Güngör Uras: Özel Sektörde Yabancı Durumu

İSO (İstanbul Sanayi Odası) tarafından değerlendirilen “500 Büyük Sanayi Kuruluşu”nun 2010 yılı sonu bilançolarına göre, özel sektörün büyük kuruluşları 100 öz kaynakları var ise 119 yabancı kaynak kullanarak faaliyetlerini yürütüyorlar.

 
İSO’nun yayınladığı İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu’na ait bilanço rakamları da ilk 500 büyüğünkine yakın bir borçlanma tablosu ortaya koyuyor.

 
Öz kaynak (1) Ödenmiş sermaye (2) Yedek akçeler ve (3) Dönem kârı toplamından oluşur. Öz kaynakdan söz edilirken halk dilinde kısaca “Şirketin sermayesi ne kadar imiş?” denilir. Yabancı kaynak ise (1) banka kredileri ile (2) diğer tüm borçlardan oluşur. Yabancı kaynak konuşulurken halk dilinde kısaca “Şirketin kredi yükü ne kadar?” diye sual edilir..

 
Türkiye’de ticaret ve sanayi kesiminde firmaların öz kaynaklarının yetersizliği bugünün sorunu değildir. Eskiden beri yetersizdir.
2000 yılında firmalar (kabaca) 36 öz kaynak 64 yabancı kaynak ile çalışıyordu. 2010 yılında öz kaynak oranı 46, yabancı kaynak oranı 54 oldu. Önemli olan 2000‘den bu yana konjonktüre bağlı olarak yabancı kaynak oranının toplam kaynaklardaki payının değişimidir. 2004 yılında yabancı kaynak oranı yüzde 47’ye kadar geriledi. 2008 yılında kriz ile birlikte yabancı kaynak kullanımı arttı. Öz kaynak oranı geriledi. Yabancı kaynak oranı 2010 yılında yüzde 54’ün üzerine çıktı.

  
2011‘deki durumu ortaya koyan rakamlara sahip değiliz. Fakat içeride banka kredilerinin artması, döviz fiyatlarındaki artış nedeniyle dış kredilerin TL karşılıklarının yükselmesi sonucu yabancı kaynakların toplam kaynaklar içindeki payının artmış olması gerekir.

 

 
Derdimiz yetersiz sermaye
Toplam kaynakları içinde yabancı kaynağın payının yüksek olması iyi bir şey değildir. Çünkü:

 
* Yabancı kaynağın bir maliyeti vardır. Bu faizdir. Özellikle faizin yükselmeye başladığı dönemlerde yabancı kaynağın maliyet yükü firmaları üzmeye, ezmeye başlar.
n Kriz dönemlerinde, talebin daraldığı dönemlerde firmaların gelir trafiği bozulunca, yabancı kaynağın faiz ve ana para ödemeleri güçleşir.
Toplam yabancı kaynaklar içinde döviz kredilerinin payının yüksek olması iyi bir şey değildir. Çünkü:
* Döviz kredilerinin-döviz borçlarının payı fazla ise döviz fiyatının yükseldiği dönemlerde firmalara ek yük gelir. Firmaların döviz kredilerinin TL karşılığı büyür.
* Firmalar döviz riskini bilançolarında zarar yazar. Bunun sonucu bilançonun kâr rakamı azalır veya bilanço zarar gösterir. Firmalar öz kaynaklarını artıramaz. Öz kaynaklarından yemek zorunda kalır.
Bütün bunlar bugünün sorunu değildir. Yarın hemen ve kolaylıkla çözülecek sorunlar değildir. Türk özel sektör kuruluşlarının yapısal sorunudur. Faizin ve döviz fiyatının yükseldiği dönemlerde firmaları üzmeye başladıklarından, gündeme gelirler.

Güngör URAS

Milliyet Gazetesi

 

Add a Comment

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Kudret Ayyıldır

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
LiderForex: EUR/USD’da Kritik Gün Geldi Çattı.

Herkesin merakla beklediği gün geldi çattı. 8-9 aralıkta gerçekleştirilecek toplantı bugün start alacak ve herkes toplantı sonucunda Euro bölgesi için...

Kapat