geniş veri tabanına sahip kurumunun ekonomik gidişata dair yapacağı açıklamalar önemli olacaktır. Bu nedenle bu açıklamaları takip ediyor olacağız.  
 

Özetleyecek olursak:
  

Küresel ölçekte riskler geçtiğimiz hafta önemli ölçüde azaldı. Bu durum risk iştahının yeniden artmasına neden olacaktır düşüncesindeyiz. Riskten kaçan ve beklemede kalmayı tercih eden birçok fonun, pozisyon almak için uygun fırsatı kollayacağını bunun için de olası satışların başkaları tarafından alım fırsatı olarak değerlendirilebileceğini düşünüyoruz. Bu nedenle önümüzdeki günlerde sıra dışı gelişmeler yaşanmazsa küresel ölçekte daha pozitif bir hava oluşacağı düşüncesindeyiz. Yurtiçi piyasaların da bu pozitif havadan etkilenmesi beklenebilir. Fakat performansın göreceli olarak düşük kalması bizleri şaşırtmayacaktır.
 

Bu hafta açıklanacak verilerden ön plana çıkanlar:

 

31 Ekim 2011 Pazartesi:

 
· 16:30 – ABD Ekim Ayı Dallas FED İmalat Endeksi
   

01 Kasım 2011 Salı:
  
· 03:00 – ÇİN Ekim Ayı PMI İmalat Endeksi
· 10:00 – Türkiye Ekim Ayı PMI İmalat Endeksi
· 10:55 – Almanya Ekim Ayı PMI İmalat Endeksi
· 11:00 – AB Ekim Ayı PMI İmalat Endeksi
· 16:00 – ABD Ekim Ayı ISM İmalat Endeksi
  

02 Kasım 2011 Çarşamba:

  

· 14:15 – ABD ekim Ayı ADP İstihdam Değişimi
· 18:30 – ABD FED Faiz Oranı Kararı
· 20:15 – ABD FED Başkanı Bernanke Konuşma Yapacak

 
03 Kasım 2011 Perşembe:
 

· 10:00 – TUİK TÜFE & ÜFE Oranlarını Açıklayacak
· 11:30 – İspanya 2016 Vadeli Tahvil İhracı Gerçekleştirecek
· 14:30 – ABD 3. Çeyrek Tarımdışı Verimlilik
· 14:30 – ABD Haftalık İşsizlik Başvuruları
· 14:45 – Avrupa Merkez Bankası (ECB) Faiz Oranı Kararı
· 16:00 – ABD Ekim Ayı ISM Hizmet Endeksi
· 16:00 – ABD Eylül Ayı Fabrika Siparişleri
 

04 Kasım 2011 Cuma:

 
· 12:00 – Euro Bölgesi Eylül Ayı ÜFE
· 12:00 – Almanya Eylül Ayı Fabrika Siparişleri
· 14:30 – ABD Ekim Ayı Tarımdışı İstihdam Değişimi

· 14:30 – ABD Ekim Ayı İşsizlik Oranı  

  
İMKB 30 TEKNİK ANALİZİ


  
 
İMKB 30’da geçtiğimiz hafta 66,800 civarında güçlü bir destek oluştu ve endeks bu seviyede dip çalışması yaparak yukarı yönlü bir hareket başlattı. Bu hareketin güçlenebilmesi için endeksin 69,000’in üzerinde kapanış yapması gerektiğini düşünüyoruz. 69,000’in aşılması durumunda endeksin ilk olarak 71,500 ardından da 73,500’e kadar bir çıkış başlatma olasılığı artacaktır. Bu nedenle 69,000 üzerinde yukarı yönlü pozisyonlara ağırlık verilmesi gerektiği kanaatindeyiz. Aşağıda ise ana desteğimiz 66,800’de bulunurken bu seviye öncesinde 68,000 kısa vadeli işlemlerde takip edilmesi gereken önemli bir seviye. Endekste görünüm 66,800 ile 73,500 aralığında bir bant içine girildiğini işaret ediyor. Orta vadede bu bandı takip ediyor olacağız. Geçtiğimiz hafta endekste oluşan simetrik üçgen formasyonu aşağı yönlü kırılmış, bizler de bu formasyon gereği satışların ağır basabileceğini endeksin dip çalışmasını 64,000-65,000 aralığında yapabileceğini belirtmiştik. Formasyon gereği kırılma sonrası bu hareketin hızlı bir şekilde gerçekleşmesi gerekiyordu. Bu nedenle bu hafta endekste bu formasyonun tamamlandığını ve artık bahsettiğimiz kanal içine girdiğini düşünüyoruz. Bu nedenle de geçtiğimiz hafta bahsettiğimiz ölçüde bir gerilemeyi şuan için beklemiyoruz. Fakat endeks 66,800’ün altına sarkacak olursa yeniden aşağı yönlü pozisyonlara ağırlık verilmesi gerekeceğini düşünüyoruz.  
 

USD/TL TEKNİK ANALİZİ :
   

Merkez Bankası’nın tavrını ve müdahale şeklini sertleştirmesiyle Dolar/TL kurunda önceki hafta başlayan gevşeme geçtiğimiz hafta hız kazandı ve kur 1,74 civarına kadar geriledi. Kurda 100 günlük hareketli ortalamanın da bulunduğu 1,74-1,75 civarında güçlü bir destek oluşumu gerçekleşebilir. Bu bölge ayrıca Nisan 2011’de 1,50 civarından başlayan son yukarı hareketin düzeltmesinde Fibonacci analizinde önemli bir yer tutan %38,2 seviyesine de denk geliyor. Bu nedenle kur bu bölgede kısa vadede bir destek oluşturup, yukarı yönlü denemelerde bulunabilir. Bu yönde olacak bir denemede hareket 1,7850 seviyesine kadar devam edebilir. Bu seviye üzerinde 1,79-1,80 aralığında güçlü bir direnç daha bulunuyor. Kurun kısa vadede bu seviyeler üzerine atma olasılığını oldukça düşük görüyoruz. Genel beklentimiz bu hafta için bir kaç puanlık bir bant içinde sıkışık bir seyir izlenmesi yönünde.  

  

Üzeyir DOĞAN

Kapital Menkul

 

Add a Comment

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Kudret Ayyıldır

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
LiderForex: 31 Ekim 2011 Akşam Analizi

EUR/USD ANALİZ Yarın Trichet'nin görevini devralacak olan Mario Draghi, liderlerin çözmeye çalıştığı 2 yıldır devam eden borç krizinin kurbanı olarak,...

Kapat