Güngör Uras: Aç Yok Yoksul Çok

TÜİK’in (devletin) dün yayınladığı bilgilere göre, Dünya Bankası ölçütlerinde (kurumsal olmayan) nüfusumuzun yüzde 16.9’unu teşkil eden 12.0 milyon yoksulumuz var.
  

Avrupa Birliği ölçütlerinde ise yoksul sayımız 16.9 milyon. Ve de toplam nüfusun yüzde 23.8’ini oluşturuyor.

  
Yoksulluk göreceli bir deyimdir.

 
* Değişmeyen dar anlamda yoksulluktur. Açlık sınırıdır.
* Her ülkenin gelir seviyesine göre değişen “Geniş Anlamda Yoksulluk” ise, gıda, giyim ve barınma gibi olanakları yaşamlarını devam ettirmeye yettiği halde, ülkede yaşayan insanların genel düzeyinin gerisinde kalanların sayısını ve oranını gösterir.

  
Eğer kişilerin geliri günde en az 2.100 kalori sağlayacak gıda maddelerini satın almalarına imkân vermiyor ise bu kişiler açlık sınırı altındadır.
 

TÜİK’in 2009 yılı verilerine göre Türkiye’de gıda yoksulu-açlık sınırı altındaki kişi sayısı sadece 339 bindir. (2010 rakamları yayınlanmadı)

 
Daha başka “fakirlik” ölçütleri var. Kişi başı günlük geliri 1.00 doların, 2.15 doların ve 4.30 doların altındakilerin sayıları da “yoksulluk ölçüsü” olarak izleniyor.

  
Bizde 2009 yılı itibariyle kişi başı geliri 1.00 doların altında nüfus yok. Günde 2.25 doların altındaki nüfus 159 bin, 3.30 doların altındaki nüfus ise 3 milyon 66 bindir.

  

Gelelim TÜİK’in dün yayınlanan “2010 Yılı Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması”nda yer alan göreli yoksulluk sınırı ölçütlerinde belirlenen yoksul sayılarına.

 

 
2010 yılında kişi başı ortalama eşdeğer hane halkı geliri 9.735 TL olarak belirlendi. Ülke genelinde en düşük kişi başı gelirden en yüksek gelire sıralamada en ortada yer alan gelir rakamı “medyan” gelir olarak kabul ediliyor. Türkiye genelinde 2010 yılında yıllık eşdeğer hane halkı medyan kullanılabilir geliri 7.429 TL olarak hesaplandı. (Aylık kullanılabilir kişi başı 619 TL – Günlük ortalama kişi başı 20.63 TL kullanılabilir gelir.)

 
Yoksulluk sınırı göreli olarak (Türkiye şartlarında) kişi başı yıllık medyan eşdeğer kullanılabilir gelir rakamı olan 7.429’a göre hesaplanıyor.

  
Bu ortalama rakamın yüzde 40’ına sahip olabilen (yıllık geliri 2.916 TL’nin altında) 7.3 milyon kişi var. Bunlar nüfusun yüzde 10.3’ünü oluşturuyor.

  

Medyan kişi başı gelir rakamı 7.429 TL’nin yüzde 70’i ise 5.200 TL. Bu rakamın altında geliri olanların sayısı ise 21.8 milyon kişi ve toplam kurumsal nüfusa oranı yüzde 30.6.

 
Seç seç al derler ya… İşte o biçim.

 
* Dünyanın gelişmiş ülkelerindeki kişi başı harcanabilir gelire göre bizim medyan eşdeğer hane halkı kullanılabilir gelir rakamımız 7.429 TL, ülke genelinde halkın yoksul olduğunu gösteriyor.
* Ama ülke içinde “göreli” (ülke şartlarında değerlemeye gelince, alınan ölçüte göre farklı yoksul sayıları ve oranları elde ediliyor.)
* Ortalamanın yüzde 50’si ölçütünü benimseyen Dünya Bankası hesabı ile 12.0 milyon, ortalamanın yüzde 60’ını yoksulluk sınırı kabul eden Avrupa Birliği ölçütüne göre 16.9 milyon yoksulumuz var. Dünya Bankası ölçütü ile nüfusun yüzde 16.9’u yoksul.
* İyimser yaklaşım ile yoksulluk sınırını 2.916 kabul edersek yoksul sayımız 7.3 milyona düşüyor. Karamsar yaklaşımla yoksulluk sınırını yıllık 5.200 TL olarak kullanılabilir gelir olarak kabul edersek 21.8 milyon yoksulumuz var diyeceğiz.

 
 
Güngör URAS

Milliyet Gazetesi

 

Add a Comment

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Kudret Ayyıldır

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
Avrasya Birliği İçin Geri Sayım Başladı

Kazakistan, Rusya ve Belarus devlet başkanları, Kremlin’de bir araya gelerek, Avrasya Birliği konusunda görüştü.   Avrasya Ekonomik Yüksek Konseyi olarak...

Kapat