Hububat Rekolte Tahminleri

Dünyada, finans piyasalarında yaşanan   hareketliliğin hububat piyasalarına kayması nedeniyle uzun süredir arz-talepten   bağımsız olarak oluşan hububat fiyatları konusundaki belirsizlik, Ortadoğu’da   devam eden olaylar, Japonya’da yaşanan tsunamiden sonra daha da büyüdü.

Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) uzmanlarının yaptığı değerlendirmeye göre,   Ortadoğu’da yaşanacak gelişmeler ile Rusya, Ukrayna ve ABD gibi başlıca üretici   ülkelerdeki hava koşullarına bağlı olarak değişim gösterecek rekolte tahminleri,   buğday fiyatları üzerinde belirleyici olacak. Ancak, dünyada, ”küresel stok   seviyelerinin düşeceği ve bunun telafisi için uzun bir süreye ihtiyaç   duyulacağı” yönünde görüşler hakim. Finans piyasalarında yaşanan hareketliliğin   hububat piyasalarına kayması ile piyasanın, arz-talep dengesinden uzak bir   hareketlilik gösterme riski giderek daha da artıyor.          

Türkiye’de ise Güneydoğu Anadolu’da son 3-4 yıldır etkili olan   kuraklığın, bu yıl da üretimi olumsuz etkilemesi bekleniyor.          

TMO uzmanlarının uluslararası verileri dikkate alarak yaptığı   değerlendirmede, Uluslararası Hububat Konseyinin (IGC) Şubat ayı raporunda, dünya   hububat üretiminin 1 milyar 728 milyon ton, tüketiminin de 1 milyar 790 milyon   ton olacağının tahmin edildiği hatırlatılırken, bunun geçen yıl Haziran’da   yapılan tahminlere göre tüketimin 25 milyon ton daha düşük gerçekleşmesi anlamına   geldiği belirtildi. IGC’ye göre, geçen dönem dünya buğday üretimi, 2009 yılından   30 milyon ton daha az, 648 milyon ton seviyesinde gerçekleşecek.                    

-RUSYA’NIN İHRACAT YASAĞINI YIL SONUNA KADAR UZATMAYI GÖRÜŞÜYOR                    

Uluslararası fiyatların oluşmasında, Rusya, Ukrayna, ABD gibi üretici   ülkelerdeki gerçekleşmeler önemli rol oynuyor.          

Karadeniz Bölgesindeki önemli üretici-ihracatçı ülkelerden Rusya’da, son   130 yılın en sıcak yazının yaşanması, hububat hasadının olumsuz etkilenmesi   nedeniyle, geçen yıl 5 Ağustos’ta yıl sonuna kadar hububat ihracatı   yasaklanmıştı. Rusya’nın ihracat yasağı, bu ülkeden çok miktarda mal alan   özellikle Mısır gibi ülkeleri ABD ve Avrupa’ya yönlendirmiş ve biraz da 2008   yılında olduğu gibi, paniğin sebep olduğu talep artışı sonucu fiyatlar   yükselmişti. Rusya, ihracat yasağı kararını 1 Temmuz 2011 tarihine kadar   uzatmıştı. IGC verilerinde, Rusya’nın 2009 yılında 94 milyon ton olan hububat   üretiminin 2010/2011 dönemi 59 milyon tona, buğday üretiminin de 62 milyon tondan   42 milyon tona düştüğü tahmin ediliyor.          

Halen Rusya Hükümeti’nin, ihracat yasağının, piyasa koşullarına bağlı   olarak 2011 yılı sonuna kadar uzatılması konusunda görüşmeler yaptığına işaret   edilen değerlendirmede, Ukrayna Hükümeti’nin de 31 Mart’ta aldığı kararla, aynı   tarihte sona erecek olan hububat ihracat kotalarının yürürlükte kalma süresini 1   Temmuz 2011′e kadar uzattığını açıkladığı hatırlatıldı.          

Değerlendirmeye göre, Kasım ayından itibaren, Avustralya’nın buğday   kalitesindeki önemli düşüş, ABD’nin buğday üretim alanlarındaki kuraklık ortamı,   Karadeniz’deki olumsuz iklim, yüksek proteinli buğdaya yoğun talep ve AB’deki arz   daralması, yüksek düzeyde seyreden fiyatları desteklemeye devam ediyor.                    

