Kapital Menkul: Dış Finansman Durursa Türkiye de Durur

İstikrarlı günlerin hala çok uzağındayız. Euro Bölgesi’nde borç krizini çözme konusunda en ufak bir uzlaşı işareti alamıyoruz. Merkel tüm Avrupa’yı esir alma konusunda ısrarlı, yapısal düzenlemeler yapılmadan daha fazla maliyet ödemeye ve Avrupa Merkez Bankası’nın (AMB) para basmasına karşı. Merkel’in bu duruşunu en azından aralık sonunda yapılacak AB Liderler Zirvesi’ne kadar devam ettirmesi bizleri şaşırtmayacak. Bu sürede piyasaların sıkıştırdığı her ülke Merkel’e boyun eğmeye başlayacak. Merkel’in uzlaşıdan uzak sert açıklamaların ardında bu bilincin olduğunu ve bu açıklamaların bir kısmının da ölümü göstererek sıtmaya razı etme niyeti taşıdığını düşünüyoruz. Merkel’in bu blöfü tutarsa Aralık ayında yapılacak liderler zirvesinde varılacak uzlaşmayla AMB’nin bir kereliğine yüklü miktarda parasal genişlemeye gitmesi, yüklü miktarda tahvil alımı gerçekleştirmesi sağlanabilir. Kalıcı bir çözüm üretilmesi konusunda da maalesef bu tarihten önce çok fazla bir umut ışığı göremiyoruz. Bu nedenle aralık sonuna kadar en iyimser senaryoda bizleri çok geniş bir banda dalgalı bir seyir beklerken, kötümser senaryoda ikinci dip senaryosu ağırlık kazanmaya başlayacaktır.

 
AB artık resmen olmasa da resesyonda
 

Henüz resmi olarak açıklanmamış olsa da açıklanan veriler AB’nin resesyona girdiğini net bir şekilde gösteriyor. Krizin uzaması bu resesyonun daha da derinleşmesine neden olacak, toparlanmayı geciktirecektir. Avrupa Birliği Aralık sonuna kadar bu konuda bir uzlaşıya varamaz ve hızlı bir şekilde adım atamazsa 2012’nin de büyük bölümü kaybedilir. Geçtiğimiz aylarda yaptığımız yorumlarda AMB’nin Avrupa’yı resesyondan kurtarması için acilen faiz indirimlerine gitmesi gerektiği yorumlarında bulunmuştuk. Fakat son gelişmelerle birlikte AMB’den gelecek yeni faiz indirimlerinin etkisinin daha sınırlı olacağı kanaatindeyiz. Özetle tek başına yapılacak bir faiz indirimi AMB’yi resesyondan kurtaramayacağı gibi borsalarda da kalıcı bir yükseliş başlatması zor. Krizin çözümü kurumların gücünü çoktan aştı. Liderlerin anlaşması olmadan bu gibi sebeplerle borsalarda olacak ani yükselişler iyi satış fırsatları olarak görülmelidir. ABD’de bütçe kesintileri tıkandı Neredeyse sorunsuz başladığımız bir hafta olmadığı gibi piyasalar bu hafta da stres yapacak haberi buldu. ABD’de bütçe kesintileri görüşmeleri tıkandı. Hatırlanacak olursa ABD’nin borç tavanının artırılmasına Cumhuriyetçiler bütçe kesintisi şartıyla destek vermiş, bu kesintinin ne şekilde yapılacağına da oluşturulan komitenin karar vermesi konusunda anlaşılmıştı. Bu komiteye tanına süre dolmak üzere iken ortada bir uzlaşı olmaması piyasaları tedirgin etmeye başladı. Komite bu konuda anlaşamazsa bütçede otomatik kesintiler başlayacak. Bu durumun ABD’nin büyümesini yavaşlatabileceği ve uzlaşmaya varılamaması durumunda ABD’nin kredi notunda indirim olabileceği de konuşulanlar arasında. Bir süreliğine Euro Bölgesi borç krizini unutarak ABD’yi takip edebiliriz. Fakat bunun çok uzun sürmeyeceğini düşünüyoruz.  
 

ş finansman durursa Türkiye de durur
 

Türkiye’de içsel sorun cari açık olmasına karşın, bunun sürdürülebilirliği dışarıya bağlı. Euro Bölgesi’nde borç krizinin aşılması ve küresel ölçekte ikinci dip korkularının tamamen atlatılması durumunda Türkiye cari açığı finanse edecek sermaye bulmada sıkıntı çekmez. Fakat Avrupa’da kriz uzayacak olur ve kaynaklar kısılacak olursa cari açığın finansmanı ve vadesi gelen dış borçların çevrilmesinde ciddi sıkıntılar yaşanacaktır. Buna bir de sıcak para çıkışı eklenirse durum daha da ciddi boyutlara ulaşır. Bu nedenle Türkiye’nin uzun vadeli perspektifinde içerideki gelişmelerden ziyade dışarısı daha önemli durumda. Özetle Avrupa’da çözüm üretilmediği sürece Türkiye’nin iyi olacağına dair senaryolara çok fazla itibar edilmemesi gerektiğini düşünüyoruz.
 

