Gıda fiyatlarındaki oynaklık TÜFE’de sürpriz yaratmaya devam ediyor

Tüketici fiyatlarının kaydettiği düşüş piyasa beklentilerini aştı. TÜFE’nin aylık bazda kaydettiği %0,41’lik gerileme hem piyasanın beklediği %0,08’lik düşüşe hem de -%0,1’luk öngörüme kıyasla olumlu bir sürprize işaret etmekte. Ancak aylık TÜFE’nin beklentilerden fazla gerilemiş olmasının yıllık enflasyonun %6,24’ten %6,31’e çıkmasına engel olamadığını da belirteyim. Temmuz ayında üretici fiyatları cephesinde de olumlu bir sürpriz olduğunu ve aylık ÜFE’nin %0,03 oranında düştüğünü görüyorum. ÜFE için piyasa beklentisi %0,58’lik artış yönünde iken tahminim artışın %0,7’ye kadar yükselebileceği yönündeydi. Tüketici fiyatları cephesinde olduğu gibi beklenenden olumlu gelen Temmuz ayı gerçekleşmesi yıllık ÜFE’nin de yükselmesini ve 5 ayın en yükseği olan %10,34’e erişmesini engelleyememiş durumda. Ancak bu noktada gerek yıllık TÜFE ve ÜFE’de kaydedilen artışların sırası ile 8 ve 14 baz puanla sınırlı olduğunun altınının çizilmesi gerektiğini düşünüyorum.
 

Gıda fiyatlarındaki oynaklığın alışageldiğimiz şekilde piyasaları şaşırtan ana unsur olmaya devam ettiğini görüyorum. Gıda enflasyonunda geçen ayki rekor %6,4’lük düşüşü takip eden %1,18 oranındaki gerileme manşetten 33 puan çalmış. Bu rakam sezon indirimleri nedeni ile %4,84 azalan giyimin yaptığı 36 baz puanlık negatif katkıya nerdeyse denk. TÜFE verilerinin detaylarından yaptığım hesaplama işlenmemiş gıda da düzeltmenin beklenenden sert %3,7 civarında bir düşüşle devam ettiğine işlenmiş gıda cephesinde ise Ramazan öncesinde artış oranının %0,75 düzeylerine yükseldiğine işaret ediyor. Gıdadan gelen negatif katkının, İTO rakamlarının ılımlı bir işlenmemiş gıda fiyatları azalışına işaret etmesinin de etkisi ile piyasanın ve bizim beklentimizi aştığını söyleyebilirim. TÜFE’nin geriye kalanında dikkatimi çeken gelişmelerin başında ise kur ve petrol fiyatlarının artışı neticesinde %0,78’lik aylık enflasyon ile manşete 12 baz puanlık katkı yapan ulaştırma grubunun hareketi geliyor.

   
Temmuz ayı verilerinden yaptığım bir diğer gözlem ise çekirdek enflasyonunun yavaşlayarak da olsa artmaya devam ettiği. Özel kapsamlı “I” endeksinin aylık olarak %0,35 oranında azalmış olması, düşüşün mevsimsel olduğu göz önünde bulundurulursa çok da heyecan verici bir gelişme değil. Bu gerilemenin 2007-10 döneminde Temmuz aylarında kaydedilen ortalama %0,6’lık azalışın nerdeyse yarısında kaldığını hatırda tutmak faydalı olabilir. Yıllık çekirdek enflasyon ise 16 baz puanlık artışı takiben %5,43’e yani %5,5’lik resmi hedefin çok yakınına gelmiş görünüyor. Yıllık çekirdek enflasyondaki artışın önceki üç ayın ortalama 50 baz puanlık artışına kıyasla sınırlı kalması olumlu olmakla birlikte, TL’de devam eden güçsüzlüğün ve çekirdeğin halihazırda gelinen seviyenin yılsonu için %7’yi aşmayı çekirdek enflasyon için kolay bir hedef haline getirdiğini düşünüyorum. Bu durumun enflasyonun ana eğiliminin orta vadeli hedef olan %5 ile uyumlu olmadığını açıkça ortaya koyabileceği fikrindeyim.
 

ÜFE cephesinde ise gelişmelerin Haziran ayının kopyası olduğunu söylemek mümkün. Diğer bir deyişle tarım enflasyonundaki düşüş imalat fiyatları cephesindeki artışı dengeliyor. %6,06 oranında düşüş görülen tarım fiyatlarının manşet ÜFE’yi çeyrek puan aşağı çektiğini ve bu kategorideki yıllık enflasyonu %6,07’den %1,83’e kadar azalttığını belirteyim. İmalat sanayi tarafında ise detaylar kurdan fiyatlara geçişkenliğin tüm hızı ile sürdüğü kaydedilen %1,34’lük sıçrama ile ortaya çıkıyor. Fiyatların 22 alt sektörün 20 tanesinde yükselmiş olmasının, yıllık imalat enflasyonunun %13,85 ile 35 ayın zirvesine ulaşması ile artık oldukça görünür hale gelen maliyet baskılarının aynı zamanda geniş tabanlı hale geldiğine işaret ettiğine inanıyorum.
  

Gıda enflasyonundaki aşağı savrulmaların gelecek dönemlerde daha yüksek sıçrayışların habercisi olması sebebi ile Temmuz ayı rakamlarının ardından yılsonu için %8,1 düzeyinde bulunan TÜFE öngörümü değiştirmiyorum. MB’nın da artık açıkça belirttiği üzere önümüzdeki aylarda baz etkisi ile gerileyecek yıllık enflasyonun son çeyrekte izleyeceği seyrin önemli olduğu fikrindeyim. Para politikasının büyümeyi destekler duruşu sebebi ile bu dönemdeki sıçramanın kuvvetli olabileceğine inanıyorum. Ayrıca bugünkü sonuçların, gündemi Avrupa’daki borç krizinin yarattığı çalkantılar olan yarınki olağandışı PPK toplantısı açısından bir fark yaratmayacağını ve Kurul tarafından gecelik borçlanma faizinin önemli oranda artırılacağını düşünüyorum.

Levent DURUSOY

Add a Comment

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD

Önceki yazıyı okuyun:
Altında Tepki Satışlarında Hedef 1550 mi?

LiderForex’in uzman hesap yöneticileri ve analistleri Altın fiyatlarındaki yükselişlerin devam edeceğini ve rekor seviyelere kadar çıkacağını 28 Ocak tarihinden itibaren...

Kapat