-ÇİN’DE KURAKLIK SORUNU-                    

FAO’nun, Şubat ayında, Çin’in ana üretim alanlarının bulunduğu Kuzey   bölgesinde, Ekim 2010′dan bu yana yağışların normal değerlerin altında kalmasının   kışlık buğday için risk oluşturduğunu açıkladığına işaret edilen değerlendirmeye   göre, ulusal buğday üretiminin yaklaşık 3′te 2′sinin  yapıldığı ve buğday ekim   alanlarının yüzde 60′lık kısmının yer aldığı eyaletlerdeki kışlık buğday tarımı   yapılan 14 milyon hektarlık arazinin 5,16 milyon hektarlık kısmı kuraklıktan   olumsuz yönde etkilendi. Kuraklık nedeniyle ortaya çıkan içme suyu sorununun 2,57   milyon insan ve 2,79 milyon hayvanı etkiledi.                    

-ABD’DE GÖSTERGELER UMUT VERİCİ, JAPONYA’DAKİ TSUNAMİ FİYATLARI   GEVŞETTİ-                    

Değerlendirmeye göre, Mart ayında ABD’de ekim alanlarındaki kışlık buğday   şartlarının iyileştiğine dair veriler açıklandı. Ayrıca 10 Mart’ta ABD Tarım   Bakanlığı (USDA) tarafından yayınlanan Arz Talep Raporu’nda da dünya stoklarına   ilişkin tahminler yükseltildi.          

Diğer taraftan, 11 Mart’ta dünyanın en büyük mısır, soya, pirinç ve   buğday ithalatçılarından biri olan Japonya’da tarihin en şiddetli depremlerinden   birinin gerçekleşmesi ve Ortadoğu ülkelerinde yaşanan gerginliklerin talebi   azaltacağına dair tahminler, fiyatların gevşemesine neden oldu.          

FAO’nun, Ocak ayında düzenlediği 2 panelde, ”2010 yılı hububat   üretiminin beklenenden düşük gerçekleşmesi nedeniyle gıda stokları üzerindeki   baskının artması, üretim-tüketim dengesinin bozulması ve ABD dolarının düşmesi   gibi etkenlerle gıda fiyatlarının artış eğiliminde olduğu, 2011 hububat   üretiminde artış sağlanamaması durumunda 2008 yılındaki gıda krizine benzer bir   kriz yaşanma ihtimalinin bulunduğu” yönünde bildirimde bulunduğu hatırlatıldı.          

Değerlendirmede, ”Dünya gıda fiyatlarının sürekli artması sonucunda, BM   gıda fiyatları endeksinin, kuruluşun gıda fiyatlarını ölçmeye başladığı 1990   yılından beri gerçekleşen en yüksek seviyeye ulaştığı”, ”Dünya Bankası   hesaplamalarına göre mısır ve buğday gibi ürünlerin fiyatlarındaki artış   nedeniyle Haziran-2010′dan beri 44 milyon kişinin daha en yoksullar arasına   eklendiği” bilgisi de verildi.          Rusya’nın ihracat yasağının piyasa koşullarına bağlı olarak 2011 yılı   sonuna kadar uzatılması konusunda görüşmeler yaptığı, Ukrayna’nın 31 Mart 2011′de   aldığı kararla hububat ihracat kotalarının yürürlükte kalma süresini 31 Mart’tan   1 Temmuz’a uzattığı hatırlatılan değerlendirmede, Ortadoğu’da yaşanacak   gelişmeler ile Rusya, Ukrayna ve ABD gibi başlıca üretici ülkelerdeki hava   koşullarına bağlı olarak değişim gösterecek rekolte tahminlerinin, buğday   fiyatları üzerinde belirleyici olacağı kaydedildi. ”Küresel stok seviyelerinin   düşeceği ve bunun telafisi için uzun bir süreye ihtiyaç duyulacağı” yönündeki   görüşlerin hakim olduğu belirtilen değerlendirmede, ”finans piyasalarında   yaşanan hareketliliğin hububat piyasalarına kayması ile piyasanın, arz-talep   dengesinden uzak bir hareketlilik gösterme riskinin giderek daha da arttığına”   dikkat çekildi.                    