Para Politikası Kurulu’na dikkat
 

Bu hafta içeride takip edeceğimiz en önemli gelişme Çarşamba günü gerçekleştirilecek olan TCMB Para Politikası Kurulu toplantısı. Merkez Bankası son dönemde sıkça görmeye alıştığımız gibi sürpriz bir karara imza atar mı Çarşamba günü göreceğiz. Buradan çıkacak kararlar ve yapılacak açıklamalar önemli olacaktır.
 

Bu hafta açıklanacak verilerden ön plana çıkanlar:

 
14 Kasım 2011 Pazartesi:
 
· 17:00 – ABD Ekim Ayı İkinci El Konut Satışları
 
15 Kasım 2011 Salı:

 
· 15:30 – ABD 3. Çeyrek Yıllık Gayri Safi Milli Hasıla
· 17:00 – Euro Bölgesi Kasım Ayı Tüketici Güveni
· 17:00 – ABD Richmond FED İmalat Sektörü Endeksi
· 21:00 – ABD 02 Kasım Tarihli Faiz Kararı Toplantısı Tutanakları
 

16 Kasım 2011 Çarşamba:
 
· 12:00 – Euro Bölgesi. Eylül Sanayi Sektörü Yeni Siparişler
· 15:30 – ABD Ekim Dayanıklı Tüketim Mal Siparişleri
· 15:30 – ABD Ekim Kişisel Gelirler
· 15:30 – ABD Ekim Kişisel Harcamalar
· 16:55 – ABD Kasım Mich. Ün. Tüketici Güven Anketi
 

17 Kasım 2011 Perşembe:
 
· 11:30 – İngiltere 3. Çeyrek Gayri Safi Yurtiçi Hasıla
 

18 Kasım 2011 Cuma:
 
· Önemli bir veri beklentisi yok 
 
 
İMKB 30 TEKNİK ANALİZİ :
 

İMKB 30 spot endeks geçtiğimiz hafta uzun süredir hareket edilen bandın alt sınırını test etti ve haftayı bu şekilde kapattı. Bizler günlük yorumlarımızda sürekli olarak buradaki 65,500 desteğine dikkat çektik. Bugünse bu desteğin altına sarkıldı. Endekste oldukça kritik gördüğümüz bu seviyenin altında olacak kapanış ya da kapanışlar endeksin daha da zayıflamasına neden olacaktır. Bu durumda satışların sertleşmesi kaçınılmaz görünüyor. Aşağıda ilk destek oluşturacak bölge de 62,000-63,000 aralığı. Fakat 65,500 altında kalındığı sürece ana hedef 60,000 civarı olacaktır. Bu nedenle kısa vadeli tepkiler olsa da 65,500 altında kalındığı sürece endekste long pozisyon almayı riskli buluyoruz. Endekste ciddi bir toparlanma başlayabilmesi içinse 67,500’ün geçilmesi gerekecektir. 67,500’ün geçilmesi durumunda long pozisyonlara ağırlık verilmeye başlanabilir. Bu durumda ilk direnç 69,500 olacaktır.  
 

USD/TL TEKNİK ANALİZİ : 
 

Yurtdışı gelişmeler kurda yukarı yönlü harekete neden oluyor. TCMB müdahaleleri sonrası kurda ilk defa bu sertlikte bir hareket gerçekleşiyor. Belli bir noktadan sonra TCMB’nin yeni müdahaleleri gelebilir yalnız, yurtdışı konjonktür olumsuz seyrettiği sürece bu müdahaleler kısa vadede etkili olsa da uzun vadeli yönü değiştirmeye yetmeyecek gibi görünüyor. Yukarıda da değindiğimiz gibi Türkiye’nin durumu kendi iç dinamiklerinden ziyade dışarıya bağlı ve dışarıdaki gelişmelerin de etkisini kurlar üzerinde göreceğiz. Bunun için şöyle olur böyle olurdan ziyade yurtdışında ne olursa burası ne olur sorusuna cevap vermek daha doğru. Bu cevapta ise yurtdışında işler daha kötüye gidecek olursa kurlarda yeni yukarı hareketler kaçınılmaz olur. Teknik olarak kurda 1,8450 en kritik direnç, normal şartlar altında bu seviyenin üzerine atılması durumunda en azından 1,8750’ye kadar devam edecek bir hareket potansiyeli doğacaktır. Fakat burada TCMB müdahalesi seçeneği her zaman göz önünde bulundurulmalı.  

Üzeyir DOĞAN

Kapital Menkul

 

Add a Comment

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Kudret Ayyıldır

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
LiderForex: 21 Kasım 2011 Sabah Analizi

EUR/USD ANALİZ İspanya'da genel seçimleri kazanan sağ görüşlü Halk Partisi'nin (PP) başbakan adayı Mariano Rajoy, ''Ekonomik krizden başka düşmanım olmayacak''...

Kapat