-FİYAT ARTIŞINI ÖNLEMEYE YÖNELİK TÜRKİYE’DE ALINAN ÖNLEMLER-                    

Dünyada hububat fiyatlarında yaşanan artışların Türkiye’deki fiyatları   olumsuz yönde etkilemesini önlemek için birtakım önlemler alındığı belirtilen   değerlendirmede, bu tedbirler sayesinde, geçen yıl Haziran’dan bu yıl Nisan ayına   kadar olan dönemde, hububat ürünleri fiyatlarındaki artışın, uluslararası   piyasadan daha düşük kaldığı vurgulandı.          Fiyat artışını sınırlı tutmak amacıyla, geçen yıl, AB ülkelerinden gümrük   vergisi ödemeksizin ithal edilebilecek 330 bin ton buğday, TMO yerine özel   sektöre tahsis edilmişti. TMO, hububat satışlarını 2 ay öne çekerek, Eylül’de   satışlara başlamıştı. Ayrıca, mamul madde ihracatı karşılığı buğday ve arpa   satışlarına da 15 Eylül’de başlanırken, ekmeklik ve makarnalık buğday satışları 1   Mart 2011′de sona erdirildi. Mısır ve arpa satışları ise devam ediliyor.          

TMO, sıfır gümrük vergisi ile 1 milyon ton buğday ithal etmesi için   açılan tarife kontenjanı kapsamında şimdiye kadar 600 bin ton ekmeklik buğday   ithalat bağlantısı yaptı.          

Mısır, Tunus, Cezayir, Ürdün’de yaşanan olaylarla da bağlantılı olarak   petrol fiyatlarının 100 dolara yükselmesi ve Ocak ayında ”ABD HRW-No.2 ekmeklik   buğday” fiyatının ton fiyatının (FOB) 374,20 dolara, yurtiçi hububat   borsalarında (Polatlı, Konya, Eskişehir) Anadolu kırmızı sert ekmeklik buğday   fiyatının ise 732 liraya çıkması üzerine, buğday ve yulafta yüzde 130 olan gümrük   vergisi, 1 Mayıs 2011′e kadar özel sektör ithalatı için de sıfırlandı.          

Değerlendirmede, TMO’nun uyguladığı politikalar sayesinde, Anadolu   kırmızı sert ekmeklik buğdayın geçen yıl 1 Haziran’da ticaret borsalarında 555   lira olan ortalama fiyatının bu yıl 31 Mart’ta yüzde 25,04 artış ile 694 liraya   yükseldiği hatırlatılırken, aynı tarihler itibariyle ABD 2 HRW buğday fiyatındaki   artışın yüzde 79,11 olduğuna dikkat çekildi. Yine aynı dönemde yurtiçi arpa   fiyatı yüzde 36,15, mısır fiyatı yüzde 29,32 artarken, Fransız arpa fiyatındaki   artış yüzde 101,94 ve ABD mısırındaki artış ise yüzde 73,97 oldu.          

Dünyada mevcut olumsuz koşullara ve ürün gelişimi açısından kritik olan   önümüzdeki aylardaki muhtemel risklere karşı hasada belli düzeyde stokla girme   ihtiyacının TMO’nun yaptığı 600 bin tonluk gümrüksüz ithalat ile sağlandığı   belirtilen açıklamada, ”Türkiye’nin yeni hasat sezonuna kadar herhangi bir   sıkıntısı bulunmadığı” vurgulandı.                    –

GÜNEYDOĞU’DAKİ KURAKLIK RİSKİ-                    

Diğer taraftan Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü’nün yayınladığı   Mart ayı sonu itibariyle tarımsal yağış raporuna göre, Güneydoğu Anadolu   Bölgesindeki 3 aylık, 6 aylık, 12 aylık ve 24 aylık yağış durumu, ”kuraklık”   seviyesinde gerçekleşti. Nisan’da da yeterli yağış olmazsa, bu bölgedeki tarımsal   üretim, önceki yıllarda olduğu gibi olumsuz etkilenecek.          

Ancak, İç Anadolu ve Orta Karadeniz bölgesindeki yağış düzeyi oldukça iyi   görünüyor.      

AA

Add a Comment

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Kudret Ayyıldır

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
Borsa Hareketi: ABD, Avrupa ve Japonya Ortak Yapımı…

Özetle Piyasalar… Küresel bazda Avrupa Merkez Bankası açıklamaları ile Japonya’da gerçekleşen deprem piyasaların seyrini belirlerken ABD’de federal bütçe üzerindeki tartışmalar...

Kapat